ZAZ geliyor!
Buğulu sesi ve sıra dışı duruşuyla Fransız müziğinin sevilen ismi ZAZ, 16 Haziran akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alıyor. Kendine özgü tarzı, güçlü sesi ve enerjisiyle dünya çapında büyük bir hayran kitlesine ulaşan sanatçı, sevilen şarkılarını Harbiye’nin büyüleyici atmosferinde dinleyicileriyle buluşturacak. ‘Je Veux’ parçasıyla uzun süre müzik listelerinde ilk sırada kalmayı başaran sanatçı, Paris sokaklarında verdiği canlı konserler sayesinde keşfedildi ve hızla zirveye yükseldi.
Pınar Ezmen Doğu ‘Tekrarın Hafızası’ ile Yapı Kredi bomontiada'da

Yapı Kredi bomontiada, 5-21 Haziran tarihleri arasında Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğretim üyelerinden Pınar Ezmen Doğu’nun ‘Tekrarın Hafızası’ başlıklı kişisel hat sergisine ev sahipliği yapıyor. Doğu’nun üretim ve akademik araştırmalarında yoğunlaştığı kûfi yazı, sanatçının pratiğinde yalnızca bir yazı biçimi değil; düzenin içinde saklı anlamı, sessizliğin geometrisini ve kutsalın biçim aracılığıyla görünür olduğu bir alanı işaret ediyor. Sergide yer alan eserler, yüzey, doku ve ritim üzerinden gelişen bir görsel dil kurarken izleyiciyi hafızanın döngüsel yapısı üzerine düşünmeye davet ediyor.
Büyülü ses Chris Isaak konseri

Rock’n Roll’un büyülü sesi Chris Isaak, Epifoni 10. yıl konserleri serisi kapsamında 20 Haziran’da Harbiye Açık Hava’da müzikseverlerle buluşuyor. Müzikleri, Eyes Wide Shut, True Romance, Blue Velvet ve Wild at Heart gibi kült filmlerde yer alan; sesiyle milyonları etkileyen dünyaca ünlü şarkıcı, söz yazarı ve aktör Chris Isaak; zamansız vokali, karizmatik sahne duruşu ve kırk yılı aşan kariyeriyle unutulmaz bir yaz gecesine imza atmaya hazırlanıyor.
Rhapsody

Galeri 77, 4 Haziran – 29 Ağustos tarihleri arasında Karaköy’deki mekânında ağırlayacağı Rhapsody isimli iki kişilik sergiyi, Belçika’daki Gallery Verduyn ile eş zamanlı olarak sunuyor. Sergi hareket, çeviri ve anlamın farklı coğrafyalar içinde nasıl dönüşüme uğradığı üzerine kuruludur. Eserler tek bir mekâna sabitlenmez; bulundukları bağlama göre farklı biçimlerde açılır. Bu çerçevede sergi, Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian’ın pratiklerini bir araya getirir. Her iki sanatçı da Erivan doğumludur ancak resimsel dilleri radikal biçimde ayrışır. Sergi bu ayrışmayı bir çelişki olarak değil, temel yapısı olarak ele alır.