Mumun Sessizliği

Sami ASA Sanat
29 Nisan 2026 Çarşamba

Temmuz sıcağında tamamen dolu, rutubetli, havasız ve yıpranmış bir spor salonu. Lise yıllarında sıklıkla basketbol maçlarını izlemeye gittiğimiz Harbiye’deki Spor Sergi Sarayı (bugünkü Lütfi Kırdar), seksenli yılların ortasından itibaren konserlere ev sahipliği yapmaya başladı. Dönemin tanınmış caz, fusion ve rock topluluklarının İstanbul’daki festivale katılmaya başlamalarıyla, akustik düzeninin yetersizliğine ve diğer olanaklarının kısıtlı olmasına rağmen, mekân eksikliğinden kaynaklanan zoraki bir ev sahipliğiydi bu.

1987’nin böyle bir yaz akşamında, Oregon topluluğu Türkiye’deki ilk konserini veriyordu. Sahnenin sahaya yükseltilmiş olarak kurulduğunu, bulunduğum yerin sahne seviyesinin altında olduğunu ve müzisyenleri başımı yukarı kaldırarak izlediğimi hatırlıyorum. Yabancısı olduğum müziği merakla dinlerken, bana en yakın konumdaki ve ilginç gelen müzisyen, Hint Trilok Gurtu’ydu. Daha önce görmediğim birçok garip vurmalı alet ve zilleri, batılı bateriyi ve doğulu tablayı bir arada çalıyordu. Oturarak değil, yere yarı çömelerek ciddiyetle, kendini tamamen vererek özgün bir stil yaratmıştı. Özellikle, iple bağladığı zil ve kabukları su dolu bir kovanın içine daldırıp sallayarak yarattığı mistik efektler hafızamda yer etti.

Oregon topluluğu yetmişli yılların sonunda: soldan sağa, Ralph Towner, Paul McCandless, Glen Moore ve Colin Walcott

Sahnenin bir yanındaysa Ralph Towner, akustik gitarı ve tuşlulara hakimiyetiyle sessizce müziğe önderlik ediyordu. Birçok enstrümanı çalabilen, besteci ve topluluğun liderini sonraki yıllarda takip etmeye çalıştım; birkaç konserlerini izledim. Ocak ayında, uzun yıllardır yaşadığı Roma’da 85 yaşında yaşama veda eden çok yönlü bu usta sanatçı ve özellikle bir eseri, bu yazımın konusu.

Ralph Towner bir konserde

Müzikle ilgili bir ailede ABD’nin Washington eyaletinde dünyaya gelen Towner’in annesi piyano öğretmeniydi, babası trompet çalıyordu. Altı yaşındayken piyanonun başına geçmişti bile. Trompete de aşina olan sanatçı, Oregon Üniversitesi’nde piyano eğitimini tamamladı. Dönemin en önemli caz piyanisti Bill Evans’tan etkilenen Towner, kontrbas çalan Glen Moore ile tanışarak birlikte doğaçlama yapmaya başladı. Aynı dönemde klasik gitar eğitimi alan diğer bir arkadaşı hayatının yönünü değiştirdi. Klasik gitarın tınısına öylesine takıntılı bağlandı ki, adeta yeniden başlayarak onun için yeni bir ortam olan Viyana’ya taşındı. Viyana Müzik Akademisi’nde dönemin eğitmeni Karl Scheit’dan klasik gitar eğitimi aldı. Rönesans müziğine kendini kaptırdı, lavta için yazılmış eserleri gitarıyla yorumlamak için uğraş verdi.

1969’da ABD’ye döndüğünde, Moore ile yolları tekrar kesişti. O dönemde, caz, folk ve psychedelic müziğin karışımından yeni bir caz türü yaratılıyor, ‘dünya müziği’ olarak adlandırılacak akımın ilk örnekleri ortaya çıkıyordu. Towner-Moore ikilisi bu tür müziğin öncülüğünü yapma amacında olan saksafoncu Paul Winter’in ‘Paul Winter’s Consort’ topluluğuna katıldılar. Topluluk 1970’de ‘Road’ ve 1972’de ‘Icarus’ albümlerini çıkararak adını duyurdu. Öne çıkan parçaları Towner besteledi.

Aya damgasını vurdu

Bu dönemdeki iki parçanın uzay ve ayla ilişkisi ilginç. Consort’un üyesi çellist David Darling’in bilim insanı eniştesi Joseph P.Allen, Apollo-15 uzay gemisinin astronotlarını destekleme ekibinde görevliydi. Darling albümlerin kasetini Allen’a, o da astronotlara iletti. Mürettebat dinledikleri müzikten etkilendi. Aya vardıklarında, ay yüzeyindeki iki kratere sırasıyla Icarus ve Towner’in ilk albümdeki bir bestesi olan Ghost Beads adını verdiler. Kraterler halen bu adla anılıyor.

Bir süre sonra Towner ve Moore, diğer topluluk arkadaşları, obua ve diğer üflemelileri çalan Paul McCandless ile davul, vurmalı ve sitar çalan Colin Walcott’ı yanlarına alarak Consort’tan ayrıldılar. Böylece, Oregon topluluğunun 45 yıl sürecek müzik üretme serüveninin temelleri atılmış oldu. Walcott’un 1984’te Almanya’da bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi üzerine yerini birkaç yıl boyunca İstanbul’daki ilk konserlerinde izlediğimiz Trilok Gurtu aldı.

Ralph Towner, Oregon ile çıkardığı 30 kadar albümün yanında, tümü saygın Alman ECM tarafından yayınlanan çok sayıda solo albüm yaptı. Ayrıca, birçok tanınmış caz sanatçısı ile ortak albümleri var.

Caz, füzyon, folk, klasik ve hatta Hint müziği gibi birçok müzik türü arasında gezinerek yenilikçi özgün türünü geliştiren Towner’in en belirgin özelliği yüksek sesli müziği değil, akustik müziği benimsemesidir. Altı telli akustik gitarı ve oniki çelik telli gitarı tercih etti, elektrik gitardan uzak durdu. Farklı zamanlarda üst üste kayıtlar yaparak (overdubbing) aynı parçada hem gitar hem piyano çaldı. 1998 yılında AKM’de verdiği solo konserinde daha çok gitar çalmakla birlikte, piyanosuyla tüm salona hakimiyeti değerli bir anı.

Kendisiyle yapılan bir söyleşide, elektrik gitarla yapılan müziğe karşı olmadığını, sadece ilgisini çekmediğini belirtti. Çaldığı müzik aletinin yüksek tonda olmaması, çok sesli yoğun bir müzik yapmaması, onun performansını daha samimi, dingin ve içten olmaya zorladı. Rock ve füzyonun elektrikli ortamının revaçta olduğu yıllarda bu tarzı yeğlemek zorlu bir seçimdi. Ancak Towner bu seçimine kararlılıkla bağlı kaldı. Kendini soyutun anlatıcısı bir doğaçlamacı olarak tanımladı. Ona göre müzik dinleyiciye, edebi bir eserin okuyucuya anlattığı gibi bir öykü anlatır. Sadece notaların, kelimeler gibi belirgin somut bir anlamı yoktur. Anlatı ve hissiyat yoruma açıktır. Doğaçlama yapan müzisyenin avantajı, öyküyü herhangi bir noktada istediği yöne değiştirme özgürlüğüne sahip olmasıdır. Yeni bir beste için arayıştayken ilk iki uyumlu akoru bulmasını, iki taşın birbirine sürtüldüğünde çıkardığı kıvılcıma benzetti. Şayet bu iki notanın uyumu heyecan vericiyse, melodi ve diğer akorların kolaylıkla izleyeceğine inandı.

Sanatçının 1970 yılında bestelediği Icarus albümünde yayınlanan ‘The Silence of a Candle’ adlı parça, böyle heyecan verici bir uyumun mükemmel bir örneği. Towner parçayı bestelemesinin dışında, yıllar içinde gitar, piyano, obua ve sitar ile farklı şekillerde (topluluğuyla veya solo olarak) yorumladı. Konserlerinde sıklıkla çalındı ve caz müziğinin bilinen bir eseri oldu. Icarus albümünde parçanın ilk yayınlandığı halinde kendi yazdığı sözler yer aldı. Towner’in enstrümental olmayıp sözler içeren ve bizzat söylediği tek vokal kaydı olarak biliniyor. Dinleyince, başka eserlerinde bu yolu niye izlemediğine hayıflanmamak elde değil. Diğer bestelerine kıyasla daha basit bir melodisi olmakla birlikte, parçanın büyüleyici bir etkisi var.

Kişinin huzurunu ve dengesini bulabilmesi amacıyla iç dünyasında yaptığı yolculuğu anlatan ‘The Silence of a Candle’ sözleri, Towner’in şair yönünü ortaya çıkardı. Muhtemeldir ki, sanatçı sözlerle iç dünyasının ve kişiliğinin yıllar içindeki gelişimini yansıttı.

Yaşam serüveni boyunca çevresindekiler, korkularından sıyrılması ve yaşamın anlamını kavraması için anlatıcıyı önerdikleri çözümleri uygulamaya zorlarlar. Ancak, tüm zoraki öneriler onu kapısız duvarlarla çevrili odalara hapseder ve karanlıkta kalmasına neden olur. Anlatıcı, yol göstericilere kulaklarını tıkar. Odasında sessizce yanan mumun ışığı ona bunların ötesinde dengeli bir huzur bulmanın yolunu gösterir. Zira, her kişi için farklı olan doğru ve gerçeği, kişi kendi görmeli, bulmalı ve böylece kendini karanlıktan kurtarmalıdır. Sessizce yanan mum, iç huzur ve denge için güçlü bir metafor olarak kullanılıyor.

Ralph Towner, dinginliği, tevazuyu, sadeliği ancak aynı zamanda ayrıntıcılığı, inceliği ve sahiciliği hissettiren nadir bir müziğin yaratıcısı olarak, geride daha uzun yıllar dinlenecek güçlü bir miras bıraktı.

İlginiz, keyfiniz ve kendinizle dürüstçe baş başa kalma gayretiniz varsa, bir mumun sessizliğinde odaklanarak ekli seçkideki müziğe kulak vermenizi öneriyorum!

 

KAYNAKÇA:

SEÇKİ: QR Kodu

  • The Silence of a Candle & Icarus & Icarus / Paul Winter Consort, “Icarus”
  • Anthem & Four Comets I / Ralph Towner / “Anthem”
  • Backé / Ralph Towner, Arild Andersen, Nana Vasconcelos / “If You Look Far Enough”
  • If / Ralph Towner / “Time Line”
  • The Silence of a Candle / Oregon / “Treffpunkt Jazz Ludwigsburg 1990”
  • Zephyr & Innocente / Oregon / “Ecotopia”
  • Duende / Ralph Towner, Wolfgang Muthspiel, Slava Grigoryan / “Travel Guide”
  • Traveling / Ralph Towner / “Atmospheres and Impressions”
  • The Sacred Place (reprise) / Ralph Towner, Paolo Fresu / “Chiaroscuro”
  • Beneath an Evening Sky & Icarus / Oregon and The Moscow Tchaikovsky Orchestra
  • Crossing / Oregon / “Crossing”
  • The Silence of a Candle / Ralph Towner / “Diary”
  • Green and Golden & The Reluctant Bride / Ralph Towner / “Solo Guitar – ANA”
  • From a Dream / Oregon / “1000 Kilometers”
  • The Silence of a Candle / Oregon / “In Concert, Live at Vanguard Studio”

 

Link’e ulaşmak için: MY_39_260429_Silence of a Candle - playlist by Sami Asa Müzikle Yolculuklar | Spotify

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün