Orada bir köy var uzakta

Cüneyt DİRİCAN Ekonomi
17 Nisan 2024 Çarşamba

İktisat biliminin (kuralları) içerisinde birçok okul ve anlayış bulunmaktadır. ‘American Economics Association (AEA)’, ‘Journal of Economic Literature (JEL)’ EconLit kodları akademik çalışmaların kolayca ve konu bazlı taranabilmesi için kullanılan başlıklardan biridir.

‘B. History of Economic Thought, Methodology, and Heterodox Approaches’ başlığı altında bu farklı okulların kodlarını bulmak mümkündür. Epistemolojik kopuş kavramı da bilimin içerisinde yer alsa da bizde sanki bilimsellikten kopuş gibi sunulmuştur. Koca EconLit kodlarında bir tek ortodoks çözüm, neoklasik okul varmış gibi lanse edilince ki ortodoks iktisadın monopolcü yapısını haberlerde, yorumlarda, sosyal medya, TV ve gazetelerde sürekli deneyimledikçe pek şaşırtıcı değil aslında, haliyle ezberlerin, dogmaların dışındaki söylemler bir anda dışlanıyor, yanlış veya yokmuş gibi var sayılıyor.

1885 yılında kurulan American Economics Association 20 bin üzerinde akademisyen, iş insanı, kamu görevlisi ve danışman ile kar amacı gütmeyen bir organizasyon. Şimdi AEA’nın Jel Codes arasında “B5 Current Heterodox Approaches” altındaki “B52 Modern Monetary Theory” ve “B55 Social Economics” başlıklarını yok saymak mı daha ilginç olurdu yoksa heterodoks anlayışı iktisat bilimi kurallarına aykırı diye tanımlamak mı?

Bu kavram karmaşasında tabii ki ortodoks ve heterodoks politikaları iyi tanımak ve tanımlamak lazım. Her mali politika uygulaması bu başlıklara tekabül etmiyor olabilir. Ancak acı reçete, CDS primi, Dünya Bankası, rasyonel yatırım, iktisat biliminin sınırları, kopmuş linkleri gibi kavramların da tek doğru, salt çözüm veya alternatif olmadığını da bilmek lazım.

Nitekim bu hafta yine üç ezber bozucu haber vardı uluslararası basında. Bloomberg, The Economist ve Financial Times haberleriydi.

JPMorgan Chase Asset Management yöneticisi Jack Manley yüksek faiz enflasyonu azdırıyor dedi. Yani bizdeki bilinen adı ile faiz sebep, enflasyon sonuç. Bloomberg’de yer alan haberde mortgage kredi faiz yükü arttıkça, bu maliyeti ev sahiplerinin kiralara doğrusal yansıttığını, bunun da enflasyonda olumsuz etki ettiğini söyledi. Bizdeki % 25 gibi yani. Rasyonel diyerek konulan narh kira fiyatlarında yeni kontratlarda daha çok artışa neden oldu.

The Economist’te yer alan “Dünyanın tedarik zincirlerinde güç kimin elinde?” makale ise benzer bir şey diyordu. İşletme sermayesi açığının maliyeti arttıkça yani faiz yükü artınca işletmelerin finansman giderleri ve vadeli alım stok maliyetleri artıyor, bu da enflasyonu körüklüyor diyordu. Oldu mu size fahiş fiyat.

Financial Times’daki haber ise Greg Kaplan, Benjamin Moll ve Gianluca Violante (2018) tarafından sunulan ‘Heterogeneous Agent New Keynesian (HANK)’ modeliydi. Öne sürdükleri HANK modelinde (farklı) gelir ve varlık dağılımının, maliye politikalarının, ekonomideki değişik ajanların para politikasına etkisinden bahsediyorlardı. Buna göre politika faizinde farklı gelir gruplarını dikkate almak gerekir demişlerdi. Faiz herkese aynı şekilde etki etmez yani. Tanıdık geldi mi? Nüfusun % 20’lik üst gelir grubunda faiz artışları hiçbir fark yaratmazken, kalan alt gelir gruplarında faiz yükü başta eğitim olmak üzere gıda (geçim) harcamalarının yükünü arttırıyor. Keza maliye politikalarının gelir üzerindeki etkilerini de dikkate alan HANK modeli, bizdeki haziran sonrası vergi maliyetlerinin artışının gelirler üzerindeki etkisini özetliyor aslında. Haber, merkez bankalarının para politikaları çözümsüz kalınca, örneğin yeniden artışa geçen ABD TÜFE gibi, HANK modelini dikkate almak istediklerini yazıyordu. Kısaca sosyal ekonomi denilebilecek, insanı odağa alan politikalar. Bir farklı ifade ile nöro iktisat denilebilir.

O zaman cümleyi bir daha hatırlayalım. Kararı okurlar, hane halkı versin. Bakalım gelinen noktada bu bilgiler ışığında iktisat bilimi sınırları nerede başlıyor, bitiyor, kuralları uygulayanlar aslında bunları gerçekten ne kadar biliyor. Gerçi hane halkı geçen ay kararını verdi. Neoklasik ortodoks politikalar için.

“Neoklasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks yaklaşım, günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöro ekonomiyle daha fazla önem kazanmaktadır.”

Kayıplar salt ekonomik değil. Kahneman. Yatırımcı (insan) irrasyoneldir demişti. Tanrı Parçacığı diye bilinen Peter Higgs ile birlikte son haftaların bilimdeki önemli kayıpları.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün