Hahamlık mesleği nereye gidiyor?

Ceki HAZAN Kültür
10 Aralık 2025 Çarşamba

Son yıllarda özellikle günümüz Amerikan Yahudiliğini anlatan diziler daha görünür hâle geldi. Kimimiz Netflix’in ‘Unorthodox’ dizisiyle Brooklyn'de yaşayan Hasidik yani ultra-Ortodoks bir grubun kapalı dünyasına kısa bir yolculuk yaptı; kimimiz de yine Netflix'in ‘Nobody Wants This’ dizisinde bu kez Los Angeles'ta yaşayan, daha modern ve Ortodoks olmayan genç bir hahamın hayatıyla tanıştı. Bu iki dizi birbirinden oldukça farklı iki gerçeklik anlatıyor; ama aynı kapıyı aralıyor: Amerika'daki Yahudi toplumu tek bir çizgiden ibaret değil. Geleneksel, içe kapalı, kendi kurallarına sadık yapılarla; egaliteryen ibadeti benimsemiş, kadın ve LGBTQ+ hahamların görev yaptığı, toplumla iç içe geçen daha modern yapılar yan yana var oluyor.

Bu çeşitlilik yalnızca ekrandan bakınca görülen bir zıtlık değil; Amerika Yahudiliğinin bugünkü gerçeği. Ben de Un Libro Avierto (Açık Kitap) çalışması kapsamında dünyanın farklı köşelerindeki Yahudi topluluklarını izlerken, geçtiğimiz kasım ayında yayımlanan ve bu konuda ilk kez böylesine geniş bir fotoğraf sunan bir araştırma dikkatimi çekti. Atra: Center for Rabbinic Innovation tarafından hazırlanan ve Rosov Consulting tarafından yürütülen bu 102 sayfalık çalışma, Amerika'daki hahamlık mesleğinin bugün nasıl bir dönemeçten geçtiğini anlamaya çalışıyor. Rapor, yaklaşık iki bin kişiyle anket, seksen birebir görüşme ve yirmi beşten fazla kurumdan toplanan verilerle hazırlanmış.

Raporun tam başlığı From Calling to Career: Mapping the Current State and Future of Rabbinic Leadership; Türkçesiyle “Manevi Çağrıdan Kariyere: Rabinik Liderliğin Bugünü ve Geleceğine Dair Bir Haritalama.”

Raporu okumaya başlarken fark ettim ki, ekranda gördüğümüz iki uç dünya aslında araştırmanın da kapsadığı ve kapsamadığı alanları çok sade bir dille anlatıyor. Unorthodox'ta izlediğimiz Hasidik ve genel anlamda Haredi yani ultra-Ortodoks topluluklar bu çalışmanın tamamen dışında. Kapalı yapıları, bağımsız eğitim sistemleri ve farklı liderlik modelleri nedeniyle bu tür araştırmalara katılmıyorlar. Buna karşılık Nobody Wants This'te tanıdığımız ve Amerika’daki Yahudilerin önemli bir kesimini temsil eden eşitlikçi, kadın hahamların da görev alabildiği dünya raporun tam merkezinde.

Araştırma, Amerika'nın non-Orthodox olarak adlandırılan geniş topluluklarını inceliyor: Reform, Muhafazakâr (Conservative), Reconstructionist ve mezhep-ötesi çalışan hahamlık okulları. Bu hareketlerde kadın ve erkek ibadette eşit kabul ediliyor; kadın hahamlar, LGBTQ+ hahamlar ve farklı kökenlerden gelen liderler doğal bir görünürlüğe sahip.

Amerika'daki Yahudi toplumunun yapısını anlamak

Türkiye’den bakınca Amerika’daki Yahudi toplumu güçlü, kurumsallaşmış ve etkili bir bütün gibi görünebilir. Oysa içeriden bakıldığında tablo çok daha katmanlıdır. Reform sinagoglarının ritmi, Muhafazakâr (Conservative) hareketin kendi içindeki yenilenme çabaları, modern Ortodoks sinagogların gelenek ile modern hayat arasında kurduğu hassas denge, bağımsız minyanların gönüllülük esasına dayalı deneysel yapıları ve kampüs merkezlerinin gençlerle kurduğu ilişki birbirinden farklıdır. Aynı şehirde yan yana duran iki sinagog bile tamamen farklı kültürlere, beklentilere ve ibadet ritimlerine sahip olabilir.

Amerika’da hahamlık eğitimi beş ila altı yıl sürer. Bu süreçte sadece klasik metinler değil, pastoral bakım, kriz yönetimi, topluluk dinamikleri, eğitim tasarımı ve liderlik becerileri öğretilir. Öğrenciler haftada onlarca saatlik ders programına, saha stajlarına, danışmanlık görüşmelerine ve liturji eğitimine katılır. Bir öğrenci sabah Talmud çalışıp öğleden sonra bir hastanede son dönem bakımında olan bir aileyle görüşme yapabilir; ertesi gün bir gençlik programı tasarlayabilir. Bu yoğunluk, hahamlığı yalnızca “dini bilgi aktarma” işi olmaktan çıkarır; aynı zamanda sosyal hizmet, psikoloji, iletişim ve topluluk yönetimi alanlarının kesiştiği bir meslek haline getirir.

Amerika’daki hahamlık modelinin önemli bir özelliği mezheplerin kendi eğitim kurumlarına sahip olmasıdır. Hebrew Union College (Reform), Jewish Theological Seminary (Muhafazakâr), Reconstructionist Rabbinical College ve daha küçük ama etkisi giderek artan mezhep-ötesi okullar (Hebrew College, AJR, AJRCA) her biri farklı bir hahamlık anlayışı sunar. Bu çeşitlilik, mesleğin esnekliğini artırdığı gibi, Amerika Yahudiliğinin de kendi içinde çok sesli bir yapıda ilerlemesine imkan tanır.

Bu sistem güçlü görünse de kendi içinde ciddi kırılganlıklar barındırır. Sinagogların finansman modelleri çeşitlidir; bazı cemaatler geniş bağışçı ağlarıyla ayakta dururken, bazıları yıllık bütçesini ancak üyelerin katkılarıyla toparlayabilir. Cemaatlerin demografik yapısı da hızla değişir: büyük şehirlerde daha genç ve hareketli topluluklar varken, daha küçük yerleşimlerde yaşlanan üyeler ve kapanma riski taşıyan yapılar vardır. Nesiller arası beklenti farklılaşır; genç kuşak daha yatay, katılımcı ve yaratıcı bir ibadet ve liderlik modeli ararken, daha eski kuşak ritüelin sürekliliğini ve kurumsal düzeni önemser.

Siyasi kutuplaşma da cemaat ilişkilerine doğrudan yansır; bazı sinagoglar sosyal adalet çalışmalarına ağırlık verirken, bazıları daha temkinli bir duruş benimser. Bu farklılıklar liderlik alanını karmaşık hale getirir ve hahamlığın yalnızca kutsal bir görev değil, aynı zamanda yoğun bir kurum yönetimi, duygusal dayanıklılık ve sürekli yenilenme mesleği olduğunu gösterir.

Bir sinagog yüzlerce etkinlik ve geniş bir personel kadrosuyla çalışırken, bir diğerinde haham hem dini lider hem idari sorumlu hem eğitimci hem de kriz yöneticisi olabilir. Bu geniş çerçeve, Amerika’daki hahamlığın neden güçlü bir formasyona ihtiyaç duyduğunu anlamayı kolaylaştırır.

Raporun gösterdikleri: Mesleğin ağırlığı ve umudu

 

Raporun en çarpıcı yanı, hahamların yüzde 97’sinin mesleklerini anlamlı bulması. Bu oran birçok meslekte görülmesi zor bir bağlılık ve motivasyon gösteriyor. Ancak anlam duygusunun yanında giderek büyüyen bir başka çizgi var: tükenmişlik.

Cemaatlerdeki beklentiler artarken, hahamların kendilerini yenilemeye, düşünmeye, metinlerle bağlarını tazelemeye ayıracak zamanları azalıyor. Bu durum, mesleğin doğasında bir gerilime işaret ediyor: yüksek anlam, yüksek yorgunluk.

Raporun dikkat çektiği bir diğer nokta, hahamlık mesleğinin giderek yaşlanıyor olması. Aktif hahamların önemli bir bölümü altmış yaşın üzerinde. Buna karşılık otuz beş yaş altı olanların oranı yalnızca yüzde altı. Yakın gelecekte büyük bir kuşak değişimi yaşanacak.

Ayrıca hahamlık giderek bir ikinci kariyer haline geliyor. Ortalama hahamlık yaşının otuz üç-otuz beş olması bunun bir göstergesi. İnsanlar başka bir meslekten gelerek haham oluyor; bu da mesleğe olgunluk katarken aynı zamanda gençlerin bu alana yönelmesini zorlaştırıyor.

Kadın hahamların ve LGBTQ+ hahamların artması mesleğe yeni bir soluk getiriyor. Fakat her şey sorunsuz değil; liderliğin görünmeyen yükleri hâlâ var.

Haham olmayı düşünüp vazgeçenler

Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, “hahamlık eğitimine başlamayı düşündüm ama başlamadım” diyen yaklaşık 450 kişi üzerine yapılan analiz. Bu kişilerin motivasyonları, haham olanlarla neredeyse aynı: metin sevgisi, toplulukla çalışma isteği, öğretme arzusu. Yani haham olmak istiyorlardı.

Peki neden başlamadılar?

Sebep çoğunlukla yapısal. Yüksek eğitim maliyeti, beş-altı yıllık uzun süreç, taşınma gerekliliği, cemaatlerle uyum kaygısı ve mezuniyet sonrası iş belirsizliği öne çıkıyor. Bu da gösteriyor ki, bu kişilerin hahamlığa dair isteği azalmamış; zor olan, yolun kendisi.

Yeni yollar, yeni modeller

Rapor, hahamların yalnızca sinagoglarda değil, kampüslerde, hastanelerde, sosyal yardım kuruluşlarında, eğitim kurumlarında görev almasının giderek arttığını gösteriyor. Bu alanların maaşları cemaatlere göre daha düşük olabilir; ancak iş-yaşam dengesi çoğu zaman daha sürdürülebilir.

Bir diğer dikkat çekici dönüşüm, hahamlık eğitiminin verildiği okullarda yaşanıyor. Büyük ve köklü mezhepler olan Reform ve Conservative kurumlarının kayıtlarında belirgin düşüş varken; daha küçük, esnek, mezhep-ötesi okullarda artış görülüyor. 2022-23 döneminde küçük okulların toplam öğrenci sayısı ilk kez büyükleri geçti.

Bu tablo, Amerika'da liderliğin merkezden çevreye kaydığını gösteriyor.

Türkiye'den bakınca

Bu raporu okurken düşüncelerim sık sık Türkiye'ye döndü. Türkiye'deki durum Amerika'dan özellikle niceliksel tarafta oldukça farklı. Cemaat nüfusunun küçüldüğü Türkiye'de hahamlık profesyonel bir meslek; ancak Amerika'daki gibi farklı mezhepler, farklı okullar, farklı yaklaşımlar yok. Görev yapan hahamlar tarihsel olarak Hahambaşılık altında tek bir çatıda toplanmış durumda. Türkiye'deki topluluk yapısı Amerika'daki non-Orthodox hareketlerden farklı; kadın-erkek eşit ibadet eden Reform ya da Conservative tarzı cemaatler Türkiye'de yok. Dolayısıyla bu rapordaki çeşitlilik ve çoğulluk Türkiye'nin gerçeğini yansıtmıyor.

Ama yine de rapordaki bazı sorular evrensel: Liderlik nasıl sürdürülür? Yeni nesil nasıl yetişir? Kurumlar nasıl nefes alır? İkinci kariyer modeli neler getirir?

Amerika'da büyük kurumlar kaynak bolluğuna rağmen sürdürülebilirlik sorunu yaşıyorsa, küçük topluluklar için bu sorun kat kat daha keskin. Küçük topluluklarda liderlik çoğu zaman dayanışma ve süreklilik üzerine kurulu; belki de Amerika'nın bugün deneyimlediği bu dönüşüm, farklı bağlamlarda yeni modellere ilham verebilir.

Kurumsal esneklik de önemli bir konu. Amerika'da büyük kurumların zorlandığı yerde küçük ve bağımsız yapılar güç kazanıyor. Türkiye'de yapı farklı ama yeni neslin bu merkezi yapılara önceki nesiller kadar aktif dahil olup olmamasıyla ilgili sorunlar benzer.

Uzak bir fotoğraf, yakın sorular

Raporu bitirdiğimde elimde yalnızca Amerika’ya dair bir tablo değil, liderlik ve topluluk üzerine daha geniş bir düşünce kaldı. Büyük toplulukların bütün imkânlarına rağmen zorlandığı noktaların, küçük toplulukların uzun süredir sezdiği kırılganlıklarla benzeşmesi dikkat çekiciydi. Hahamlıktaki değişim yalnızca bir mesleğin dönüşümü değil; toplulukların kendilerini nasıl yenilediğine dair daha geniş bir hikâyenin parçası.

Bazen bir topluluğun uzağından bakmak, kendi yakınımızı daha net görmemizi sağlıyor. Bu rapor da benim için böyle oldu. Amerika’daki hahamlık üzerine yazılmış gibi görünse de satır aralarında hep tanıdık meseleler vardı. Dünyanın neresinde olursak olalım, topluluk olmanın yükü ve imkânı benzer sorular etrafında dolaşıyor. Belki de en değerlisi bu soruları paylaşabilmek; çünkü bazen bir metnin bıraktığı en kalıcı şey, kesin bir cevap değil, birlikte düşünmeye açılan o küçük alan oluyor.

Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyenler, raporun İngilizce tam metnine atrarabbis.org/research/rabbinic-pipeline-study/ adresinden; raporla ilgili daha geniş Türkçe notlara ise bu ayın sonunda avierto.net üzerinden ulaşabilir. Bu vesileyle, bu çalışmaları yürütebilmemde katkısı olan Hrant Dink Vakfı Azınlık Hakları Akademisi ile Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği’ne teşekkür ederim.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün