Trump yönetimi, İran´la savaşın sona erdirilmesi ya da ateşkesin uzatılması için anlaşma sağlanamazsa askeri operasyonların yerine ekonomik baskıyı artırmayı planlıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “İran’a karşı askeri saldırı yerine çok ağır ekonomik yaptırımlar uygulayarak aynı derecede yıkıcı etki yaratmayı hedefliyoruz” dedi. ABD, İran’la iş yapan ülke ve şirketlere ikincil yaptırım tehdidinde bulunarak Çin, Hong Kong, BAE ve Umman’daki bankalara uyarı gönderdi.
ABD, İran’ın nükleer programını sınırlaması için baskı kurarken, İran’ın sadık çevresini finanse edememesi halinde masaya oturabileceğini düşünüyor. Bu kapsamda İran ekonomisinde önemli payı olan “bonyad” (devasa ekonomik güce sahip kuruluşlar) vakıfları da hedef alınabilir. ABD ayrıca İran ve Rusya petrolünü gizlice satan ağlara yaptırım uyguladı.
Ancak uzmanlar ve bazı senatörler, yeni yaptırımların etkisiz kalabileceğini veya müttefiklerle diplomatik kriz yaratabileceğini belirtiyor. Demokrat Senatör Elizabeth Warren, yükselen petrol fiyatlarının İran’a ekonomik avantaj sağladığını vurgularken, bazı Cumhuriyetçiler daha fazla baskıyı destekliyor, bazıları ise rejim değişimi olmadan sonuç alınamayacağını savunuyor.
Trump yönetimi ise Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayla İran’ın ekonomisini zayıflattığını ve masada üstünlük sağladığını düşünüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın nükleer silah programını askıya alması halinde büyük bir anlaşmayla ülkenin kalkınabileceğini belirtti.