Yahudi kadim bilgeliğinde ´bayram´ olarak nitelendirdiğimiz günler aslında tarihte bir zamanlar gerçekleşmiş bir olayın kutlanma zamanı değildir. Bu günler ´Tamamlanmış - Tam Günler´ olarak kabul edilirler yani Tanrı´nın Işığına erişmek için benzersiz bir zaman dilimi anlamına gelir. Çünkü ışıktaki herhangi bir artış Yahudi için bayramdır. Maneviyata erişen her ruh, Atzilut (sonsuzluk) dünyasından ışık alabilir. Ancak bayramlarda, ortalama bir Yahudi bile, o bayramdan yayılan Tanrısallığın açığa çıkmasından etkilenir. Bu günler büyük bir fırsat olarak görülmelidir, uyulması gereken bir yük veya kural olarak değil.
“Beni Mısır Ülkesinden – köle evinden – çıkarmış olan ve bana İlah olan Yüce Tanrım Onuruna… Atalarım Avraam, Yishak ve Yaakov’un Tanrısı”
Nisan’ın 15. günü olan Pesah, Yaratılış zamanında yapılandırıldı. O anda, İlahi paylaşım enerjisi olan Yaratıcının ‘Işık Gücü’ kozmosa salındı. Bu nitelik dünya insanları tarafından kullanılsaydı, kainatın baskın gücü olurdu; kaos, acı ve ıstırabı bünyesinde barındıran karanlığın kuvveti sona ererdi.
Moşe, Bene-YisraEL’e, yalnızca Pesah gecesinde mevcut olan bu müthiş ışığı kullanmaları için gerekli araçları sağladı. Bu ‘Işık Gücü’ o kadar eziciydi ki şeytani kuvvetin karanlığı anında geri çekildi. Kuvvetin sırtı kırıldı. Dünya artık kaostan gerçek özgürlüğe giden yolun tadını çıkarabilirdi. Mısır esaretinin mecazi prangaları kırıldı.
Yılın her Pesah haftası bu ‘IŞIK’ bizim için erişilebilir hale gelir
Agada, düşünülenin aksine, kendi başına bağımsız bir eser değil, Tora tefsirleri, Chazal'ın (bilgelerin) sözleri, dualar, piyyutim (Yahudi ayin şiirleri) ve Mezmurların bir koleksiyonudur.
Çok sayıda kaynağın sıralaması esas olarak ‘V'hegadata L'bincha/ O gün oğluna söyleyeceksin’ emrini yerine getirmeyi amaçlamaktadır ve buna Mısır'dan Çıkış hikâyesi de dâhildir. Bu yüzden bu koleksiyona, (oğluna) ‘söylemek’ anlamına gelen ‘lehagid’ kelimesinden gelen ‘Hagada/Agada’ adı verilmiştir.
Kutsal kaynaklardan alınan bölümlere ek olarak, Agada ayrıca Kiduş, matsa yemek, maror, afikoman gibi bayramın mitzvot'larını içeren Seder gecesinin sıralamasını da içerir.

Seder sanki iki ayrı parçaya bölünmüş gibi görünüyor. Önce ailemizi bir araya toplar ve tarihimizin en belirleyici bölümlerinden birini bir kez daha yeniden yaşayarak Mısır'daki zamanımızın hikâyesini anlatırız. Ardından şimdiki zamana döner ve gecenin fiziksel mitsvalarını yerine getiririz. Matsa ve maror…
Bu iki parçanın birbiriyle çok az bağlantısı var gibi görünüyor. Ancak bu bakış açısı yüzeyseldir. Seder'i incelemeye başladığımızda, bu iki parçanın ortak bir noktayı paylaştığını anlıyoruz. Seder gecesinin temasını oluşturmak için her biri birbiriyle uyumlu çalışan tek bir oyunun iki perdesidir.
Bu tema Mısır'ı hatırlamak ve çocuklarımıza aktarmaktır
Agada'nın sabit bir rotası vardır ve bu bir ‘Seder – Düzen’ yaratır. Bilgeler, arayışımızda bize rehberlik etmesi için, özgürlüğe giden 15 adımın ana hatlarını çizen bir yol oluşturdular. Agada…
Seder Tabağı – Üç parça şemura matsa ve tuzlu su kâsesi (veya sirke) ile birlikte içinde yer alan altı parçası ile toplam 10 parçadan oluşur. Rabi Ha Kadoş Ari’nin (z”l) ortaya koyduğu gibi bizleri 10 sefirot veya 10 bilinç seviyesine bağlar.
15 sayısının ise manevi bir rolü vardır. Fizikselden ruhsala ve kölelikten özgürlüğe geçişi temsil eder. Bu nedenle kölelikten, Haşem’in Tahtına geçişi anlatan Pesah şarkısı Dayenu 15 kıtadan oluşur. Kutsal Tapınağın girişinde 15 basamak vardır.
İbranicede 15 sayısı bir ‘yud’ ve bir ‘hei’ harfi ile temsil edilir. Yud, Yüce Tanrı’nın adını manevi düzlemde sunarken, Hei harfi fiziksel âlemde Tanrı’yı temsil eder.
Bilgeler, Pesah’ın Nisan'ın 15'inde (Yahudi ayı) gerçekleştiğini, ayın 15 gün boyunca büyüdüğü gibi, bizlerin gelişimi de kademeli olarak 15 adımda olması gerektiğini öğretiyorlar.
Bunları Pesah Sederi’nin, bulmacanın 15 parçası olarak düşünün. Hepsini bir araya getirin ve özgürlüğe adım atın! Seder'i oluşturan 15 adımının ardındaki içsel derin anlamı (B.H.) gelecek yılki Pesah yazımda sizlere aktarmaya çalışacağım.
PESAH’IN MANEVİ GİZEMİ
“Büyüdün ve uzadın. Harika süslemelerle geldin ve dalgalı saçlarınla formda güzeldin. Ama sen çırılçıplaktın.” (Hezekiel 16:7)
Peygamber, İsrailoğullarını güzel ve kusursuz ancak aynı zamanda yoksul ve kısır olarak tanımlar. Yakov'un yetmiş kişilik ailesi fiziksel olarak büyük bir ulus haline gelmişti. Mısır zulmüne ve baskısına rağmen sayıları artmıştı. Bununla birlikte, ahlaken ve ruhen ‘çırılçıplak’ idiler.
Pesah Bayramı, Firavun’un köleliğinden fiziksel kurtuluşumuza ek olarak, saf olmayan Mısır kültüründen ve orada yaygınlaşan ahlaksızlıktan da ruhsal bir kurtuluş yaşadık.
Midraş – Zohar - Arizal'ın yazıları ve kadim ustaların öğretilerinden derlenen bazı sırlara göz atacağız.
Antik Mısır’da fuhuş, zina ve cinsel sapkınlık normdu. Bilgelerimiz Mısır'daki hiçbir yabancı ulusun ülkeden kaçamadığını yazdığında, bunu fiziksel olduğu kadar ruhsal anlamda da kastediyorlardı.
Ayartma ve günahın pençeleri o kadar güçlüydü ki, hiçbir insan, olayların doğal akışında, Mısır yaşamını belirleyen şehvet zincirlerinden kurtulamadı.
Yahudiler de bir istisna değildi. Böylesine kirli ve ahlaksız bir ortamda 200 yıl yaşadıktan sonra kirliliğe düştük ve Tanrı mucizevi bir şekilde müdahale edip bizi son derece hızlı bir şekilde kurtarmasaydı yok olurduk.
Bilgelerimiz bize Mısır'dan, Tanrı'nın ayrılışımızın arifesinde yapmamızı emrettiği iki mitzvot'un erdemi sayesinde kurtarıldığımızı söylerler.
KORBAN PESAH ve BRİT MİLA
Bu emirlerin ikisi de bizi bedenin şehvetlerine olan ruhsal köleliğimizden kurtarmak ve Tanrı'nın hizmetkârları olarak gerçek özgürlüğe kavuşturmak için tasarlanmıştır.
Mısırlılar kuzuya tapıyorlardı. Evcil hayvanlar arasında, koyunlar doğurganlıklarıyla bilinirler. Benzer şekilde, sefahat bu putperestliğin ayrılmaz bir parçasıydı.
Bilgelerimiz bize halkın putlara yalnızca onunla birlikte gelen cinsel sefahatte bulunmak için bir bahane olarak taptığını öğretiyorlar.
Mısır'daki her Yahud’inin evine bir kuzu, Mısırlıların tanrısını alıp Pesah kurbanı için kesmelerini emrederken, Tanrı bize kutsal evlilik birliğinin bozulmasına ve kutsal yaşam gücünün kirlenmesine yol açan kendimizdeki fiziksel şehveti kesmemizi emrediyordu.
Nisan'ın 10. günü, Pesah'tan dört gün önce, ilginç bir şekilde, kuzuları yatak direklerimize bağlamamız emredildi ve Mısırlılar tanrılarını (kuzu) bu şekilde görüp bizleri öldürmedikleri için o günü ‘Şabat HaGadol’ olarak adlandırdılar. (Simchat HaRegel on Pesach Haggadah, Magid, First Fruits Declaration 6 & Mekhilta DeRabbi Şimon Ben Yochai 12:6)
Kapıya, pencereye veya mutfak masasına değil, tam da bu noktayı bireysel ve ulusal vicdanlarımıza, cinsel yaşamlarımızın saflığıyla dünyadaki diğer tüm uluslardan ayrılmış kutsal bir halk olmamız gerektiği fikrini yerleştirmek için.
Korban Pesah'ın amacı sadece Mısır yöneticilerine karşı bir isyan değildi. Mısır felsefesini reddetmemize yardımcı olmak için tasarlanmıştı.
Sahneyi hayal edin; yatak odanızda bir koyunla dört gün yaşamak. Onunla yemek yemek, onun pisliğini temizlemek. Bir koyunun kutsal olduğunu düşünmeyi bırakmak için gereken tek şey bu. Bir şeye uzaktan hayranlık duymak kolaydır, ama onunla yaşadığımız anda gerçek hemen ortaya çıkar.
Bu, Brit Mila'nın dersidir. Sadece sünnetli bir adamın Pesah kuzusunu yemesine izin verilirdi. Sünnet derisinin alınması, evlilik birliğine eşlik eden kirli fiziksel şehvetlerin hem sembolize edilmesi hem de fiziksel olarak bunun etkisidir.
Mısır'ın esaretinden ve onun sefahat ve ahlaksız kültürüne olan köleliğimizden ayrılmamızın arifesinde, Atalarımızın Brit'ini, Tanrı ile Yahudi Halkı arasındaki kurucu Antlaşmayı yenilemeye çağrıldık; bu sayede, Brit Mila ile sembolize edilen cinsel yaşamlarımızın saflığını koruyoruz.
Bu nedenle Zohar, kesilen Pesah kuzusunun (Korbon Pesah) ve Brit Mila'ın kanının erdemiyle, Mısır'ın manevi zindanından kurtarıldığımızı öğretir.
Tanrı, Mısır'ın ilk doğanlarını katletmek ve bizi kölelikten kurtarmak için geldiğinde, içimizde bir Yahudi yaşadığının işareti olarak; bu kan karışımı, evlerimizin kapı direklerine sürülecekti;
“Sonra, kandan (bir miktar) alıp, (korbanı) yiyecekleri evlerdeki (kapıların) iki pervazına ve kirişine sürsünler”. “Tanrı, Mısır’ı vurmak üzere (ülke içinden) geçecek. Kirişin ve iki pervazın üzerindeki kanı gördüğü zaman, Tanrı o kapıyı atlayacak ve Yokedici’ye, evlerinize girip ölümcül vuruşu yapma izni vermeyecek”. (Şemot 12:7-23).
Açıkçası, Tanrı'nın bir Yahudi veya Mısırlının belirli bir evde yaşayıp yaşamadığını bilmek için işaretlere ihtiyacı yoktur. Yüce Tanrı, kapı pervazları ve kirişe sürülen kanlara ihtiyaç duymadan her şeyi görür. O halde bu ne anlama geliyor?
KAPI PERVAZLARI
Kadim sırların ayrıntılarına girmeden, evin kapı açıklığının (petach), BritMila'yı temsil ettiğini söyleyebilirim. Tıpkı ‘Şaday’ kelimesinin bir mezuza parşömeninin dışa bakan yüzeyinde yer alması ve Tanrı’nın, Yesod Sefirası niteliğini ifade etmesi gibi. Tüm bereketin (mazal) kaynağı.
Bir adam, Tanrı korusun, cinsel bir günaha yenik düşerse, Şaday ( ישד ) kelimesindeki ‘Yud’ harfi (mevcudiyeti) isimden uçup gider ve geriye שד – iblis, anlamına gelen sözcük kalır. Yaşam üzerinde birçok olumsuz etkiye sahip olabilen yıkıcı bir ruhsal güç.
Bu, “Kapıyı (petach) geçecek ve yıkıcının (iblis) sizi yok etmek için eve girmesine izin vermeyecek” ifadesinin gizemidir.
Bir kez daha, cinsel günahtan vazgeçme taahhüdünün Mısır'dan kurtuluşumuzun anahtarı olduğunu görüyoruz. Cinsel ahlaksızlıktan bu şekilde sakınmak, Yahudi Halkı için ‘Bir Kohenler Ulusu – Kutsal bir millet’ olmanın özüdür.
Pesah Bayramı başlamadan önce ‘ekmek kırıntıları ve maya arayışımızı’ (Hamets ve Seor) mutlaka yerine getirelim.
Ekmek kırıntılarını yaktığımızda, gözyaşları içinde Tanrı’ya haykıralım ve Tanrı’dan yanlış yollarımız ve Brit’e verdiğimiz tüm lekeleri affetmesi için yalvaralım.
Mısırlılar ölümsüzlüğe taş anıtlar inşa ederek ulaştılar. Ancak yaşadıkları değerler uzun zaman önce yok oldu. Yahudiler ise yaşayan anıtlar inşa ettiler. Hikâyelerini çocukları aracılığıyla gelecek nesillere aktarma süreciyle. Biz Pesah'ta tam olarak bunu yapıyoruz. Bu mütevazı ritüel, en güçlü imparatorluklardan ve en büyük anıtlarından daha uzun ömürlü oldu.
Öyleyse, lütfen, bu Seder gecesinde, başlamak üzereyken durun ve siz de bu mucizenin, bir parçası olduğunuzu fark edin. Sonra, gecenin tüm aşkın ruhsal hazinelerini almaya hazır olarak, temiz bir kalple Seder’e başlayabilir ve Yüce Olanın Işığını karşılayabilirsiniz.
Hepinizin mutlu – huzurlu – sevgi dolu - koşer bir Pesah geçirmenizi ve Yüce Tanrı’nın Nuru ile kutsanmanızı diliyorum.
HAG PESAH SAMEAH