Menin'den antisemitizmle mücadelede beş maddelik plan

New York City Meclis Başkanı Julie Menin geçtiğimiz hafta, eğitim, güvenlik, sinagoglar çevresinde oluşturulacak tampon bölge ve ayrımcı olaylar için bir çağrı hattını içeren, antisemitizmle mücadeleye yönelik beş maddeli bir yasama planı açıkladı.

Rakela PALOMBO Dünya
28 Ocak 2026 Çarşamba

Plan, New York’un yeni Belediye Başkanı Zohran Mamdani döneminde cemaatlerinin güvenliği konusunda endişe duyan Yahudilerin sayısının artması ve kentteki nefret suçlarının büyük ölçüde Yahudileri hedef aldığının görülmesi sebebiyle duyuruldu.

Soykırımdan sağ kurtulan bir büyükanne ile annenin kızı ve ılımlı bir siyasetçi olan Menin, bu ayın başında New York’un yeni Belediye Başkanı Mamdani’ye karşı bir denge unsuru olabilecek güçlü bir pozisyon olan Şehir Meclisi Başkanlığına seçildi. Şu ana kadar bahsi geçen iki siyasetçi de birlikte çalışmaya istekli olduklarını ifade ettiklerinden, aralarında bir gerilim olduğuna dair bir kanıt bulunmuyor.

Menin, Manhattan’daki Yahudi Mirası Müzesinde düzenlenen bir bilgilendirme toplantısı ile antisemitizm ile mücadele planını şu şekilde açıkladı:

-Bir eğitim girişimi kurulması,

-Okullar ve ibadethaneler etrafında tacizi önlemeye yönelik bir tampon bölge oluşturulması,

-Okullar ve ibadethaneler için iki ayrı güvenlik programı uygulanması,

-Antisemit olayların raporlanacağı ve bu olayların birbirleriyle bağlantılarını analiz etmek üzere veri toplayacak bir ihbar hattı.

Planı açıklamadan hemen önce her iki partiden Yahudi ve Yahudi olmayan meclis üyelerinin önünde bir konuşma yapan Menin burada, “Antisemitizm hem şehrimizin her yanında, hem de ülke genelinde yükseliştedir. Bunu görmezden gelmek imkânsız olup, şehir meclisi olarak buna doğrudan müdahale etmemek sorumsuzluktur. Antisemitizmle mücadele yalnızca ideolojik bir mesele olmamalıdır. Hepimiz gerilimi düşürmek, ayrılıkları kapatmak ve antisemitizme karşı mücadelede tek bir şehir olduğumuzu kabul etmek için bir araya gelmeliyiz,” dedi.

New York Polis Departmanı’nın açıkladığı verilere göre Yahudiler, nefret suçlarında tüm diğer grupların toplamından daha fazla hedef alınıyor. Geçen yıl, 576 şüpheli nefret olayı içinde 330’u, diğer bir söylemle olayların toplamının yüzde elli yedisi Yahudileri hedef alıyordu.

Önerilen yasa tasarısının, Belediye Başkanı Mamdani’nin onayına sunulmadan önce 51 üyeli Şehir Meclisi’nden geçmesi gerekiyor. Belediye başkanı imzalarsa yasa, yerel yasa haline geliyor fakat veto ederse, meclisin ancak üçte iki çoğunluğun desteğiyle yasa vetoyu aşabiliyor.

Menin’in önerdiği eğitim programı, iki yıl boyunca okul öğrencilerine yönelik Holokost ziyaretleri düzenleyen Yahudi Mirası Müzesine 1,25 milyon dolarlık bir fon ayrılmasını içeriyor. Ayrıca Şehir Meclisi’nin sosyal medyanın antisemitizm ve diğer nefret türlerine nasıl katkıda bulunabileceği konusunda öğrencilerin eğitilmesini zorunlu kılacak bir yasayı gündeme alması da maddeler arasında bulunuyor.

Menin planında ayrıca bir de, ‘Okullar ve İbadethaneler Erişim ve Güvenlik Yasası’nı önerdi. Bu yasa, bina giriş ve çıkışları etrafında güvenli bir çevre oluşturmayı, bu şekilde ifade ve toplanma özgürlüğünü korurken, bu tampon bölgede taciz ve yıldırmayı yasaklamayı amaçlıyor.

New York Valisi Kathy Hochul da aynı hafta, sinagoglar önünde yaşanan son protestolara yanıt olarak, ibadethaneler etrafında yaklaşık 7,5 metrelik bir tampon bölge bulundurulmasını öngören eyalet çapında benzer bir öneri sundu. Bu protestolarda, anti Siyonist eylemcilerin yoldan geçen Yahudileri taciz ettikleri, antisemit klişe hakaretlerde bulundukları ve Hamas lehine sloganlar attıkları bildirildi. Aynı şekilde geçtiğimiz hafta, bir Yahudi okulunun ve bir devlet okulunun önünde de Hamas yanlısı protestolar düzenlendi.

Menin, Hochul’un önerdiğinden daha geniş bir tampon bölge isteyebileceğini belirtmiş olsa da yaptığı açıklamada kendisine göre bölgenin olması gereken boyutunu netleştiren bir açıklamada bulunmadı.

Anti Siyonist aktivistler, Hochul’un önerisine ifade özgürlüğüne bir tehdit olduğu gerekçesiyle karşı çıktılar. Açıklanana göre tampon bölge protestoları tamamen yasaklamıyor ancak sinagoglar, camiler ve diğer ibadethanelerin hemen bitişiğinde gösteri yapılmasını engelliyor.

Mamdani’nin her iki yasama girişimine de destek verip vermeyeceği henüz netleşmiş durumda değil zira Mamdani’nin sözcüsü, Menin’in önerisi hakkında yorum talebine yanıt vermedi.

Menin’in önerdiği iki güvenlik önlemi arasında, özel okulların yeterli şekilde güvenlik kameraları kurmasına yardımcı olacak bir ödenek oluşturulması ve Yahudi kuruluşları ile diğer gruplar için güvenlik eğitimi fonu ayrılması da bulunuyor. Diğer yandan Menin, açıklamasında bu programlar için uygun gördükleri bütçeyi belirtmedi.

Son madde olarak Menin, antisemit olayları raporlamak için şehir İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde bir ihbar hattı önerdi. Komisyon, antisemit olayların sıklığını, coğrafi dağılımını ve diğer eğilimleri takip edecek ve bu şekilde elde edilen bulgular antisemitizmle yeni mücadele politikaları geliştirmede kullanılacak.

UJA-New York Federasyonu ve New York Yahudi Toplumsal İlişkiler Konseyi dâhil olmak üzere önde gelen Yahudi kuruluşları, Menin’in önerilerini memnuniyetle karşıladıklarını belirten açıklamalarda bulundular.

Annesi ve büyükannesi Macaristan’da saklanarak soykırımdan kurtulan Demokrat Menin, Upper East Side ve Roosevelt Island’ın bir bölümünün de dâhil olduğu alanı temsil eden ve Şehir Meclisi’ne başkanlık yapan ilk Yahudi olma özelliğini taşıyor.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün