Genç kuşaklara sanatı sevdirmek, disiplinler arası üretim alanını desteklemek, sürdürülebilir, ulaşılabilir bir sanat ortamı yaratmak amacıyla Mimar Viktoria Şahin kuruculuğunda Suadiye, Müzeyyen Sokak’ta hayata geçirilen Decollage Art Space, her katında farklı disiplinlerle karşılaşabileceğiniz, etkileşime geçip atölyelere katılabileceğiniz, performansları izleyip yaratıcı insanlarla buluşabileceğiniz bir deneyim alanı.
Mekânın kendisinin dramatik bir öğe olarak kullanıldığı ‘Treplev’ ile ekibin değişik mekânlar için tasarlayarak bu ortama da başarıyla uyarladığı ‘Yalnız’ın ardından Decollage Art Space’ın yeni yapımı, dekor, afiş tasarımcısı, yapımcı Melisa Zeynep Şahin’in yapımcısı olduğu ‘Lucy’.
Yıllara dağılmış gerçek bir bilimsel deneyi sahneye taşırken, bir canlının davranışlarının doğasının mı yoksa yetiştirilmesinin ve eğitilmesinin sonucu mu olduğunu araştıran, iyi niyetle de olsa, buna ‘rıza gösterme’ yetisi ve bilinci olmayan bir varlığı onun iyiliği ve gelişmesi için yönlendirmenin etik boyutunu sorgulayan ‘Lucy’, belgesel tiyatronun çok başarılı bir örneği.
Önce oyunun esin kaynağı olan davranış deneyini anımsayalım: 1964 yılında Florida’da bir hayvanat bahçesinde dünyaya gelen bir şempanze henüz iki günlükken, Oklahoma’daki Primat Çalışmaları Enstitüsü kurucuları profesör psikoterapist Maurice K. Temerlin ve eşi Jane tarafından evlerine alınarak bir insan gibi yetiştirilmiş. Lucy adını koydukları denek, şempanze olduğunu öğrenmeden, kendi türünden biriyle karşılaşmadan sandalyede oturmayı, çatal ve bıçakla yemek yemeyi, bir fincan çay yapmayı, giyinmeyi, dergi karıştırmayı ve Amerikan İşaret Dili'nden 140 işaretle iletişim kurmayı öğrenmiş. Ailenin Life dergisine bile giren ünlü biricik kızı 10 yaşında ergen bir primata dönüştüğünde beklenmedik sorunlar çıkmaya başlamış.
Çok da güçlenen Lucy’nin onun için getirilen erkek şempanzeyi reddetmesiyle başlayan isyankâr ve yıkıcı davranışları, önce Temerlinlerin evinde kafese kapatılmasına sonrasında da yaşayacağı farklı bir mekân arayışına sebep olmuş.
Nihayetinde Gambiya'daki bir şempanze rehabilitasyon merkezine gönderilen Lucy yıllarca merkezdeki diğer şempanzelerle ilişki kuramamış, yemek yemeyi reddetmek dâhil değişik depresyon belirtileri göstermiş ve işaret diliyle duygularını "acı" olarak ifade etmiş. Temerlinler Lucy’nin doğala yakın bir dış mekân yaşam alanına geçişini kolaylaştırmak için onunla Gambia’da sadece birkaç hafta geçirmiş. Onlara eşlik eden bakıcısı, Oklahoma Üniversitesi psikoloji yüksek lisans öğrencisi Janis Carter ise, yıllarca merkezde kalarak Lucy'nin vahşi doğadaki hayata uyum sağlamasına yardımcı olmaya çabalamış…
‘Lucy’yi seyretme deneyiminin tadını kaçırmamak için geri kalan olayları, oyunda ve özellikle müthiş etkileyici finalinde izlemeye bırakalım ve teatral deneyim boyutuna odaklanalım.
‘Lucy’, Aslı Ceren Bozatlı, Aylin Alıveren, Çağıl Kaya, Gamze Güzel, Gizem Akdoğan, Tanıl Yöntem ve Salih Usta’dan oluşmuş bir ‘yaratıcı ekip’ tarafından “devised tiyatro” olarak geliştirilmiş ortak bir çalışma. Dramaturgisini ve performans metnini Aslı Ceren Bozatlı, hareket tasarımını Salih Usta yardımcı yönetmenliği Gizem Akdoğan üstlenmiş. Kostümlerin, mekânın ve olağanüsütü kuklanın tasarımını Hilal Polat, ışık tasarımını Utku Kara, ses tasarımını Yalın Deniz Özcan, video tasarımını Furkan Yavuz yapmış.
Yaratıcı ekipten Çağıl Kaya, Gamze Güzel, Tanıl Yöntem karakterden karaktere girerek oyunun hem anlatıcılığını hem de oyunculuğunu üstleniyor.
Lucy, Decollage Art Space’in üç farklı katında, Hilal Polat’ın tasarladığı, olayların üç ayrı evresini başarıyla yansıtan üç farklı zaman ve mekânda geçiyor.
Birinci Bölüm, 1970’lerde üç sunucunun güncel haberler arasında deneyin büyük başarısını anlattığı dönemde Temerlinlerin Decollage’ın 1. katında var edilen evinde müthiş keyifle başlıyor.
Üç oyuncu Lucy, Jane ve Maurice’e dönüşüyor, sevimli minik bebek Lucy’nin artık erişkin bir primata dönüşmeye başlamasıyla tetiklenmeye başlayan olayları canlandırıyorlar.
Bir ara durup kendilerine dönüşüyorlar; aşırı hırçınlaşan Jane ile Maurice’in, aslında insan gibi büyümenin Lucy’nin doğasına aykırı olduğunu fark ettiklerine ve bunun getirdiği suçluluk duygusuyla mücadele ettiklerine dikkat çekiyorlar.
Tamerlinler, tepkileriyle mücadele sonuç vermeyince kafese koymak zorunda kaldıkları Lucy ile ilgilenmesi için profesyonel bir bakıcı arıyor. İlk bakıcısına çok kötü davranan Lucy, üniversitede primat araştırmaları grubunda olan yeni bakıcısı psikoloji yüksek lisans öğrencisi Janis Carter’ı kabullenmekle kalmıyor, zamanla onu en yakın arkadaşı olarak görüyor.

Janis Carter & Lucy Temerlin
Bu arada, ömür boyu kafeste yaşayamayacak olan Lucy için yeni bir ev, veya işaret dili ya da annelik iç güdüsü gibi konularda bilim için çalışmaya devam edilebileceği bir araştırma laboratuarı aranıyor.
İkinci Bölüm, Decollage’ın 2. katında soğuk, beyaz, ıslak bir laboratuar. Deney tüpleri, mikroskoplar, önlükler, bir takım notlar, notlar ve notlar ve numaralandırılmış ismi olmayan primatlar üzerinde deney ve testler yapan, beyaz önlüklerini kuşanarak birer araştırmacıya dönüşmüş üç oyuncumuz.
Araştırmacılar, Amerikan işaret diline hâkim, bildiği 140 kelime ile iletişim yapabilen Lucy’nin böyle bir yerde nasıl tepki vereceğini merak ediyorlar. Önce “gel, yemek, şeker, acı, yakala” gibi sözcüklerin işaret dilindeki karşılıklarını gösteriyorlar, sonrasında Lucy’nin bilmediği kelimeleri edindiği sözcük dağarcığından türetebildiğini, örneğin turpu “ağla+acı+yemek”, karpuzu “ şeker+içecek” olarak tarif edebildiğini belirtiyorlar.
Oyunun başından beri karakterden karaktere geçen, bazen anlatıdan çıkarak kendi kimliklerine dönüp birbiriyle fikir alışverişi yapan ve göz tamasıyla bile olsa her dem izleyiciyle iletişim kuran üç oyuncumuz bu kez seyirciyi aktif birer gözlemci olarak oyuna katıyor. Seyirciyle birlikte bir işaret dili kullanma oyununun ardından onları “sarılmak, ağlamak, yakalamak, git, üzgünüm” sözcükleriyle sınırlandırılmış protokolü gözlemleyip değerlendirmeye davet ediyorlar. Salih Usta'nın nefes kesici koreografik haraket düzeniyle
beş hareketi birlikte, sürekli hızlanarak, yenilenen mekanikleşen bir tempo ve ritmle tekrarlıyorlar. Dış ses uyarısı bunun üç farklı düşünce pozisyonunun bedensel yansıması olduğunu belirtiyor ve hareket düzenine evet yanıtı için iki elle masaya vurmayı, hayır için iki eli aynı anda havaya kaldırmayı, bilmiyorum için kolları iki yana açmayı katıyor. Kesinlikle aksatmadan bu baş döndürücü tempoyu bir süre daha götüren üçlünün dur durak bilmeyen performansı giderek doğal ve gerçek bir sözlü tartışmaya evriliyor.
Oyuncuları yönlendirmiş dış ses, çalışmayı izleyen seyircileri tartışmayı takip ederek girişte verilmiş renkli kâğıtlarla oy vermekle yükümlü kılıyor. Sistemin canlıları ‘araç’ olarak gördüğünü belirten aktivist birey (Kırmızı) hayvanlara acı çektiren hiçbir bilimsel gerekçeyi haklı bulmuyor. Çoğunluğun temsilcisi (Yeşil) bilim için gerekli olsa bile hayvanların insanlığın iyiliği için feda edilmesine üzüldüğünü ve belli kriterler olması gerektiğini belirtiyor. Bilim insanıysa (Mavi) bazı tedavi ve ilaçların yararlarıyla zararlarının anlaşılması ve geliştirilmesi için hayvan testlerinin şart olduğunu söylüyor.
Oyunun etik ve felsefi doruğunu oluşturan bu kurmaca bölümde, giderek kavgaya dönüşmeye başlayan, herkesin hem haklı hem de haksız olduğu bu tartışmayı maç gibi izleyen seyircilere talimatla katıldıkları “hangi tarafta durmayı yeğledikleri” oylamasında, sonucunun açıklanmayışı onların da aslında birer denek olduklarını açığa çıkarıyor.
Neyse ki bu laboratuvara hiç gelmemiş Lucy, bakıcısıyla birlikte ailenin Gambia’da bulduğu bir doğal ortamda rehabailitasyon projesine katılmıştır.
İzleyiciler, Gambia’da yaşananları, Lucy’nin uyum sürecine yardımcı olmak için bir süreliğine onunla gidip yıllarca kalan Janis’ten dinlemek için 2. kata yönlendiriliyor. Dört kat tırmanılan bu yolculuk sadece mekânın gerekesinimi değil, seyircilerin de Lucy ve Janis’le birlikte başka bir dünyaya, bambaşka bir yaşama geçişlerinin simgesi.
Üçüncü Bölüm, Decollage’ın +2. Katında Gambia’da yaşananların Janis’in dış sesiyle aktarıldığı, üç oyuncunun ve Hilal Polat’ın müthiş katkısıyla sayircilerin Lucy’yle bizzat karşılaşacağı bu olağanüstü finalin tadını kaçırmamak için fazla açıklamamayı yeğliyorum.
Sezonun en sağlam işlerinden, izlenmesi şart bir çalışma. 4, 15, 30 Nisan ve sezon boyunca
Decollage Art Space’te. Kaçırmayın derim.
ÖNEMLİ NOT: Katlar arası deplasman sizi korkutmasın. Merdiven inip çıkmakta zorlananlar ya da sadece üşenenler için dev bir asansör var.