Aşre'deki müthiş derinlik

Aşre duası, günlük tefilalarımızda -şahritte iki kez ve minhada bir kez olmak üzere- günde üç kez okunan en güçlü övgü dualarından biridir. Aşre´nin günde üç kez okunması Talmud´a göre gelecek dünyadaki yerimizi garanti eder.

Hessi ENNEKAVİ Kavram
22 Nisan 2026 Çarşamba

Aşre’nin üçlü okunması hem metinde üç kez ‘aşre’ kelimesi geçmesine karşılıktır, hem de üçlü tekrarlar üç kat bükülen ipin tek kata nazaran çok daha dayanıklı olması misali ‘hazaka/ kuvvetlendirme, sağlamlaştırma’ sağlar. Nitekim bu dua Aşem’e bağlılığımızı ve güvenimizi arttırır. Duanın ana metnini 145 numaralı mezmur oluşturur. Buna üç ayrı ‘mizmor’dan birer cümle eklenerek Aşre duası oluşturulmuştur. Metnin başına 84. mizmordan bir cümle ve ardından 144. mizmordan bir cümle ve metnin sonuna da 115.  mizmordan bir cümle eklenmiştir. Ana metni oluşturan 145. mizmorun kendisi akrostiş şeklinde yazılmıştır. Her cümle, ilk harfi alfabenin harflerini sırayla takip edecek şekilde başlar. Yalnızca nun harfine gelindiğinde, bu harf ‘nafal/düşme, düşüş’ kelimesini simgelediği için nun ile başlayan bir cümle yoktur ve sameh ile başlayan cümlede “Aşem düşenlere destek verir (someh Aşem lehol haNofelim)” şeklinde bir ibarede nun mevcuttur. Dolayısıyla 145. mezmur alfabedeki 22 İbrani harfinden biri eksik olarak 21 cümleden oluşur. Aşre duasını oluştururken eklenen üç cümle ile bu sayı 24’e çıkartılmıştır. Bunların hepsinin derin bağlantıları vardır. 145.  mizmorda 21 cümle olması ve bu metnin günde üç kez okunması ile 21x3=63 sayısına ulaşılır ki, bu da Aşem’in dört harfli ismi Y.H.V.H.’nin açılımlı ‘miluy’ isimlerinden, gematriyası 63’e karşılık gelen SAG’a karşılık gelir. Bu isim parnasa/bereket, geçim ile alakalıdır. Aşre duasında buna eklenen üç cümle ile sayı 24’e çıkartıldığında ve bu şekilde günde üç kez Aşre okununca, bu kez 24x 3=72 sayısına ulaşılır ki, bu da Aşem’in 72 ismine karşılık gelir. Ayrıca 72 sayısı mezmurların 72’sini bizzat David Ameleh’in yazdığına bir işarettir. Yine Aşre’nin kavana cümlesi olan ‘Poteah et yadeha’ da mevcut yedi kelimede 24 harf vardır ki, bu aynı zamanda Aşem’in 7x24 (7 gün 24 saat) bizim ihtiyaçlarımızı karşıladığını simgeler. Aşre duasının Teilim’in tamamına karşılık gelen yönleri de vardır. Bunlardan biri, Aşre’nin ana metni olan 145. mizmorun başındaki ‘Teila le David’ ibaresi sonrası mevcut 150 kelimenin, Teilim kitabındaki toplam 150 mizmora karşılık gelmesidir. 150 sayısı aynı zamanda ‘pidyon/kefaret’in gematriyasidir. Baştaki ‘Teila le David’ ibaresinin vurgusu da, Teilim sözcüğü aslında ‘teila/övgü’ kelimesinin çoğulu olmasına rağmen, 145. mizmorun ‘teila’ ile başlayan ve sadece Aşem’e övgü ve teşekkür sunan Teilim kitabındaki tek mezmur olmasıdır. Yine Teilim’in ilk mizmorunun Aşre kelimesi ile başlayıp 150. ve son mizmorun  ‘aleluya’ kelimesi ile bitmesi gibi, Aşre duası da aşre kelimesi ile başlayıp aleluya kelimesi ile biter. Aşre duasının 24 satırına karşı günlük tefilalarımızda da toplam 24 kez aşre kelimesi geçer. 24 sayısı Tanah’taki ana kitapların sayısını da bize verir. Aşre duasında toplam 10 kez Aşem’in dört harfli ismi geçer. Bunlar 10 sefirota karşılık gelir ve Kabalistler, her bir Aşem ismi geçince sırasıyla sefirotlara karşılık gelen Aşem’in özel isim okunuşlarına kavana tutarlar. Aşem’in her bir ismine, sırasıyla kendisine uygun ‘tenuotlar/seslendirme noktalarıyla’ kavana tutulur. Toplam 10 tenuot vardır ve bunlar da 10 sefirotla bağlantılıdır. Aşre duasında kavana tutulması en önemli olan bölüm ‘Poteah et yadeha’ ile başlayan cümledir. Burada eller açılarak Aşem’in bereketinin üzerimize gelmesi istenir. ‘Poteah et Yadeha’nın ilk harfleri P.A.Y'nin gematyriası 91'dir. Bu sayı hem ‘amen’ kelimesinin hem de ‘malah/melek’ kelimesinin gematriyasıdır. Söz konusu meleğin adı ise Poteah et Yadeha’nın son harflerinde saklıdır. Son harfleri H.T. Kh'nin gematriyası 428 olup, bunu takip eden kelime olan ‘umasbia’ ile eşittir ki, bu kelimenin anlamı ‘doyuran, tatmin eden’dir. Nitekim H.T. Kh insanın yaşamından, geçim ve doygunluğundan sorumlu olan meleğin adıdır. Bu şekilde bu meleği göreve çağırmış olmaktayız. Söz konusu meleği, aynı zamanda Yom Kipur öncesi kaparot töreninde de Halifati ‘H’ Temurati ‘T’ Kaparati ‘K’ derken de göreve çağırmaktayız. Tefilalarda aleluyotlardan biri olarak daha sıradan okunan bu duaya, bundan böyle daha farklı kavana tutmanın nasip olması dileğiyle…

Vermek almaktır

Avraam üç yabancı görüp onları ağırlamak üzere çağırdığında, Tora kitabına göre, “Bir somun ekmek alayım ve kendinizi doyurun” diyor. Aslında tam tercümeyle “Kalbinizi doyurun (veya kalbinize destek olun)” diyor. Şu cümleden alınabilecek o kadar ders var ki, Tora’nın derinliğini hissetmemek mümkün değil. Buradan, ekmeğin insanın kalbini beslediğini, adeta destek olduğunu anlayabiliriz. Sonra yapılan basit bir ikramın bile, insanın kalbini kazandığını anlayabiliriz. Bir yemeğin fiziksel boyutunun yanı sıra, manevi boyutunun da olduğunu ve aslında melek olan ziyaretçileri dahi bu yönüyle doyurabildiğini kavrayabiliriz. Ama buradaki belki de en can alıcı yön, Avraam’ın size ‘ekmek vereyim’ değil ‘ekmek alayım’ demesi. Diğer bir deyişle Avraam, ikramda bulunmasının, aslında onlardan çok kendine yararı olacağını vurguluyordu. Bu vurguyla, hem misafirlerin, kendilerine karşılıksız verilen bu ikramdan duyabileceği utançtan (utanç ekmeği) kurtulmalarını sağlıyordu, hem de birine bir şey vermekle, aslında kendine bir şeyler almanın yolunun açıldığını ifade ediyordu.

Bunları biliyor musunuz?

*Aşem’in Tanrı’mız olduğu ve Tek olduğunun vurgulandığı ‘Şema Yisrael’ cümlesinde ‘gör’ yerine ‘duy’ kelimesinin vurgulanma sebeplerinden birinin, bir şeye inanmak için yalnız onun gözle görünür, somut olması gerekmediği, duyarak hatta hissederek dahi bir şeyin varlığına inanabileceğimizi. Nitekim Sina’da Tora alınırken, Tanrı’nın bir sureti görünmediğini, sadece halkın Tanrı’nın sesini duyduklarını ve O’nun orada olduğunu tüm ruhlarıyla hissettiklerini.

*Tora’da, Mısır esaretinin süresi ile ilgili, birbirini tamamlayan üç farklı yıl sayısı belirtildiğini. Bunlardan birinin 430 yıl olduğunu. Bu sürenin 210 yılının fiilen Mısır’da geçirildiğini ve son 86 yılının ağır kölelik olarak gerçekleştiğini. 430’un 86’nın beş katı olduğunu. Tanrı’nın, tamamının ağır bir kölelik süreci olarak geçirilebileceği 430 yıl yerine, merhametiyle bu sürenin beşte dördünü iptal edip sadece beşte biri olan 86 yıla indirgediğini. 86 sayısının, aynı zamanda ‘kos/bardak’ kelimesinin gematriası olduğunu. Pesah gecesi içilen dört bardak şarapla, adeta iptal edilen bu dört birim ağır kölelik süresini de andığımızı.

*Tora’da, Aharey Mot peraşasında “Aaron Kutsal’a bununla girecektir” şeklinde bir cümle olduğunu. Burada geçen ‘Bezot/bununla’ sözcüğünün altında yatan gizli bir mesaj bulunduğunu. Burada söz edilen prosedürün, Yom Kipur’da Kodeş Akodeşim’e giriş ile ilgili olduğunu. ‘Zot/bu’ sözcüğünün tekil olmasından, tüm bu prosedürün tek bir bütünün parçaları sayıldığının ifade edildiğini. Aynı zamanda, Zot’un gematriasının 408 olması dolayısıyla, Tanrı’ya yakın olmak için gerekli üç şeyin de bir bütün olarak o kişide olması gerektiğinin vurgulandığını. Bu üç şeyin; ‘tsom/oruç’, ‘kol/ses, dua’ ve ‘mamon/para, bağış’ olduğunu. Bu üç kavramın da gematrialarının eşit ve 136 olmasından dolayı, toplamının 136x3=408 ettiğini ve bu şekilde ‘zot’unkiyle aynı olduğunu. Bu arada, pasuktaki cümlede geçtiği şekilde ‘BeZot/ bununla’ sözcüğünün gematriasının da, yine pasuktaki ‘Kadoş/Kutsal’ sözcüğüyle (Vavla yazılmış haliyle) aynı ve 410 olduğunu. 410 sayısının I. Bet Amikdaş’ın ayakta kaldığı yıllara karşılık geldiğini. Bu süre zarfında görev yapan 18 Kohen Gadol’ün de Kodeş Kodeşim’deki prosedürleri gerekli şekilde yerine getirdiğini ve bizzat Aaron gibi sayıldığını.

*Tanrı’nın Bene Yisrael’i adeta çocukları gibi görmesine, onlara ekstra sabır ve merhamet göstermesine rağmen, bu sabrını fazla zorladıklarında en ağır cezaları da verdiğini. Bunların bazılarının; Mısır’daki esaret ve kölelik yaşamı, Babillilerin Bet Amikdaş’ı yıkıp onları sürmeleri, Perslerin Aman liderliğinde tüm topluma ölüm emri çıkartması, Helenlerin Bet Amikdaş’ı kirletmeleri ve toplumun maneviyatını bozmaları, Romalıların Bet Amikdaş’ı yıkıp Bene Yisrael’e büyük kayıplar verdirip yine onları sürmeleri ve Holokost’taki katliamlar olduğunu. Bu örneklerden anlayacağımız gibi, Tanrı’nın çocukları gibi gördüğü Bene Yisrael’i cezalandıracağı zaman da en üst düzey milletleri, imparator ve üst düzey kişileri bunu yapması için seçtiğini.

*Tora’nın kol tefilininden bahsederken ‘ot/işaret’ şeklinde tekil, baş tefilininden bahsederken ise ‘tofafot/nişan’ şeklinde çoğul ifade kullandığını; bu bağlamda kol tefilininde tek bölme olup ilgili dört peraşanın bu bölmede bulunduğunu. Baş tefilininde ise dört bölme olup her bir bölmede ayrı peraşa bulunduğunu. Bu şekilde kol tefilininin eylemi simgeleyen dokunma hissi, baş tefilininin ise beyinle ilgili dört duyu olan görme, duyma, koklama ve konuşma hislerini simgelediğini. Bu bağlamda önce kol tefilini takıyor olmamızın, bene Yisrael’in Tora emirleri için ‘Naase ve Nişma’ yani önce yapacağız (eylem, kol), sonra anlayacağız (beyin, baş) demelerine atıfta bulunduğunu.

*Kral David’in, Tanrı’ya hitaben “Seni her gün yedi ile öveceğim” dediğini; bu yedi şeyin baş ve kol tefilini, mezuza ve dört tsitsitten oluşan yedi mitsva olduğunu. Aynı zamanda günlük tefilalarımızda okuduğumuz Şema duası öncesi ve sonrasında bulunan toplam yedi berahanın da bununla bağlantısı olduğunu.

*Tora bağlamında iki tür ‘mahloket/anlaşmazlık, fikir ayrılığı’ bulunduğunu. İlk türün olumsuz ve istenmeyen mahloketler olduğunu. Bu türün simgesinin, Tora’da Korah ve yandaşları olduğunu. Bu kişilerin kişisel çıkar, gurur ve egoları yüzünden Moşe ile alaha konusunda tartışma içine girdiklerini ve sonuçta toprağın ağzının açılıp onları yutması ile cezalandırıldıklarını. İkinci türün ise olumlu ve faydalı mahloketler olduğunu. Bu türün simgesinin de Talmud- gemarada adı geçen bazı büyük ravların alahasal olarak fikir ayrılıkları olduğunu. Talmud’un tüm bu farklı görüşlere tek tek yer verdiğini, çünkü bu görüş ve tartışmaların tamamen ‘leşem şamayım/Tanrı adına’ en iyi uygulama şeklinin ortaya çıkarılması için yapıldığını.

Soru ve görüşleriniz için adresim [email protected]

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün