Tanrı, Mısır Ülkesinde Moşe ve Aaron´a konuşarak şöyle dedi: “Bu ay sizin için ayların başı olacak. Yılın ayları açısından bu ay sizin için birincidir” (Şemot 12:1-2). Nisan ayını ayların başı olarak kabul etmek ve ayın hareketlerine göre düzenlenen bir takvim meydana getirmek, Yahudiler hala Mısırdayken, onlara bir ulus olarak verilen ilk mitsva olur. Bu yıl Şabat Ahodeş 14 Mart Cumartesi günüdür.
Purim ve Pesah yolunda Dört Özel Şabat- Dört Özel Peraşa’nın sonuncusu, Mısır'dan Çıkış ve Kurtuluş ayı olan Nisan'ın Roş Hodeş gününden (Nisan ayının ilk gününden) önceki Şabat, Ay’ın Şabat’ı- Şabat Ahodeş’tir.
Roş Hodeş Nisan Şabat gününe geldiği yıllarda, o cumartesi Şabat Ahodeş’tir.
Şabat Ahodeş’te bu haftanın peraşalarına ek olarak çıkan Sefer Tora’dan, Yahudilere, Nisan ayını ayların başı olarak ilan etme mitsvasının verildiğini okuyoruz.
Tora’da yazdığı şekilde “Bu ay sizin için ayların başı olacak. Yılın ayları açısından bu ay sizin için birincidir” sözleri ile Tanrı, Nisan ayının ayların başı olacağını belirtir (Şemot 12:1-2).
Bu mitsva Yahudilere onlar hâlâ Mısır’dayken bildirilir ve ayın hareketlerine göre düzenlenen bir takvim meydana getirmek, onlara bir ulus olarak verilen ilk mitsva olur.
Tanrı’nın Yahudilere bir ulus olarak verdiği bu ilk mitsva, yani ayların ilanı ile zamanın kontrol edilmesinin, Yahudilerin halen Mısır’da esir oldukları bir dönemde verilmiş olması çok önemlidir. Çünkü bir kölenin takvime ihtiyacı olmaz, onun uyuması, uyanması, yemek yemesi, çalışması, tüm yaşamı efendisinin takvimine göre ayarlanır. Sadece özgür bir kişi kendi zamanlamasını belirleyebilir ve yalnızca özgür bir ülke kendi takvimini belirleyebilir.
Yahudilerin kendi takvimlerini oluşturmalarından itibaren, festivaller, bayramların tarihsel döngüsü, takvim, ancak iki görgü tanığının, Bet Din’in karşısında ayın, gece gökyüzünden kaybolduğu zamandan sonra, ‘ilk olarak’ yeniden ortaya çıktığı, küçücük gümüş halini gördüklerine dair ifade vermeleriyle, Bet Din’in resmi olarak ‘Yeni Ay’ı ilan etmesinden sonra var olabilecekti.
Bayramlarda Yom Tov Kiduş dualarının sonunda da bu mitsvaya dayanarak bayram günlerinin İsraeloğulları tarafından tespit edildiği şöyle ifade edilir: “Baruh Ata Ad. mekadeş Yisrael Veazemanim/ Kutsalsın Sen Ad. İsraeloğullarını ve bayram zamanlarını kutsal kılan.”

Ayların Başı-Ayların Yılbaşı Nisan
Yahudilere verilen ilk mitsva, Nisan ayını ayların başı, ayların yılbaşı olarak ilan edilmesi mitsvası biraz akılları karıştırabilir. Çünkü bütün aile büyük bir sofranın etrafında, yeni yıldaki dileklerimizi ifade ettiğimiz simgesel yiyeceklerle, dualar ve sinagogda şofar sesleriyle, yeni yılımız Roş Aşana’yı aylar önce, Tişri (bu yıl Eylül) ayında kutlamış ve 5786 yılına girmiştik.
Ancak, Yahudi takviminde dört farklı yılbaşı bulunur. Ayların başı, ayların yılbaşı 1 Nisan’dır. Nisan ayı, Yahudi ‘zamanın’ doğuşunu simgeler ve Tora’da ‘Ayların başı’ olarak belirtilir. Kralların saltanat döneminin başlangıcı ve Yahudi aylarının başlangıç noktasıdır. 1 Nisan, birinci ayın başlangıcıdır ve diğer aylar Nisan’a göre sıralanır. Birinci ay Nisan, ikinci ay İyar, üçüncü ay Sivan… vb gibi.
1 Elul, hayvanlarla ilgili ‘onda bir’ vergisinin başlaması için Yılbaşı’dır.
Yedinci ay olan Tişri’nin 1. günü, Roş Aşana-Yılbaşı-Yılların başıdır. 1 Tişri, Tanrı’nın dünyayı, özellikle insanı yaratmasının yıl dönümüdür. O gün, Yaratıcımız ve Tek Kral’ımız olarak Tanrı’ya olan bağlılığımızı yeniler ve bizi hayat kitabına yazması için içtenlikle dua ederiz. Roş Aşana, tarım için Yılbaşı, hasat biçme döneminin başlangıcı ve Yaradılışın başı, Yılların Yılbaşıdır.
Dördüncü yılbaşımız ise Tora’da ağaçlar ile ilgili mitsvaların uygulanabilmeleri için ağaçların yılbaşı 15 Şevat - Tu Bişvat’tır.
Nisan ayından dört mesaj
İngiliz Milletler Topluluğu Birleşik Krallık Yahudi Cemaatleri Hahambaşısı Rabi Sir Efraim Mirvis, yılın aylarının merkezi olan Nisan ayının neden bizim için bu kadar önemli olduğunu yorumluyor. Mirvis, öncelikle Nisan ayında Mısır'daki kölelikten kurtulup özgürlüğümüze kavuştuğumuzu vurgularken, Nisan ayının ayların başı olması gibi olağandışı bir olayın bize ilettiği önemli mesajlardan dört tanesini şöyle özetliyor.
Özgürlük
Rabi Mirvis’ göre her şeyden önce, ‘zeher lemaasei Bereişit’ / yaratılış zamanındaki olayları hatırlamak bizi yeryüzündeki yaşamın başlangıcına geri götürür. Benzer şekilde, Nisan ayında Mısır'dan Çıkış'ı hatırlamak / 'zeher letsiat Mitsrayim', bizi Yahudi ulusunun başlangıcına geri götürür.
Tanrı’ya güven ve çaba
Rabi Mirvis, Nisan ayının ikinci mesajı olarak, bu ayda, tüm imkânsızlıklara rağmen halkımızı kurtaran Tanrı'nın büyüklüğünü hatırladığımızı belirtir. Ve çoğu zaman gördüğümüz gibi, Tanrı’nın bizden istediği 'bitahon'dur (Tanrı’ya güven duymamız). O ayrıca bizden 'hishtadlut' (kendi özgürlüğümüzü elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmamızı) ister. Moşe, Mısır'a geri döner; Firavun'un karşısına çıkar; bir plan yapar - ve Mısır'da halkımız için gerçekleşen tüm mucizeler, Yahudi halkının elinden gelenin en iyisini yapma çabasında olduğu bir ortamda gerçekleşir.
Başkalarının acısı karşısında sessiz kalmamak
Üçüncü mesaj olarak, Nisan ayı, Mısır'da halkımızın çektiği zulmü hatırlatır. Rabi Mirvis burada, her zaman sesimizi çıkarmamız, zulüm güçlerini etkisiz hale getirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmamız ve başkalarının acı çektiğine tanık olduğumuzda asla sessiz kalmamamız için bir çağrı olduğuna dikkat çeker.
Aynı zamanda burada, ne kadar güçlü olursa olsun, yeryüzünde hiçbir ulusun, masum insanları sonsuza dek zulüm altında tutabileceğini varsaymaması gerektiği hatırlatıldığını, çünkü tarihin bize nihayetinde adaletli olanın galip geleceğini gösterdiğini belirtir.
Sorumlu bir yaşam için özgürlük
Nisan ayının dördüncü mesajını ise Rabi Mirvis şöyle ifade ediyor: “Nisan ayında Mısır’dan özgürlüğümüze kavuşmamızın amacı yalnızca bir halk olarak varlığımızı sürdürmek değildir; bu özgürlük aynı zamanda sorumlu bir yaşam biçimine doğru ilerlemenin bir aracıdır. Bu yüzden Omer sayımı, Pesah ile Şavuot arasında bir köprü görevi görür; bizi özgürlüğümüze kavuştuğumuz Nisan ayından, Tora’yı aldığımız Sina Dağına götürür.
Bizler yalnızca fiziksel bir varoluşa sahip olmak, yaşamak ayrıcalığına değil, aynı zamanda bu yaşantımızda, uğruna yaşayacağımız harika bir şeye sahip olma ayrıcalığına da sahibiz.
Sonuç olarak, Tora’mız sayesinde başkalarına ilham verebilir ve her zaman neşeli ve anlam dolu bir yaşam sürebiliriz.”
Kısa Kısa ŞABAT AHODEŞ
İsmi: İbranice Hodeş-ay, AHodeş-ay’ın, Şabat Ahodeş de Ay’ın Şabat’ı anlamına gelir. Burada bahsedilen ay, herhangi bir ay değil, ayların başı olan Nisan ayıdır. Ay’ın Şabat’ı- Şabat Ahodeş, bu yıl olduğu gibi Nisan ayından hemen önceki Şabat 14 Mart Cumartesi (veya başka senelerde Roş Hodeş Nisan Şabat’a rastladığında Şabat Roş Hodeş Nisan) günüdür.
Nerede bahsedilir? Tora’da, Şemot 12:1-20 bölümünde Nisan ayı için söylediği “Bu ay sizin için ayların başı olacak. Yılın ayları açısından bu ay sizin için birincidir” sözleri ile Tanrı, Nisan ayının ayların başı olduğunu belirtir.
Bugün ne yapılır? Bu Şabat okunacak normal haftanın peraşasına (bu yıl Vayakel-Pekude peraşalarına) ek olarak ayrı bir Sefer Tora’dan Ahodeş Peraşası-(Şemot 12:1-20) okunur. Şabat Ahodeş’te okunan aftara Yehezkel 45.bölüm de Roş Hodeş, Nisan ayı, Pesah korbanı gibi Ahodeş peraşasına paralel konulardan bahseder.
Ahodeş Peraşası ne anlatır? Bu haftanın peraşasına (bu yıl Vayakel-Pekude peraşalarına) ek olarak okunacak Ahodeş Peraşası,(Şemot 12:1-20); Tanrı’nın, Mısır’dan çıkıştan iki hafta önce Moşe ve Aaron’a söylediklerinden bahseder: Yahudi halkına verilen ilk mitsva olan Roş Hodeş-Yeni Ay konsepti ile oluşturulacak Yahudi takviminde Nisan ayının ‘ayların başı’ olarak kabul edilmesi, Nisan ayının 10’unda her ev halkının korbanlık, bir yaşında bir davar edinilmesi ve bu korbanlığın 14 Nisan’a kadar gözetimde tutulması, 14 Nisan akşamı korban olarak kesilip kanının kapı pervazlarına ve kirişlerine sürülmesi anlatılır. Buna ek olarak daha sonra kesilen korbanlığın matsa ve acı otlar ile Pesah korbanı olarak yenilmesi, kapı pervazlarına korban kanı sürülmüş olan evlerin, behorların ölümü belası sırasında atlanacağı, bu günün nesiller boyunca hatırlanacağı belirtilir. Bunun yanında yedi gün boyunca mayalı gıdalar tüketmekten kaçınılması ve bunun bir gün öncesinde evlerin mayadan tamamen temizlenmesi, yedi gün boyunca evlerde kesinlikle maya bulunmaması gerektiğinden söz edilir.
*Dört Peraşa-
Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya konu hakkında fikir vermek amacıyla Gözlem’den Şemot, Vayikra, Yahudilik Ansiklopedisi, Sidur Kol Yaakov, Pirke Avot kitaplarından ve www.ou.org, www.sevivon.com, www.chabad.org, https://aish.com, https://www.israelnationalnews.com, https://masorti.org.uk, https://www.alyth.org.uk/, https://breslev.com, https://tbelancaster.org, https://www.jwcatlanta.org, https://jewishstandard.timesofisrael.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır ve konu hakkında farklı kaynaklardan bulunabilecek sayısız yorumdan sadece bazılarını içermektedir.
Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi Rabi’lerine başvurması gerekir.
*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.