“…Omeri getirdiğiniz günden itibaren kendiniz için yedi hafta sayın-(bu yedi hafta) tam olmalıdır. Yedinci haftanın (bitiminin)ertesi gününe-ellinci güne-kadar sayacaksınız” (Vayikra 23:15-16). Pesah ve Şavuot bayramları arasındaki 49 günlük dönem, Sefirat AOmer-Omer´in sayılma dönemi olarak adlandırılır. Pesah´ın ikinci akşamından -bu yıl 2 Nisan Perşembe akşamından- başlayarak, Şavuot´a kadar 49 gece boyunca gün gün Omer sayımı yapıyoruz.
Pesah’ta İsrailoğulları’nın Mısır’dan Tanrı’nın Kolu ile kurtuluşunu kutladık. Ancak rabilerimize göre Pesah kurtuluşu, özgürlüğe giden yolun daha başıydı. Fiziksel kölelikten yeni kurtulan İsraeloğulları’nın, artık Mısır’da geçirdikleri 210 yılın etkilerinden arınmaları, ruhsal kölelikten kurtulup Mısır’ı içlerinden söküp atmaları gerekiyordu. Her gün kendilerini geliştirmeye çalıştıkları 49 günlük bir hazırlık döneminin sonunda artık gerçek anlamda özgür insanlar olarak Tora’yı almaya başlayabileceklerdi.
Pesah Bayramı (Yahudi halkının özgürlüğüne kavuştuğu zaman) ve Şavuot Bayramı (Sina Dağı’nda Tora’nın verildiği zaman) arasındaki 49 günlük dönem, Sefirat AOmer-Omer’in sayılma dönemi olarak adlandırılır.
Pesah ve Şavuot arasındaki bu 49 günün sözlü olarak sayılması, direkt Tora’dan gelen bir mitsvadır (Vayikra 23:15-16; Devarim16:9).

Pesah, hasat mevsiminin başlangıcını temsil eder. Tapınak zamanında, Yahudiler, başarılı bir hasat için şükranlarını belirtmek ve bunun devamı için dua etmek amacıyla bahardaki arpa hasadının bir ölçüsünü (Omer ölçüsü miktarını) Tapınağa getirirdi. Burada yapılan törenle, Omer sunuları altı yöne sallanır, bu şekilde Tanrı’ya bu hasadın gerçekleşmesindeki rolü takdir edilerek şükran ifade edilirdi. Ancak bu tören tamamlandıktan sonra insanlar hasadın tadını çıkarabilirdi. Sefirat AOmer, tahılların ilk basit arpa hasadından, daha sofistike tahıl olan buğdaya kadar geçen 49 günü sayar.
Bugün bazı ibadetleri Tora’da yazılı olduğu şekilde gerçekleştiremiyor olsak da Sefirat AOmer, yani Pesah ile Şavuot arasındaki günleri sayma mitsvasına devam ediyoruz. Tora öğretilerinin her yere ve zamana uyacak şekilde tasarlanmış olduğunun bilinciyle bu sayımın arkasındaki derin anlam üzerine düşünüyor, binlerce yıllık bu uygulamanın pratikte bugün bizim ve etrafımızdakilerin hayatına nasıl bir güzellik katabileceğini sorguluyoruz.
Negatif ve pozitif özgürlük (Andrés Spokoiny)
Rabi Lord Jonathan Sacks zt”l, The Omer and the Politics of Torah/ Omer ve Tora Politikası yazısında, Maimonides'in, insanların Tanrı’nın açığa çıkma anına (Şavuot’a) yaklaşırken özlemle günleri saydıklarını belirttiğini ifade eder. Yahudi mistikleri için ise Pesah ile Şavuot arasındaki bu günlerin, İsrailoğullarının köleliğin aşındırıcı etkilerinden kademeli olarak arınmasını temsil ettiğini anlatır. Nahmanides'e göre ise bu günler, Pesaḥ ve Şavuot’un aslında tek bir uzun bayram olduğunu ifade eder. Şemini Hag Atseret'in Sukot Bayramı’ndan yedi gün sonra Sukot’u takip etmesi gibi, Pesaḥ'ın ardından da yedi hafta sonra Şavuot gelir. Bu görüşe göre, Omer günleri, bayramın ara günleri olan Ḥol AMoed’e eşdeğerdir.
Arjantinli uluslararası tanınmış yazar, aktivist ve düşünce lideri olan Andrés Spokoiny, Pesah’tan Şavuot’a giden 49 günlük yolculuğu, negatif-pozitif özgürlük kavramlarıyla ilişkilendirerek şöyle açıklıyor:
“Filozof Isaiah Berlin, negatif ve pozitif özgürlük kavramlarından bahseder. Negatif özgürlük, kısıtlamaların yokluğudur. Pozitif özgürlük ise bir adım ileri gider ve bu kısıtlamaların yokluğu durumunu bir amaç doğrultusunda harekete geçmek için kullanır. Kurtuluş sadece bir başlangıç noktasıdır; asıl hedef, dünyayı dönüştüren bir vizyondur. Yahudi bilgeliği, bu farkı Berlin bunu zarif felsefi terimlerle ifade etmeden çok öncesinden görmüştü: İbranicede ‘özgürlük’ için iki kelime vardır: hofesh ve herut. Hofesh, ‘-den özgürlük’; herut ise ‘-e özgürlük’ demektir.
Hofesh, herut’a dönüşmediği sürece kalıcı olamaz. Gerçek özgürlük, bir hayali gerçekleştirme kapasitesidir. Bir hayal risk içerir; çünkü başarı ya da başarısızlık ihtimalini doğurur. Gerçek özgürlükte her zaman kaybedilecek çok şey olduğu gibi, kazanılacak çok şey de vardır.
Şavuot’un temel mesajı
Bu, belki de Pesah’tan 49 gün sonra Sina Dağı’nda Tora’nın verilişini kutladığımız Şavuot Bayramı’nın temel mesajı olabilir. Eski İbraniler Mısır'dan çıktıklarında, efendileri, toprakları, sorumlulukları, görevleri olmadan ve kaybedecek hiçbir şeyleri olmadan amaçsızca dolaşabilirlerdi.
Ancak, geleneğimiz Özgürlük Bayramımız Pesah’ın, Şavuot ile tek bir bütün olarak ele alınması gerektiğini öğretir. Çünkü Şavuot’ta Sina Dağı’nda sadece kanun ve kuralları değil, sadece yasa değil, aynı zamanda anlamlı bir yaşamın çerçevesini de alırız.
Nitekim Omer sayımı -bu iki bayram arasındaki 49 gün- bu bütünlüğün ifadesidir. Pesah sadece ilk adımdır; bizi Sina’ya götüren bir yolculuğun başlangıcıdır. Mısır’dan sadece kölelikten kurtulmak için değil, adalet, barış ve merhamet üzerine kurulu bir toplum inşa etmek için çıktık. Özgürlük, sorumluluk almamızı sağlayan bir araçtır; bizi güçsüz kurbanlar olmaktan çıkarıp değişimin ve umudun öznesi hâline getirir. Bizim için özgürlük, bir taahhüttür.
Anı yaşamak –Anlam eksikliği
Toplumumuz her zamankinden daha fazla ‘iyi hissetmek’ fikri etrafında kuruludur. Sosyal medya araçları, reklamlar, filmler, fark etmeden kendimizi, ihtiyacımız olan tek şeyin haz olduğuna inandırır. #YOLO (you only live once/sadece bir kere yaşarsın), ‘anı yaşa’ gibi söylemlerle… Ancak aynı toplum, anlam eksikliğiyle de boğuşur ve karşılıklı sorumluluğun çöküşünü yaşar. Diğeri için -onun fikirleri, umutları ve karmaşık varlığı için- alan bırakmıyoruz. Özgür ve güçlü bireylerin olduğu bir çağda yaşıyoruz, ama aynı zamanda kayıtsız bir dünyada yalnız ve yönsüz hissediyoruz. Ancak başkaları için yaptıklarımız sayesinde bir benlik duygusu kazanabileceğimizi göremiyoruz.
Anlam ve birliktelik ayrılmaz bir şekilde birbiriyle bağlantılıdır. Şavuot, İsrail halkının Yeruşalayim’de toplandığı üç hac bayramından (Şaloş Regalim) biridir. Yolculuğumuz yalnız bir yolculuk değil, halkımızla paylaştığımız bir yolculuktur.
Hedefi olan bir yolculuk
Halkımıza hizmet etmek ve dünyayı iyileştirmek, özgürlüğümüzü anlamlı kılan şeydir. Bizi hizmete ve fedakârlığa çağıran türden bir sevgi olmadan, özgürlük anlamsız bir hazcılık egzersizine, yalnızlık bozkırlarında amaçsız bir yolculuğa dönüşür.
Mutlak özgürlüğümüzü bir misyon içinde sınırlandırmanın, sadece daha büyük bir iyilik için değil, aynı zamanda kendi hayatımızda anlam bulabilmemiz için de gerekli olduğunu fark etmeliyiz. Kalbimizde başkaları için yer açmak, imkânlarımızı sınırlandırır; ama aynı zamanda bize bir amaç ve yaşama sebebi de verir.
Başkalarına bağlılıklarımız sayesinde hayatımız artık sadece biyolojik bir tesadüf olmaktan çıkar; hedefi olan bir yolculuğa dönüşür. İz bırakmadan gelip geçmeyi seçebiliriz ya da çevremizde fark yaratarak gerçek özgürlüğe ulaşabiliriz.
Şimdi ile Şavuot arasında, Omer günlerini tek tek sayarken, her günü, o güne anlam katmak için bir fırsat olarak aldığımızdan emin olalım; bu anlam ancak başkalarına yardım ederek ve kendimizden daha büyük amaçlara bağlı kalarak bulunabilir. Bu günleri sayarken, her günün gerçekten değerli olmasını sağlamaya çalışalım.”
Kısa kısa Omer
Anlamı: Omer kelimesi; demet, ölçü birimi, yeni yılın arpa üründen Bet-Amikdaş’a getirilmesi gereken unun miktarı gibi daha bir çok anlam içerir.
Nerede belirtilir? Tora’nın birçok yerinde Omer’den ve Omer sayımından bahsedilir.
“Size vermekte olduğum Ülke’ye geleceğiniz ve hasadını toplayacağınız zaman hasadınızın ilk omerini, Koen’e getirmelisiniz.” (Vayikra 23:10)
“…Omeri getirdiğiniz günden itibaren kendiniz için yedi hafta sayın-(bu yedi hafta) tam olmalıdır. Yedinci haftanın (bitiminin)ertesi gününe-ellinci güne-kadar sayacaksınız.” (Vayikra 23:15-16)
“Kendine yedi, hafta sayacaksın. Orağın olgun başaklarda (kesime) başlamasından (itibaren) yedi hafta saymaya başla.” (Devarim16:9)
Sefirat AOmer: Omer’in sayılması anlamına gelir. Pesah’ın ikinci akşamından -bu yıl 2 Nisan Perşembe akşamından- başlayarak 49 gece boyunca her gece Omer’in sayılması, direkt Tora’dan gelen ‘Taase-Yap’ şeklindeki mitsvalarımızdandır.
Günümüzde Sefirat AOmer döneminde ne yapıyoruz? Günümüzde hem rabilerimizin belirttiği kurallara uygun şekilde Omer sayımını gerçekleştiriyor, hem de bu 49 günü kişisel gelişimimiz için bir fırsat zamanı olarak değerlendirip gün gün kişiliğimizin farklı bir yönü üzerine çalışıp kendimizin daha iyi bir versiyonu olmaya niyet ediyoruz.
Sayım kuralları, günlük sayım, Omer sayımı duaları ve yazdırılabilir Omer sayım çizelgesi:
https://www.sevivon.com/images/stories/dokumanlar/Omer_Zaman_%C3%87izelgesi_5786_-_2026.pdf
Sefirat AOmer ve Kişisel gelişim: Bilgelerimiz Pesah-Mısır esaretinden çıkış ile Şavuot-Tora’yı almaya başlama zamanı arasındaki 49 günlük dönemi kendimizi spiritüel anlamda yükseltebileceğimiz kişisel gelişim ve ilerleme için çok elverişli bir süreç olarak kabul eder. Bilgelerimiz bu 49 günü yedi haftaya bölerek, her hafta kişiliğimizin Kabalistik olarak o haftaya ve o güne denk gelen özelliği, onun uzantıları ve onun diğer haftalardaki karakter özelliklerimizle bağlantıları üzerine yoğunlaşmamızı sağlayacak farklı kişisel gelişim rehberleri ve günlük alıştırmalar oluşturdular.
Bu rehberlerden Rabi Yaacov Haber ve Rabi David Sedley’in Sefiros kitabındaki bilgiler ile her gün güncellenen; Tanrı ile, başkalarıyla, kendimizle ilişkilerimizi sağlamlaştıracak kişisel gelişim egzersizleri www.salom.com.tr sitesi Kavram bölümünden takip edilebilir.
Omer - Yas dönemi: Mısır’dan çıktığımız Pesah’tan, Hayat Kılavuzumuz Tora’yı almaya başladığımız Şavuot’a uzanan 49 günün, aslında mutlu, hevesle beklenmesi gereken bir dönem olması beklenirdi. Ancak zaman içinde Omer döneminde gerçekleşen, Yahudi tarihinin akışını değiştiren acı olaylar bu döneme hüzün ve burukluk dokusu ekledi.
Bu acı olayların bazıları: Tarihteki en büyük Tora bilginlerinden Rabi Akiva’nın 12.000 çift (24.000) öğrencisi bu dönemde salgın hastalık sonucu hayatlarını kaybetti; Romalılar ve sonra Haçlılar döneminde Yahudi katliamları gerçekleşti; İmparator Hadrian zamanında, Romalıları topraklarından çıkarmak için Bar Kohba yönetiminde yapılan isyanlar başarısızlıkla sonuçlandı ve binlerce Yahudi hayatını kaybetti.
Bu yüzden Pesah ile Şavuot arasındaki bu dönem evliliklerin yapılmadığı, müzik ve eğlencenin olmadığı yas günleri olarak kabul edilir. Rabi Akiva’nın 24 bin öğrencisini öldüren salgından kaynaklanan ölümler, İyar ayının 18’inde mucizevi bir şekilde durunca artık bu gün -Omer sayımının 33. günü- Lag BaOmer, mutlulukla kutlanmaya başlanır.
Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilen bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla Gözlem Vayikra, Devarim kitaplarından ayrıca The Jonathan Sacks Haggada kitabından, www.sevivon.com;www.chabad.org, https://ohr.edu, sefaria.org, https://www.jfunders.org sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır.
Yazı, konu hakkındaki sınırsız yorumdan sadece bir kısmını kapsayabilmektedir ve toplumların farklı gelenekleri, yorumlamaları ve uygulamaları olabildiği için Özel Günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, toplumların kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.
*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.