Kaosun ortasında merkezini bul!

Arda EŞBERK Perspektif
21 Ocak 2026 Çarşamba

“Kaosun ortasında sakin kalabilen, gerçek güce sahiptir.”

Marcus Aurelius

Dünyada bir süredir tuhaf bir his dolaşıyor. Herkes konuşuyor ama kimse gerçekten dinlemiyor. Haberleri açıyoruz: krizler, savaşlar, ekonomik belirsizlik, teknoloji korkusu, toplumsal öfke… Kapattığımızda ise içimizde kalan şey bilgi değil, bir gerilim. Çünkü mesele artık “Dünyada ne oluyor?” sorusu değil. Mesele şu: Bu olanların benim içimdeki karşılığı ne?

Tam da böyle bir eşikteyiz. Çin takvimine göre 2025 Yılan Yılı’ndan17 Şubat 2026 itibarıyla Ateş Atı Yılı’na geçiyoruz. Üstelik bu geçiş, aynı gün gerçekleşen güçlü bir Güneş tutulması ile mühürleniyor. Yani yalnızca bir yıl değişmiyor; zamanın ritmi değişiyor.

Çin Astrolojisi Zamanı Nasıl Okur?

Çin astrolojisi Batı’daki gibi “Sen kimsin?” sorusuna odaklanmaz. Asıl sorusu şudur: “Zaman ne istiyor?”

Bu sistem; 12 hayvan, 5 element (Ağaç, Ateş, Toprak, Metal, Su) ve Yin–Yang dengesi üzerine kuruludur. Her yıl, kolektif bilinç için bir ödev taşır.

Yılan Yılı (2025) bu anlamda içe dönük bir yıldı. Yılan acele etmez; gözlemler, bekler, kabuk değiştirir. Birçok insan için bu yıl; biten ilişkiler, yön değiştiren kariyerler, eski kimliklerin sorgulanmasıyla geçti. Ana ders şuydu:
“Her şeyi hemen yapma. Önce neyin artık sana ait olmadığını fark et.”

Şimdi ise sahne değişiyor. Ateş Atı Yılı başlıyor. At; hız, yol ve özgürlük demektir. Ateş ise görünürlük, cesaret ve risk. Birlikte verdikleri mesaj nettir: “Artık bekleme. Ama merkezsiz gidersen yanarsın.”

17 Şubat Güneş Tutulması: Işık Tam Gitmiyor

Bu geçişin kalbinde, halkalı bir Güneş tutulması var. Güneş tamamen kararmıyor; etrafında bir ateş çemberi kalıyor. Sembol diliyle bu çok net bir mesajdır: Eski yön kararıyor ama öz yok olmuyor.

Tarih boyunca büyük tutulmalar, eski sistemlerin sürdürülemezliğini görünür kılmıştır. 2008 finansal krizi, 2020 pandemi süreci… Hepsinde benzer bir his vardı: “Artık eskisi gibi devam edemeyiz.” Bugün de aynı eşiğin içindeyiz.

Küresel Düzeyde: Hız Var, Pusula Yok

Dünyada olan bitene baktığımızda ortak tema açık: hızlı tepkiler, sert hamleler, düşük güven. Kurumlar sarsılıyor, liderlik modelleri sorgulanıyor, ittifaklar değişiyor. Ateş Atı enerjisi küresel ölçekte şunu tetikler:
– Açık güç gösterileri
– Bastırılmış öfkenin yüzeye çıkması
– Eski düzenin çözülmesi

Ama tutulma uyarır:
Hız, pusula olmadan tehlikelidir.
Bu yüzden önümüzdeki dönemde kaos kadar, yeni işbirliği modelleri de görebiliriz. Bilinçli olan ile savrulan arasındaki fark daha görünür olacak.

Bireysel Düzeyde: İnziva Bir Lüks Değil, İhtiyaç

Birçok insan şu cümleyi içinden geçiriyor:
“Bir şey yapmalıyım ama ne?”

Bu his bir başarısızlık değil; tutulmanın bireysel etkisidir. Ateş Atı seni harekete çağırır, tutulma ise önce durmanı ister. Bu yüzden bu dönem bireyden şunu talep eder:
– Gürültüyü azalt,
– Yalnız kalmaktan korkma,
– Harekete geçmeden önce iç dünyanı düzenle.

Bu bir kaçış değil; bilinçli inzivadır. Tarih boyunca gerçek dönüşümler, hep bu sessiz duraklarda hazırlanmıştır.

Bir Hikâye Gibi: Gelecek Nasıl Taşınır?

Kaotik bir dünyada geçen bir hikâye düşün. Gelecek yok gibidir, herkes paniktedir. Ama bir kişi vardır; bağırmaz, slogan atmaz, kurtarıcı rolüne soyunmaz. Sadece merkezini kaybetmeden yürür.
Bu anlatı, Children of Men filminde güçlü bir metaforla karşımıza çıkar. Film bize şunu söyler:
Gelecek, gürültüyle değil; hizalanmış insanlarla taşınır.

Bu, Ateş Atı yılının olgun hâlidir: hızlı olmak değil, merkezde kalabilmek.

Peki bunların sana faydası ne?

Bu bilgiler kehanet değil; rehberdir.
Yaşadığın belirsizliği kişisel bir sorun sanmamanı sağlar. Hız baskısına kapılmadan kendi ritmini bulmana yardımcı olur. “Herkes yapıyor” yerine “Benim için doğru olan ne?” sorusunu sordurur.

Ne yapabilirsin? 

– Büyük kararları şubat sonu–mart başına bırak,
– Haber ve sosyal medya tüketimini bilinçli azalt,
– Bedeni yavaşlat: yürüyüş, nefes, esneme,
– Şu soruyu yaz: “Beni yavaşlatan ama güvende hissettiren ne var?”

Mini Ritüel: Sessiz bir an seç. Bir kâğıda bırakmak istediklerini yaz. Mum yak ve sadece şunu söyle:
“Artık bana hizmet etmeyen yükleri bırakıyorum” ve kağıdı yak. Küllerini suya bırak!

Son Bir Davet

Bu dönem, bilinçli bireylerin öne çıkacağı bir dönem. Eğer bu süreci daha derinlikli çalışmak, bireysel pusulanı netleştirmek ve bu dönüşümü bir rehberle geçirmek istersen, Arda Eşberk Akademi’de yürüttüğümüz çalışmalar tam da bu eşikler için tasarlandı.

Bazen ilerlemek için hızlanmak değil, doğru yerde durmak gerekir.

Önce merkez.
Sonra yol.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün