Üremenin, üretmenin ve hayata ilham vermenin diğer adı: Kadınlar

Hayim BEHMOARAS Yaşam
11 Mart 2026 Çarşamba

Selam sevgili Şalom dostları, geçtiğimiz pazar yani 8 Mart malumunuz Dünya Kadınlar Günü’ydü. Kadınlarla ilgili bir iki kelam etmezsem haksızlık olur diye düşünerek içimden geçen gerçek hisleri paylaşmak istedim. Benim için onlar sadece bir gün değil, her gün aynı sevgi, saygı ve değeri hakkedenlerdir. Dünya, üzerinde dönüp durduğumuz devasa bir sahne; ancak bu sahneye can veren, dekorunu kuran ve perdeyi her sabah umutla açan gizli bir özne var. Tarihin her satır arasına sinmiş, toprağın bereketinde, bir çocuğun ilk gülüşünde ve bir fikrin ilk kıvılcımında o var. 8 Mart; sadece bir takvim yaprağı değil, varoluşun en temel taşına, yani Kadın’a verilmiş bir saygı duruşu.

Varoluşun ve bereketin kökleri

Üremek, sadece biyolojik bir döngü değildir. Bir kadının elinde üremek; sevgiyi çoğaltmak, bir nesli vicdanla yoğurmak ve geleceği ilmik ilmik örmektir. Doğa, kadınla aynı dili konuşur. Toprak nasıl ki tohumu saklar, besler ve başak verirse; kadın da hayatı öyle büyütür. Kadın, yaşamın kendisidir; kesintisiz bir nehir gibi aktığı her yere hayat taşır. Onun olduğu yerde kuraklık biter, yerini yeşilin en umut dolu tonlarına bırakır. Üretmek, kadının doğasında bir direniş biçimidir. Bir fabrikanın çarklarında ter dökerken, bir laboratuvarın sessizliğinde dünyayı değiştirecek formülü ararken ya da bir tuvalin başında ruhunu renklerle dışa vururken kadın; imkansızı mümkün kılar. Kadın üretince, sadece bir meta değil, bir değer doğar. Bir sofrayı kurarken gösterdiği özenle, bir şirketi yönetirken gösterdiği dirayet aynı kaynaktan gelir: Yaratıcı zeka ve sarsılmaz azim. "Bir kadını eğitmek, bir nesli eğitmektir" derler. Kadın sadece kendisi için üretmez; dokunduğu her hayatı, içinde bulunduğu her toplumu bir üst basamağa taşımak için çabalar.  

Hayata ilham veren cevher: Işık ve güç

Kadın, hayata ilham veren bir cevher gibidir. Şaloma nasıl ki metali kesip şekillendiriyorsa, kadın da hayatın sert köşelerini sabrıyla yumuşatır, parçaları birbirine bağlar ve onlara estetik bir form kazandırır. Onun ışığı, karanlıkta kalan yolları aydınlatır. Bir annenin şefkati, bir öğretmenin bilgisi, bir sanatçının tutkusu ve bir emekçinin alın teri; hepsi aynı büyük resmin parçalarıdır.

Hayatın her alanında, cam tavanları yumruklarıyla değil, zekasıyla ve kararlılığıyla kıran kadınlar; sadece kendileri için değil, arkalarından gelen kız çocukları için de birer fenerdir. İlham vermek, sadece konuşmak değildir; "Ben buradayım ve yapabiliyorum" diyerek yürümektir. Kadınlar sussa, hayatın ritmi durur. Kadınlar geri çekilse, dünya renksiz bir taş yığınına döner. Bugün; üreten, hayallerinin peşinden koşan, haksızlığa karşı dimdik duran, bir gülüşüyle dünyayı güzelleştiren tüm kadınlar bu yaşamın en büyük gücü. Sizler, bu yeryüzünün gerçek mimarlarısınız. Elinizin değdiği her yer çiçeklensin, sesiniz her daim gür çıksın. 

"Dünya bir bahçeyse, kadın o bahçenin hem tohumu, hem saksısı hem de güneşidir."

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün