İsrail´in devlet olarak ilan edilişinden dakikalar sonra Harry Truman´ın diplomatik ilişki kurmasından günümüze dek, Amerikalı başkanlar, Yahudi devletinin kısa öyküsünde önemli roller oynadı.
John F. Kennedy, 22 Kasım 1963’te suikasta uğramadan kısa bir süre önce, Beyaz Saray’daki bir görüşmede İsrail ile müttefik olduğunu dile getirmişti. Reich man University profesörü Eyton Gilboa, Kennedy’nin İsrail’e karşı sempatisi olduğunu vurgulamıştı. İsrail’de birçok sokak, ABD baş kanlarının adını taşır. Bunlara Washington, Lincoln, Truman ve Kennedy dâhildir. Ancak sadece Kennedy, 1966’da Kudüs’e ya kın bir ormanda açılan bir anıtta onurlandırılmıştı. Kennedy’nin İsrail ile ilişkisinin iki belirgin yönü vardı: İsrail’e silah satılmasını kabul eden ve Amerika-İsrail ilişkisini ‘özel bir ilişki’ olarak betimleyen ilk başkandı. Kennedy, İsrail’i iki kez ziyaret etmişti: 1939’da Harvard Üniversitesi’nin öğrencisi iken, 1951’de ABD Temsilciler Meclisi’nin üçüncü dönem bir Kongre mensubu olarak. (İsrail kuruluşundan 26 yıl sonra olan 1974’ten Richard Nixon’a dek herhangi bir Amerikan Başkanı İsrail’i ziyaret etmemiştir.) Başkanlık dönemindeki ilişkiler Başkan olduğu dönemde Kennedy, İsrailli yöneticilerle iki kez buluştu: Seçildiğinden dört ay sonra 30 Mayıs 1961’de New York’taki Waldorf-Astoria Oteli’n de Başbakan David Ben-Gurion ile ve 27 Aralık 1962’de Palm Beach, Florida’da Dışişleri Bakanı Golda Meir. Meir ile görüşmesinde Kennedy şunları söylemişti: “Bir Arap istilası durumunda Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’in desteğine geleceği gayet açıktır.” Bu, Kennedy’nin İsrail’in güvenliği için yönetiminin sorumluluk taşıdığını belirten birçok ifadesinden birisiydi. Ancak ‘John F. Kennedy and Israel’ adındaki, 2005 yılında yayınlanan kitabında Amerikalı tarih profesörü Herbert Druks şöyle diyor: “Savunma Bakan Yar dımcısı Şimon Peres dâhil olmak üzere İsrailli yetkililer, gerektiği takdirde ABD’nin İsrail’i koruya cağına inanmıyordu. Bu durumda İsrail, Başkan’dan daha güçlü bir kamusal açıklama, hatta resmi bir savunma ittifaktı talep etti; ancak bunların her ikisini de Kennedy kabul etmedi. Çünkü ülkesinin Arap devletleriyle ilişkilerinin bozulacağına inanıyordu. Ancak Meir ile görüşmesinde Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail ile özel ilişkisinin, ülkenin birçok dünya meselesinde Britanya ile ilişkisi ile gerçekten mukayese edilebileceğini belirtmişti.” Kennedy’nin 22 yaşında genç bir birey olarak İsrail’e yaptığı ziyaretlerin özellikle manda döneminde mahalli Yahudilerin kararlı tutumundan etkilendiği sanılmaktadır. 1960’da yayınlanan ‘The Strategy of Peace’ adlı kitabında Kennedy, İsrail’in ekonomik gelişmesini övüyor ve Ortadoğu’ya yeni bir ışık getirdiğini, komşularına örnek olması gerektiğini anlatıyordu. Bazı tarihçiler, Kennedy’nin İsrail’e duygusal bir bağlılık hissettiğine inanmaktadır; diğerleri ise, onun kurnaz bir politikacı olduğunu ve 1962 Kongre seçimlerinden ve 1964’te umduğu tekrar seçilme kampanyasından evvel Yahudi oylarını garanti etmeyi düşünecek kadar akıllı olduğunu savunur. Ancak planlanmış olsun veya olmasın; Kennedy’nin Ağustos 1962’de İsrail’e kısa menzilli uçaksavar HAWK füzelerini satma kararının, kasım ara seçimlerin den üç ay evvel alınmış olması iyi bir zamanlamaya işaret ediyordu.
HAWK SATIŞI
Kennedy, bu satışı ABD Dışişleri Bakanlığının itirazına rağmen yapmıştı. Bu bakanlık, genellikle (ve bazılarının hâlâ inandıklarına göre) Arap taraftarı politikalarının ve kendi Ulusal Güvenlik Konseyi’nin bazı üyelerinin siperidir. Bu durum, HAWK’un bir savunma silahı sistemi oluşu ile çelişiyordu. Ancak aslında Kennedy de başlangıçta görüşmeleri esnasında Ben Gurion’un teklifine, bu silahın satılmasına karşı çıktı. Her ne kadar füzeler savunma amaçlıysa da ve Amerikalılar İsrail ile ‘yakın ve uyumlu’ ilişkiler istiyorlarsa da HAWK sonuçta bir füzeydi. Fakat Kennedy aynı zamanda hem Ortadoğu’da bir silahlanma yarışmasını kızıştırmak, hem de Mısır’ın Sovyetler Birliği ile daha fazla yakınlaşmamasını sağlamak hususlarında titizdi. Kennedy, bu konuda önemli ölçüde temel bir kaynaktan tavsiye aldı: Özel danışmanı, Yahudi asıllı Myer Feldman. Feldman, Başkan’a yerel konular hakkında danışmanlık yapıyor ve onunla Amerikan Yahudi Cemaati arasında teması sağlıyordu. Kennedy’nin kararından haftalar sonra, Feldman Amerikan Yahudi Cemaati yetkilileriyle görüştü ve bu satışı övdü. Bu satış on sene içinde ödenecek 23 milyon dolarlık bir borcu içeriyordu ve “Amerikan yönetiminin, 1948’den beri gerçekleştirdiği en önemli ilke sel girişimdi.” Bu satış çerçevesinde Amerika’nın, İsrail’in 1948 savaşında topraklarını terk eden bazı Filistinlilere vatandaşlık verilmesi konusunda bir öneri çabası da vardı. Ancak Ben-Gurion, bu teklife karşı çıktı ve yönetim daha sonra teklifi geri çekti. Bundan başka Kennedy, nükleer tehlikenin yayılması hususunda da duyarlıydı; o dönem de inşa halindeki Dimona tesislerinin farkında olarak, İsrail’in nükleer silah üretmemesi için güvence vermesi konusunda baskı yapıyordu. İsrail, barışçıl amaçlarla enerji üreteceğini vurguladı fakat Kennedy’nin tesislere her yıl Amerikalı bilim insanlarının davet edilmesi talebini de kabul etti. Bu konu, bir evvelki Baş kan Dwight Eisenhower’i de meşgul etmişti. Kennedy, senatör olduğu dönemde yönetimde lobi faaliyetlerinde bulunarak, İsrail üzerinde uygulanan silah ambargosunu kaldırmaya çalışmış ve Birleşik Milletler’in 1956 Sina Savaşı’ndan sonra İsrail’e karşı tatbik ettiği yaptırımları destekleyen Eisenhower’e karşı çıkmıştı.
Diğer başkanların tavrı
ABD’nin 35. Başkanı John Fitzgerald Kennedy 22 Kasım 1963’te Dallas, Teksas’ta henüz 46 yaşındayken bir suikastte öldürüldü. Kennedy’nin ardından başkan olan Lyndon Johnson, 1968’de İsrail’e ilk saldırı silahını, Phantom savaş jetini satan başkan olmuştu. Bir nesil sonra, Amerika’nın İsrail’e ekonomik ve askeri yardım paketi yılda 3 milyar dolara ulaşmıştı. Ya bancı İlişkiler Konseyi’ne göre (New York’taki bir think-tank), İsrail’in ve ABD-İsrail’in ortak füze savunma programlarının gelişmesi için halen yılda 500 milyon dolarlık bir Amerikan yardımı söz konusudur. 1981’de Başkan Ronald Reagan ise, iki ülke arasındaki bir stratejik işbirliği anlaşmasının imzalanmasını, basit bir resmi savunma ortaklığı olarak kabullendi. Kennedy’nin HAWK satışı, bütün bunların kökeniydi. Gilboa, bu satış hamlesi için şöyle diyordu: “Çok anlamlıydı. Çünkü bunu özel ilişkiler izlemişti.”
Kaynakça: John F. Kennedy and Israel: A Look Back, Hillel Kutler, 20.11.2025, hk@hillel The Scribe Communications.com The National Library of Israel