77. Cannes Film Festivali dün akşam başladı

Ebru Ceylan´ın da üyeleri arasında olduğu jüri, ana yarışmanın 22 filmine yedi ödül verecek. Coppola, Lanthimos, Sorrentino, Audiard seçkinin ağır topları olarak ödül listesine girmeye çalışacaklar.

Viktor APALAÇİ Sanat
15 Mayıs 2024 Çarşamba

14- 25 Mayıs arasında gerçekleşecek 77. Cannes Film Festivali salı gecesi başladı. 77 yıllık festival tarihinde ilk kez bir kadın başkan, yönetici olarak sinema sektöründen gelme İris Knobloch, geçen yıl olduğu gibi ev sahipliği görevini yerine getirdi. Knobloch’un yanında Festival Genel Delegesi Thierry Fremaux ile birlikte Festival Sarayının girişinde kırmızı halılı merdivenlerin başında Açılış Galası’nın konuklarını karşıladı. Açılış Galasının takdimcisi Camille Cottin oldu. Fransız oyuncuyu ‘Menajerimi Arayın / Dix Pour Cent’ TV dizisinden tanıyoruz. Bu yıl Cannes’da Türk filmi yok; ama ana yarışma jürisinde bir Türk üye var: senaryo yazarı, fotoğraf sanatçısı, oyuncu Ebru Ceylan. Cannes’ın hemen hemen her ödülünü kazanan eşi Nuri Bilge Ceylan da evvelce jüri üyeliği yapmıştı. İkili bu görevi üstlenen ilk karı-koca olacaklar.

Açılış Galası’nın onur konuğu, Amerikan sinemasının gelmiş geçmiş en büyük aktrislerinden Meryl Streep oldu. 77. Festival’in başlama vuruşunu yapan üç Oscar Ödüllü oyuncuya bu vesileyle bir Onursal Altın Palmiye Ödülü sunulacak. 1989’da Cannes’da ‘Evil Angels’ filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülünü kazanan Streep, Jeanne Moreau, Jane Fonda, Agnes Varda, Catherine Deneuve, Jodie Foster gibi meslektaşlarının ardından festivalin onur konuğu olacak. 

Altın Palmiyeli iki yarışmacı

22 filmlik resmi seçkiye bakıldığında ilk göze çarpan, iki Altın Palmiye sahibi Francis Ford Coppola’nın ‘Megalopolis’inin festivalinin ağır topları arasında oluşu.  Amerikan basını bu iddialı filmi sinema tarihinin en önemli filmi Yurttaş Kane’ ile mukayese ediyor. Coppola ‘The Conversation’ ve Apocalypse Now’dan sonra büyük ödüle ulaşırsa, Cannes tarihinin üç Altın Palmiyeli ilk yönetmeni olacak. Film yıkıcı bir felaketin ardından New York’u bir ütopya olarak inşa etmek isteyen, Adam Driver’ın oynadığı bir mimarın hikâyesini konu ediyor.

İkinci Altın Palmiyeli yarışmacı olan Fransız Jacques Audiard’ın filmi ‘Emilia Perez’ bir komedi müzikal. 2015’te ‘Dheepan’ ile Altın Palmiye, 2009’da ‘Yeraltı Peygamberi’ ile Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Audiard’ın hedefi ‘Çifte Altın Palmiyeli Yönetmenler Kulübü’nün yeni bir azası olmak.

Beş usta yönetmenin filmleri

‘Sarayın Gözdesi / The Favourite’ ile Zavallılar / Poor Things’in Oscar Ödüllü ikilisi, Yorgos Lanthimos - Emma Stone’u bir araya getiren ‘İyilik Türleri / Kind of Kindness’, üç ayrı hikâyeden oluşan çağdaş bir komedi - dram filmi. İlk filmle bir, ikinciyle dört Oscar Ödülü sahibi Lanthimos, evvelce katıldığı üç Cannes Festivali’nden ‘The Lobster’ ile Jüri Ödülüyle ayrılmıştı. Cannes’ın müdavimlerinden, dram - fantezi filmi ‘Parthenope’ ile festivale yedinci kez katılacak olan Paolo Sorrentino yine ödül listesine girmeye çalışacak. Michel Hazanavicius, ‘Malların En Değerlisi / La Plus Precieuse des Marchandise’ ile, Ari Folman’ın Beşir ile Vals / Valse Avec Bachir’inden 16 yıl sonra Cannes ana yarışmasına bir animasyonla katılan ilk yönetmen olacak. Fransız yönetmen, Cannes’da lanse ettiği siyah-beyaz sessiz filmiyle beş Oscar Ödülü’nün sahibi olmuştu. II. Dünya Savaşı sırasında Auschwitz temerküz kampına götürülen Yahudi bir bebeğe odaklanan filmiyle, Hazanavicius Cannes’daki ilk ödülünü almak için yarışacak.

David Cronenberg, yakın birinin kaybının arkasında bıraktığı travmayı inceleyen ‘Kefenler / The Shrouds’ ile Cannes’a yedi kez katılmış olacak. Evvelce ‘Crach’ ile Jüri Özel Ödülü kazanan Kanadalı yönetmen, filminde Adam Driver’ın canlandırdığı bir adamın eşinin ölümüyle ilgili hesaplaşmasını anlatıyor. Geçen yıl festivalin Belirli Bir Bakış bölümündeki jüri üyeliği görevini, İran İslam Cumhuriyeti’nin pasaportuna el koymasıyla yapamayan Mohammad Rasoulof bu yıl ‘Kutsal İncirin Tohumu / The Seed of the Fig’ ile ana yarışmada yer alacak. Cannes’a evvelce beş kez katılan Zhang-ke Jia, ‘Akıntıya Kapıldım / Feng Liu Yi Dai’ ile Çin hakkında görmeye alışık olmadığımız şeylere odaklanacak.

Açılışta Fransız komedisi

Fransız sinemasının orta kuşak yönetmenleri arasındaki, üretkenliğine rağmen vasatların arasında yer alan Quentin Dupieux ‘2. Perde / Deuxieme Acte’ adlı filmiyle, yarışma dışı olarak 77. Cannes Film Festivali’nin açılışını yapacak. 17 yıllık kariyerine 13 film sığdıran, kendi yazdığı senaryolardan yola çıkan, görüntü yönetmeni ve kurgucu Quentin Dupieux bazı filmlerinin müzik partisyonunu da besteledi. Öngörülemeyen ve özgün konuları perdeye taşımasıyla kimi eleştirmen kendisini cesur ve yenilikçi buluyor. Kendi hesabıma filmleri arasında sadece Daaali’den keyif alabildim. Dupieux sinemasının karakteristiği ‘absürd’ü bir tür olarak kariyeri boyunca kullanması. Açılış filmi bende heyecan uyandırmadı. Tek tesellim Dupieux’nün tüm filmlerinde yetenekli oyunculara yer vermesiyle, ‘2. Perde’nin başrollerindeki Lea Seydoux, Vincent Lindon ve Louis Garrel’i izlemek oldu. Her üç oyuncu da Dupieux ile ilk kez çalıştılar. Fetiş oyuncusu Raphael Quenard ise yönetmenle dördüncü kez bir araya geliyor. Filmin konusu şöyle: Florence delicesine âşık olduğu David’i babasına tanıştırmayı arzulamaktadır. Ancak David ilgisini çekmeyen bu kadından kurtulmak için kendisini arkadaşı Willy’nin kollarına atmayı düşünmektedir. Müşterek bir arkadaşlarının katılımıyla dörtlü bir lokantada bir araya gelir. Dupieux’nün filmografisine bir göz atacak olursak, ‘Steak’ cerrahi konulu bir yol filmi, ‘Wrong Cops’ kötü polisleri merkezine alan bir komedidir. ‘Realite’nin kahramanı en iyi çığlığın peşindeki bir yönetmen, ‘Mandibules’de arabalarında buldukları dev bir sinek üzerinden para kazanma peşindeki açıkgözler, İncroyable Mais Vrai’de yeni taşındıkları evin bodrumundaki olaylarla kâbus yaşayan genç bir çift. Dupieux 2022’de yarışma dışı gösterilen ‘Sigara İçmek Öksürtür / Fumer Fait Tousser’den sonra ‘2. Perde’ ile Cannes’a ikinci kez katılmış olacak.

Furiosa: A Mad Max Saga’

77. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak en prestijli filmlerden biri, yarışma dışı ‘Furiosa: A Mad Max Saga’ festivalin ikinci gününde gösterildi. Avustralyalı George Miller’in 45 yıla yayılan beş filmlik serisi, toplumsal ve çevresel çöküşün eleştirisi olan bir mit karakter üzerinden bir mitoloji yarattı. 1979’da başlayan serinin ilk üç filminde Avustralyalı aktör Mel Gibson kariyerinin henüz ikinci yılında uluslararası üne kavuşmuş, sonraları aralarında iki Oscar, bir Altın Küre bulunan 40’ın üzerinde ödülün sahibi olmuştu. Dördüncü Mad Max filminde Furiosa karakterini canlandıran Charlize Theron kariyerinin en parlak performanslarının birini çıkarmıştı. A Mad Max Saga’da Furiosa’nın daha genç bir versiyonunda Anya Taylor-Joy’u izledik. George Miller bu son iki filmiyle, izleyiciyi soluksuz bırakan kurgusu ve yarattığı post apokaliptik dünyanın portresini ortaya koyma becerisiyle, aksiyon sinemasının mihenk taşlarından biri olduğunu kanıtlıyor. 79 yaşındaki yönetmenin ‘Neşeli Ayaklar’ filmiyle 2006’da kazanılmış En İyi Animasyon Filmi Oscar Ödülü var.

Cannes seçkisinin diğer bir prestijli yarışma dışı gösterimi, Kevin Costner’in ‘Ufuk, Bir Amerikan Destanı / Horizon, An American Saga’ adlı epik filmiyle olacak. Kevin Costner’ın 35 yıllık projesini hayata geçirdiği film dünya prömiyerini Cannes’da yapacak. Filmin aylar sonra vizyona girmesi bekleniyor. Bu tarihi film Batı Amerika’nın fethini konu alan birkaç bölümden oluşan iddialı bir projenin ürünü. Kevin Costner kariyeri boyunca, kökenleriyle, efsaneleriyle ve kusurlarıyla Amerika’yı tasvir etmeye çalıştı. 1990 tarihli ‘Kurtlarla Dans / Dances With Wolves’da 1865’te Amerikan İç Savaşı sırasında Batı’nın unutulmuş, terkedilmiş bir karakoluna tayin edilen bir askerin öyküsünü anlatmıştı. Costner bu ilk yönetmenlik denemesinde olağanüstü bir başarı göstermiş, aralarında En İyi Film ve En İyi Yönetmen dallarının olduğu yedi Oscar Ödülü ile taçlandırılmıştı. Senaryo yazılımına da katılan Costner’in yanında epik western draması ‘Horizon, An American Saga’nın Sienna Miller, Sam Worthington ve Jena Malone’dan oluşan oyuncu kadrosu var. İç Savaş’tan önce ve sonrasındaki 15 yıllık bir süreci kapsayan film, Batı’ya genişlemenin, doğal unsurlardan bu topraklarda yaşayan yerli halklarla etkileşmelere ve bu toprakları kolonileştirmeye çalışanların acımasız kararlılığına kadar birçok zorluklarla dolu olduğunu anlatıyor.

Bir başka Amerikalı sanatçı, George Lucas festivalin Kapanış Gala’sında Onursal Altın Palmiye Ödülüyle taçlandırılacak. ‘Star Wars’ serisinin yaratıcısı, ‘İndiana Jones’un fikir babası, Kaliforniya doğumlu 80 yaşındaki George Lucas, Cannes Festivali’nin 1971 yılından beri müdavimi. ‘American Graffiti’ (1973) ile Harrison Ford’u keşfeden, distopik bilimkurgu filmi ‘THX 1138’ ile Cannes’da yarışan, son yarım yüzyılda Hollywood’a damgasını vuran sanatçılardan biri, animasyon dalında yeni bir çığır açan Pixar’ın başındaki Lucas, teknik alanda sinema sanatına büyük katkılarda bulundu.

Viktor Apalaçi 77. Cannes Film Festivali hakkında ayrıntılı değerlendirmesini Şalom TV'ye yaptı. Aşağıdaki linkten videoya ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=6cwegLcPOzg

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün