Brüksel Katedrali'nden Yahudi karşıtı zulüm için özür plaketi

Brüksel´deki Yahudilerin asılsız suçlamalar nedeniyle idam edilip sürgün edilmesinin üzerinden 650 yıldan fazla süre geçmesinin ardından, Aziz Mikail ve Aziz Gudula Katedrali´ndeki kilise yetkilileri, vitray pencerelerinde anılan zulüm için özür dileyen plaketler yerleştirdi.

Dünya
13 Mayıs 2026 Çarşamba

27 Nisan'da düzenlenen bir törende, Mechelen-Brüksel Başpiskoposu Luc Terlinden ve Brüksel Başhahamı Albert Guigui, Hollandaca, Fransızca, İngilizce ve İbranice dillerinde yerleştirilen dört plaketin açılışını gerçekleştirirken, vitrayların tarihsel bağlamı ve tasvir ettikleri olaylarla bağlantılı antisemit zülüm için özür diledi.

Terlinden'in imzaladığı levhalarda, Ortaçağ Avrupa'sındaki Yahudilere karşı ‘ayin ekmeğinin kutsallığına saygısızlık’ konusunda asılsız suçlamalar yapıldığı ve bu suçlamaların zulüm, katliamlar ve haksız sürgünlere yol açtığı belirtiliyor. Vitraylarda, Katolik doktrinine göre İsa'nın bedeninin gerçek bir temsili olan ekmeğe yönelik iddia edilen saldırılar nedeniyle Yahudilerin kazıkta idam edildiği gösteriliyor.

Levhalarda ‘teolojik ve sosyal Yahudi karşıtlığı, hakikat, adalet ve kardeşliği savunan İsa'nın İncili ile doğrudan çelişmektedir,’ yazısı ile "Bu suçlamaların yol açtığı acılar için Yahudi halkından özür diliyoruz" ifadeleri yer alıyor.

Katedraldeki vitray pencereler, 1370 yılında Yahudilerin komünyon ekmeklerini kirlettiği yönündeki suçlama olan ‘Brüksel Kutsal Ekmek Kirletme Olayı’nı tasvir ediyor. Bu olay Brüksel'deki Yahudilerin idam edilmesine ve şehrin Yahudi cemaatinin sürülmesine yol açmıştı.

Pencereler, özellikle Katolik Kilisesi Yahudi karşıtlığı geçmişiyle hesaplaşmaya çalışırken, on yıllardır inceleme altında tutuluyor. 1969’da, uzun süredir devam eden Yahudi karşıtı Katolik doktrinini reddeden dönüm noktası niteliğindeki ‘Nostra Aetate’ bildirisinden kısa bir süre sonra, Brüksel Başpiskoposu, birkaç resmin kaldırılmasını ve kalan tasvirler hakkında bağlam sunmak için bir levha yerleştirilmesini emretmişti.

Ancak Brandeis Yahudi Çalışmaları Merkezi direktörü ve Avrupa antisemitizmi uzmanı Flora Cassen, mevcut plaketin ‘sorumluluk ve olanlar konusunda çok belirsiz’ olduğunu ve kolayca gözden kaçabilecek bir yere yerleştirildiğini söyledi. Yeni plaketlerin ise açık ve ‘çok dokunaklı’ bir özür içerdiğini ve pencereleri görmeye gelen herkes tarafından gözden kaçırılamayacağını belirtti.

Cassen, “Kilisenin nihayet oraya, olayın ardındaki antisemitizmi, iftirayı ve bunun sonucunda Brüksel'deki Yahudilerin zulme uğramasına, idam edilmesine ve sürgün edilmesine yol açtığını anlatan bir plaket koymasının önemi çok büyük,” dedi.

Yeni plaketler, Nostra Aetate'yi ve Katolik Kilisesi'nin Papa II. John Paul döneminde 2000 yılında tarihsel antisemitizmle yüzleşme çabalarını hatırlatıyor. Kilisenin “her türlü antisemitizmle mücadele etme, Yahudiler ve Hıristiyanlar arasında diyaloğu derinleştirme ve gelecek nesillere gerçeğin kabulüne ve karşılıklı saygıya dayalı net bir anı aktarma” taahhüdünü teyit ediyorlar.

Bazıları tarihi pencerelerin tamamen kaldırılmasını isterken, Brüksel Başhahamı Guigui yaptığı açıklamada “Bugün önemli olan bu görüntülere nasıl baktığımızdır. Bunlar silinmemeli, çünkü tarihin bir parçasıdırlar; ancak bağlamı anlamak ve geçmişteki hataları tekrarlamaktan kaçınmak için açıklama ve ahlaki bir kavrayışla birlikte ele alınmalıdırlar” şeklinde açıkladı.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün