İsrail'in yeni Deniz Kaplumbağası Kurtarma Merkezi

1999 yılında Deniz Biyolojisi bölümünde okuyan üniversite öğrencisi Yaniv Levy, Netanya´nın kuzeyindeki Mikhmoret Plajı´nda yürüyüş yaparken, uzvundan yaralanmış ve bir olta iğnesiyle zarar görmüş büyük bir deniz kaplumbağasına (loggerhead) rastladı.

Dünya
28 Ocak 2026 Çarşamba

Levy, İbranicede ‘şans’ anlamına gelen Mazal adını verdiği kaplumbağanın başarıyla rehabilite edilmesini bir hayalin başlangıcı olarak gördü. Aynı yıl, İsrail Doğa ve Parklar Kurumu ile iş birliği yaparak bölgede ‘geçici’ bir kaplumbağa tedavi merkezi kurdu.

27 yıl aradan sonra yaklaşık 30 milyon şekel (9,5 milyon dolar) yatırımla, İsrail’in yeni ve özel olarak inşa edilen Ulusal Deniz Kaplumbağası Kurtarma Merkezi kapılarını halka açmaya hazırlanıyor. Direktörlüğünü, bugün bir kaplumbağa ekologu olan Levy’nin üstlendiği merkezin tesisi, Mazal’ı bulduğu yere yakın olan Alexander Stream Milli Parkı içinde yer alıyor.

Şubat ayında kapılarını ziyaretçilere açması planlanan ve İsrail Doğa ve Parklar Kurumu tarafından finanse edilip işletilen merkez; ayrıca sınırlı sayıda bağışla destekleniyor. Yönetim kadrosu, acil tıp ve rehabilitasyon uzmanları ile bitişik sahildeki kaplumbağa yuvalarını da yöneten bir araştırma görevlisinin bulunduğu 10 kişilik bir ekip görev yapıyor. Çalışanlara yaklaşık 100 gönüllü destek veriyor.

Bu merkez, aynı zamanda yeni bir ufkun kapılarını aralıyor. Yaralı hayvanların bakımının yanı sıra, yeşil deniz kaplumbağaları için dünyadaki tek üreme programına ev sahipliği yapacak.

Levy, “Bizim gibi 20’den daha az rehabilitasyon merkezi var ama dünyadaki tek üreme çekirdeğine sahibiz. Sürekli öğreniyor, not alıyoruz. Dünyada başka kimse sahip olduğumuz endokrinolojik bilgiye sahip değil,” dedi

Bugüne kadar kaplumbağaları daha izole koşullarda tedavi edip inceleme ayrıcalığına sahip olduğunu belirten Levy, ziyaretçi akınıyla durumun tamamen değişeceğini, “Hayatım oldukça farklı olacak” sözleriyle ifade etti.

İsrail Doğa ve Parklar Kurumuna göre, Akdeniz’deki deniz kaplumbağası popülasyonu, özellikle 1930’lardaki yoğun avcılık nedeniyle ciddi biçimde tehlike altında. İngiliz Mandası döneminde, İsrail olacak bölgenin kıyılarında her yıl yaklaşık 2.000 yeşil deniz kaplumbağası, etleri ve kabukları için avlanmıştı.

Onlarca yıllık koruma çalışmaları sayesinde, yeşil deniz kaplumbağalarının küresel nüfusu tahminen 85 bin ile 90 bin üreme çağındaki dişiye ulaştı. Bu gelişme üzerine Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), türün tehdit statüsünü Kırmızı Liste’de “nesli tehlikede”den “asgari endişe”ye değiştirdi.

Ancak Akdeniz’in plastik atıklar, terk edilmiş balıkçı ağları ve tekne pervaneleri gibi risklerle dolu olması sebebiyle, bu türün üreme yeteneğine sahip yalnızca yaklaşık 450 dişisi var.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün