Yahudi Ajansı´nın ´Tek Halk Raporu´ dünya çapındaki Yahudileri eğilimlerini ortaya koyuyor.
Yahudi Ajansı'nın geçtiğimiz günlerde yayınladığı ‘Tek Halk Raporu’, dünyadaki genç yetişkin Yahudilerin yaklaşık dörtte üçü (yüzde 74) ve İsrail'deki genç yetişkinlerin üçte ikisinin (yüzde 67) toplumlarının geleceğini olumlu yönde etkileyebileceklerine inandıklarını ortaya koyarak, küresel Yahudiliğin acilen ihtiyaç duyduğu bir dönemde umut ışığı sağladı.
İsrail Devlet Başkanı Isaac Herzog'a nisan ayında sunulan, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından dünya genelindeki Yahudi halkının durumuna dair geniş kapsamlı bir araştırmayı içeren rapor, genç nesilde dikkat çekici bir iyimserliği gözler önüne seriyor.
Rapora göre 18-28 yaş arası Yahudiler, 60 yaş ve üzeri Yahudilere göre toplumları hakkında iki kat daha fazla iyimser olduklarını ifade ederken, dünya genelindeki genç Yahudilerin yaklaşık yüzde 64'ü ülkelerindeki Yahudi toplumunun geleceği hakkında iyimser.
Rapor, Ipsos Sosyal Araştırma Enstitüsü tarafından İsrail ile Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya ve Güney Amerika'daki 18 ülkedeki 1.428 Yahudi katılımcıdan oluşan temsili bir örnekleme üzerinde gerçekleştirilen küresel bir ankete dayanıyor. Anket kapsamında katılımcılara 25 Eylül ila 10 Ekim 2025 tarihleri arasında, dünyadaki Yahudilerin tek bir halk olmasını sağlayan temel eğilimleri inceleyen sorular yöneltilmişti.
Yahudi Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Emekli Tümgeneral Doron Almog raporla ilgili, “Tek Halk Raporu bize derin bir gerçeği hatırlatıyor: Etrafımızda gerilimler artarken, Yahudi halkı birbirine destek olma kabiliyetinden güç alır. Bu tehditle de direnç, aidiyet ve umudun ortaya çıktığını görüyoruz. Bu değerler bizi tek halk olarak bir arada durmaya ve ortak öykümüzün bir sonraki bölümünü sorumluluk bilinciyle yazmaya, toplumu, karşılıklı sorumluluğu ve umudu seçmeye çağırıyor. İşte bu Yahudi halkının gücüdür" açıklamalarında bulundu.
İsrail ve dünya genelindeki Yahudi toplumları, yükselen antisemitizm, kamusal alanlarda artan rahatsızlık, azalan kişisel güvenlik ve İsrail'in dünyada algılanışına dair artan endişelerle şekillenen yeni bir temel gerçeklikle karşı karşıya.
Ancak bu zorlukların yanı sıra, Yahudiler toplumsal bağa dayalı olağanüstü bir direnç sergiliyor. Farklı nesillerden Yahudiliğe daha bağlı hissedenler daha güçlü ve güvende hissettiklerini ifade ederken genç Yahudiler güçlü bir özgüven ve iyimserlik duygusuna sahip olduklarını belirtiyor.
Rapora göre dünya genelindeki Yahudilerin yaklaşık yüzde 56'sı çevrelerindeki Yahudi toplumuna bağlı olmayı önemsiyor. Yüzde 55'i toplumlarının güçlü ve destekleyici bir ortam sağladığını düşünüyor. Yüzde 85'i İsrail Devleti'nin varlığının Yahudilerin refahı için elzem olduğuna inanıyor ve İsrail'deki Yahudilerin yüzde 84'ü ve İsrail dışındaki Yahudilerin yüzde 75'i ise İsrail'in dünyadaki Yahudi toplumlarına karşı bir sorumluluğu olduğu konusunda hemfikir.
Dünya Yahudiliğinin karşı karşıya kaldığı gerçek
Katılımcılar aynı zamanda dünya Yahudiliğinin karşı karşıya olduğu zorlu gerçekliği, antisemitizmin günlük hayata sızmış durumda olduğunu ve bunun da küresel anlamda Yahudilerin güvenlik duygusunu zedelediğini kabul etmekteler. İsrail dışındaki Yahudilerin yüzde 69'u ve İsrail'dekilerin yüzde 79'u antisemitizmi günümüzde Yahudilerin karşı karşıya olduğu en önemli zorluk olarak görmekte.
Avrupa Yahudilerinin yaklaşık yüzde 43'ü kendilerine ya da ailelerinden birine yönelik antisemitizme maruz kalmışken, Fransız Yahudilerinin sadece yüzde 22'si ülkelerinde Yahudi olarak kendilerini güvende hissediyor.
Bununla birlikte, rapora göre İsrail'in uluslararası arenadaki imajı konusu günlük yaşamdaki sorunların ayrılmaz bir parçası olup, dünya genelindeki Yahudilerin yüzde 46'sı bu konuyu toplumlarının en büyük sorunu olarak tanımlamakta. Bu oran İsrail'de yüzde 54, Avrupa'da yüzde 53, Kuzey Amerika'da yüzde 37 ve Avustralya ile Güney Amerika'da yüzde 51 olmakta.