Bondi teröristinin yayın yasağı talebine mahkemeden ret

Bondi katliamı teröristi, ailesiyle ilgili haberlerin medyada yayınlanmasını engelleme girişiminde başarısız oldu.

Janet MİTRANİ Dünya
8 Nisan 2026 Çarşamba

Avustralya'nın Bondi Plajı’ndaki Hanuka kutlamasında babasıyla birlikte 15 kişiyi katleden Naveed Akram'ın avukatı, müvekkilinin akrabalarının güvenliklerinden endişe duyduğunu ifade ederken, mahkemede annesinin basına açıklama yaptığı belirtildi.

Avustralya Yahudi topluluğunu hedef alan ölümcül Bondi Plajı terör saldırısını gerçekleştirmekle suçlanan Naveed Akram, medyanın ailesinin kimliklerini açıklamasını engelleme talebinde başarısız oldu.

24 yaşındaki Naveed Akram, geçtiğimiz aralık ayında Sydney'deki Bondi Plajı’nda düzenlenen Hanuka kutlaması sırasında, babası Sajid ile birlikte ateş açarak 15 kişiyi öldürmüştü. Sajid saldırı sırasında polisle girdiği çatışmada öldürülmüştü. Polise göre saldırı, IŞİD terör örgütünden esinlenerek gerçekleştirilmişti.

Akram, şubat ayında terörizm, 15 kişiyi öldürme, onlarca kişiyi öldürme niyetiyle kasten yaralama ve patlayıcı yerleştirme suçlarından yargılandı.

Saldırı, antisemitizm hakkında ulusal bir öz eleştiriyi, Avustralyalı Yahudileri kötülüklerden koruyamama konusundaki öfkeyi ve silah yasalarının sıkılaştırılması vaatlerini beraberinde getirmişti.

Mart ayında Akram'ın avukatı Richard Wilson mahkemeye, müvekkilinin, iddia edilen bir dizi saldırının ardından ailesinin güvenliğinden endişe duyduğunu bildirmişti.

Akram, güvenliklerinden endişe duyduğundan dolayı, annesinin, erkek ve kız kardeşlerinin isimlerinin, fotoğraflarının, ev, iş ve okul adreslerinin yayınlanmasını engellemek için 40 yıl önce kullanılmış bir yayın yasağı kararını talep etti.

Avustralya'daki birçok medya grubu ise teklif edilen kararın, Avustralya'da ve küresel çapta büyük ilgi gören dava hakkında düzgün bir şekilde haber yapılmasını engelleyeceğini belirterek bu talebe karşı çıkıyor.

Yargıç Hugh Donnelly medyanın tarafını tutarak, açık adalet ilkesinin davanın temelini oluşturduğunu ve yayın yasağı kararlarının ‘sadece istisnai durumlarda verilmesi gerektiğini’ söyleyerek "Bu dava benzeri görülmemiş bir kamuoyu ilgisine, öfkesine, kızgınlığına ve üzüntüsüne neden olmuştur," açıklamasında bulundu.

Mahkemede, Akram'ın ev adresini gösteren ehliyetinin internette geniş çapta yayıldığı ve annesinin de silahlı saldırıdan birkaç saat sonra yerel bir gazeteye röportaj verdiği belirtildi.

Donnelly, sosyal medya platformlarının ve yurtdışı yayınlarının herhangi bir karardan muaf olacağı göz önüne alındığında, sadece mahkemelerin yetki kapsamındaki Avustralya'da yayın yasağı getirilmesinin büyük ölçüde etkisiz olacağını sözlerine ekledi ve "Bu dava, sosyal medyada yer alan yorumların muazzam çokluğu ve yoğunluğunun etkisinden dolayı istisnai bir dava," dedi.

Tutulduğu yüksek güvenlikli hapishaneden video bağlantısıyla duruşmaya katılan Akram, davayı izlemek üzere yerine otururken kameraya el salladı ve sadece duruşmada geçen konuşmaları duyabildiğini onaylamak için söz aldı.

Hukuk ekibiyle görüşen Wilson, karara itiraz etmeyi düşünmediğini ifade etti.

Avustralya, antisemitizm ve sosyal uyumlanma konularında sonuçları aralık ayında açıklanacak olan, hükümet destekli bir soruşturma başlattı. Hükümet daha önce de silah yasalarını kuvvetlendirmiş ve nefret söylemine ilişkin yeni yasalar çıkarmıştı.

Ülkenin polis ve istihbarat teşkilatları, saldırıyı önlemek için daha erken harekete geçip geçemeyecekleri hakkında zorlu sorularla karşı karşıya bulunuyor.

Katliamı aylar önceden planlamışlardı

Akram, 2019’da Avustralya istihbarat teşkilatı tarafından takip altına alınmış, ancak teşkilat onun yakın bir tehdit oluşturmadığına karar verince takipten çıkarılmıştı.

Terör saldırısının ardından yayınlanan polis belgelerinde, ikilinin saldırı öncesinde Yeni Güney Galler kırsalı olduğu düşünülen bir bölgede ‘ateşli silah eğitimi’ yaptıkları belirtiliyor.

Yetkililer teröristlerin katliamı aylarca ‘titizlikle planladıklarını’ söyleyerek, av tüfekleriyle ateş ederken ve ‘taktiksel bir şekilde’ hareket ederken çekilmiş fotoğraflarını yayınladı.

Polisin yaptığı açıklamaya göre, ikili ayrıca ekim ayında IŞİD terör örgütünün bayrağının önünde oturarak ‘Siyonistlere’ karşı öfke dolu ve saldırının gerekçelerini detaylı bir şekilde anlatan bir video kaydetmişti.

Polisin elindeki belgelere göre teröristler, Bondi Plajı katliamından birkaç hafta önce, Filipinler'in güneyine yaptıkları dört haftalık bir geziden Sydney’e dönmüş ve cinayetlerden sadece birkaç gün önce de Bondi Plajı'na geceleyin bir keşif gezisi yapmışlardı.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün