Değişen dünyada ebeveynliği yeniden düşünmeye davet eden UÖMO PDR Veli Sempozyumu, alanında uzman isimleri ebeveynlerle buluşturdu.
Sempozyum aile–okul iş birliğinin gücünü bir kez daha ortaya koyarken; ebeveynlere değişen dünyada çocuklarına farkındalık temelli ve destekleyici bir şekilde eşlik edebilmeleri için güçlü bir perspektif sundu.
Ulus Özel Musevi Okulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi tarafından düzenlenen 2026 UÖMO PDR Veli Sempozyumu, Psikiyatrist Prof. Dr. Yankı Yazgan, Psikiyatrist Prof. Dr. Burak Doğangün, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Yıldırım, Prof. Dr. Belma Tuğrul, Öğretim Görevlisi Sera Yöndem, Klinik Psikolog Doç. Dr. Neslihan Zabcı, Dans Hareket Terapisti Michal Bardavid, Uzman Psikolojik Danışman Özen Yazğan ve Psikiyatrist / Sistemik Aile Terapisti Dr. Kemal Kuşçu’yu ebeveynlerle bir araya getirdi. Değişen dünyanın ebeveynlik, öğrenme ve çocukluk deneyimleri üzerindeki etkilerini çok yönlü bir bakış açısıyla ele alan sempozyum, velilerin yoğun ilgisi ve aktif katılımıyla gerçekleşti.
Eğitim Koordinatörü Rakela Levi, sempozyumun amacını şu sözlerle ifade etti:
“Değişen dünyada çocuklarımızın gelişimini desteklerken, ailelerin yalnız olmadığını hissettirmek ve velilerimizle birlikte öğrenen bir topluluk oluşturmak istiyoruz. Bu sempozyum, yalnızca bilgi paylaşımı değil; farkındalık geliştirme, bağ kurma ve ebeveynlik yolculuğunda birbirimize eşlik etme niyetiyle hayata geçirildi.”
Sempozyumun açılışı, Psikiyatrist Prof. Dr. Yankı Yazgan’ın ‘Düşe Kalka Büyümek v.2026’ başlıklı konuşmasıyla yapıldı. Yazgan, çocukların gelişim sürecinde deneme-yanılmanın doğal ve gerekli bir deneyim olduğunu vurgulayarak, ebeveynlerin bu yolculukta kontrol eden değil eşlik eden bir rol üstlenmelerinin önemine dikkat çekti. Günün devamında Psikiyatrist Prof. Dr. Burak Doğangün, ‘Değişen Dünyada Çocuk Olabilmek’ başlıklı sunumunda modern çağın çocukluk deneyimine ruhsal bir perspektiften yaklaşırken; ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Yıldırım, insan öğrenmesinin evrimsel yolculuğunu fizyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla ele alarak dönüşüm çağında öğrenmenin doğasını yeniden düşünmeye davet etti.
Prof. Dr. Belma Tuğrul ve Öğretim Görevlisi Sera Yöndem, oyunun çocukların dili olduğu gerçeğinden yola çıkarak değişen dünyada ebeveynliğin rolünü ve sınırlarını oyun temelli deneyimler üzerinden ele alırken; Klinik Psikolog Doç. Dr. Neslihan Zabcı, çocukluk dönemindeki cinsel ve saldırgan dürtülerin ebeveyn ilişkileriyle bağlantısını bilimsel bir çerçevede değerlendirerek önemli bir farkındalık alanı açtı. Gün içinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında Dans Hareket Terapisti Michal Bardavid, ‘Bağ Kurmak: Kendinle ve Çocuğunla’ başlıklı çalışmasında ebeveynlerin önce kendi içsel temaslarını güçlendirmelerinin çocuklarıyla kurdukları ilişkiye nasıl yansıdığını deneyimsel bir yaklaşımla ele alırken; Uzman Psikolojik Danışman Özen Yazğan ise mindfulness temelli ebeveynliğin günlük yaşama nasıl entegre edilebileceğine dair pratik uygulamalar paylaştı.
Sempozyumun kapanış konuşması, Psikiyatrist ve Sistemik Aile Terapisti Dr. Kemal Kuşçu tarafından gerçekleştirildi. ‘Cesur Yeni Dünya’da Aileler İçin Yol Haritası’ başlıklı konuşmasında Kuşçu, hızla değişen toplumsal ve teknolojik dönüşümler karşısında ailelerin dayanıklılık geliştirmesinin, bağ kurma becerilerini güçlendirmesinin ve çocuklarına daha insani bir rehberlik sunmasının önemine dikkat çekti.
Gün boyunca paylaşılan deneyimler, bilimsel yaklaşımlar ve etkileşimli çalışmalar, katılımcılar için yalnızca bir sempozyum değil; birlikte öğrenmenin ve dönüşmenin anlamlı bir yolculuğu oldu.