Eylül hep yeniden başlamaktır: Ruh, sofra ve seçimlerimiz

Yaz yavaşça arkasını dönerken, eylülle birlikte yılın ikinci başlangıç mevsimine adım atıyoruz. Tatil ritminin rehaveti, geç saatlere kayan sofralar, düzensiz öğünler, belki biraz kontrolsüz kaçamaklar… Şimdi ise hem ruhsal hem bedensel bir geçiş zamanı. Peki bu geçişi suçlulukla mı yoksa şefkatle mi karşılıyoruz?

Verda ÇAKAN Yaşam
27 Ağustos 2025 Çarşamba

Eylül, sadece yaprakların değil, seçimlerin de döküldüğü bir mevsim olabilir. Yazın gevşekliğinden sonra, içimizde “Bu kez olacak!” dediğimiz yeni sözler belirir:

“Bu kış spor yapacağım.”

“Bu kez sigarayı bırakacağım.”

“Artık daha sağlıklı besleneceğim…”

Ama neden bu sözleri tutmakta zorlanıyoruz? Davranışsal psikolojiye göre bunun temel nedenlerinden biri ‘davranışsal zincirleme’ adı verilen bir mekanizma. Bir davranışı değiştirmek isterken, ona bağlı onlarca küçük alışkanlığı da değiştirmemiz gerekir. Örneğin sabah kahvesine eşlik eden sigarayı bırakmak, sadece sigarayı değil; sabah rutininizi, kahveyle kurduğunuz ilişkiyi ve belki de stresle baş etme biçiminizi de dönüştürmeyi gerektirir.

Bu nedenle, sonbaharı bir değişim sezonu olarak değil, ‘geçiş mevsimi’ olarak görmek çok daha sürdürülebilir. Büyük hedefler yerine küçük adımlarla başlamak, hem ruhumuzu hem bedenimizi daha dengeli hazırlar.

Eylül Ruhuna Uygun Küçük Ama Etkili Adımlar

1. Sofranı Dengele: Yazın artan serinletici içecekler, tatlılar ve dışarıda yemek trendi sonrası, ev yemeklerine dönmek iyi bir başlangıçtır. Haftada en az 3 akşam yemeğini erken saatlerde, evde, sakin bir şekilde tüketmeyi deneyin.

2. Bir Besinle Barış: Tatilde “çok yedim” diyerek kendinize yasakladığınız bir besini bu ay yeniden tanıyın. Yasakladığınız şey büyür; keşfettiğiniz şey ise yerini bulur.

3. Her Gün 20 Dakika Yürü: Eylül havası, ne bunaltıcı ne de üşütücü. Gün içinde açık havada 20 dakikalık yürüyüş hem sindirimi destekler hem de zihni dengeler.

 2025 Sonbahar Beslenme Trendleri ve Bilimsel Dayanakları

  1. Bağırsak Mikrobiyotası Ön Planda
    Harvard Tıp Fakültesi’nin 2024 yılında yayımladığı bir çalışmada, bağırsak sağlığının ruh hâlini ve bağışıklığı doğrudan etkilediği gösterildi. Bu yüzden yoğurt, kefir, kimchi ve kombucha gibi fermente besinler 2025’in yükselen yıldızları.
  2. Prebiyotik Zengin Beslenme:
    Pırasa, soğan, sarımsak, kuşkonmaz ve yulaf gibi prebiyotik lifler içeren besinler; sindirim sistemini güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda beyin sisi ve enerji düşüklüğü gibi belirtileri azaltabiliyor. British Journal of Nutrition, 2023’te yayınladığı makalede, prebiyotiklerin ruhsal dayanıklılığı artırdığına dair bulgulara yer verdi.
  3. Duygusal Açlığı Azaltan Renkli Tabaklar:
    Yeme psikolojisi uzmanları, rengârenk tabakların yeme davranışı üzerindeki etkisini vurguluyor. Özellikle kırmızı, mor ve turuncu sebzeler, dopamin ve serotonin üretimini tetikleyebiliyor.
  4. Yavaş Kahvaltı Ritüeli (Slow Breakfast)
    Oxford Mindful Eating Lab, hızlı tüketilen kahvaltıların gün boyu daha fazla atıştırma ihtiyacı doğurduğunu ve kan şekeri dalgalanmalarına neden olduğunu belirtiyor. Eylül, slow breakfast pratiğini yerleştirmek için harika bir dönem.

Bağışıklığı Güçlendiren Eylül Besinleri

Sonbaharda havalar değişmeye başlarken bağışıklık sistemi desteği kaçınılmaz oluyor. İşte bu dönemde sofranıza eklemeniz gereken doğal savaşçılar:

  • Zencefil ve Zerdeçal: Anti-enflamatuar etkileriyle hücreleri korur, vücutta doğal savunma hattı kurar.
  • Sarımsak: Doğal bir antibiyotik etkisi gösterir.
  • Nar ve C vitamini içeren meyveler (kivi, portakal, mandalina): Antioksidan deposu.
  • Ispanak, pazı, roka: Yeşil yapraklılar hem demir hem de bağışıklık sistemi için temel olan folat içerir.
  • Yoğurt ve kefir: Probiyotik içeriği sayesinde bağırsak savunmasını destekler.

Mevsim Geçişi Çorbası Önerisi: Bağışıklık Güçlendirici Kabak - Zencefil Çorbası

Malzemeler: Balkabağı, havuç, taze zencefil, zerdeçal, az tuz, karabiber, hindistancevizi sütü…

Hazırlık: Tüm sebzeleri haşlayın, baharatlarla birlikte blender’dan geçirin. Üzerine zeytinyağı gezdirip sıcak servis yapın. Özellikle akşam saatlerinde bedeninize sakinlik ve güç verir.

Ten Rengini Koruyan Besinler (Yaza Veda İçin Bir Tüyo)

Yazın kalan bronzluğunu biraz daha uzun süre korumak istiyorsanız:

  • Havuç, kayısı, mango: Beta karoten açısından zengin, cilt altı pigmentasyonunu destekler.
  • Ceviz, avokado: E vitamini ve sağlıklı yağlar ile cilt elastikiyetini korur.
  • Yeşil çay: Antioksidan deposu; hem içten hem dıştan parlatır.

Kışa Ruhsal Hazırlık İçin 3 Mini Öneri

  1. Bir ‘niyet defteri’ edinin: Haftada bir gün, o haftanın en iyi hissettiren anını yazın. Bu kış, karanlık değil, farkındalık taşısın.
  2. Yeni bir rutin başlatın: Meditasyon, yoga ya da kitap okuma. Küçük ama devamlı bir eylem.
  3. Ekran – Sofra Ayrımı: Akşam yemeğinde telefon değil, konuşma olsun. Zihin yemekle, duygu birliktelikle doyar.

Eylül; bedenimize, duygularımıza ve soframıza yeniden bakma ayı. Hatalarla değil, niyetlerle dolu bir geçiş olsun. Çünkü sonbahar sadece yaprakların döküldüğü değil, kendimize yeniden söz verdiğimiz bir mevsimdir.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün