“Beslenme buzdağının tepesi, psikoloji o dağın görünmeyen kısmı”

Kilo alıp-verme, günümüz modern insanının kişisel olarak uğraştığı alanların başında geliyor. Birçok kez çabalar, kalıcı olmuyor; süreç bir kısır döngü halini alıyor. İşte bu kısır döngüyü kırmanın yolunu Beslenme Psikolojisi Danışmanı Verda Çakan gösteriyor. Verda ile kendi deneyimlerinden yola çıktığı ´duygusal beslenme´ yolculuğunu dinledik.

Virna GÜMÜŞGERDAN Söyleşi
20 Mart 2024 Çarşamba

Sevgili Verda, ‘Sevgi Karın Doyurur’ başlıklı bir kitabın bulunuyor. Başlığı çok ilgi çekici… Kitabında neden bahsediyorsun?

Kitap, benim kendi duygusal beslenme yolculuğumu anlatıyor. Çocukluk dönemimden başlayan kilo problemimin altında yatan bilinçaltı duyguları ve bu duyguları, günümüze kadar nasıl dönüştürdüğüm ile ilgili. Duygusal beslenme ile yaptığım hafifleme yolculuğumu paylaşıyorum. Kilo, diyet, rejim gibi hayatımızda var olan bu kelimelerin yerini hangi kelimelerle değiştirebileceğimizi ve hangi duygularımızdan dolayı sürekliliği sağlayamadığımızı anlatıyor. Aslında kısaca yeni nesil beslenme kitabı diyebiliriz. Beden, zihin bütünlüğünü bir diğer deyişle holistik bir bakış açısıyla yaklaşarak istediğiniz bedene nasıl ulaşabileceğinizi, farkındalığınızı nasıl arttırabileceğinizi anlatan bir yolculuk kitabı.

 

Bu konuda bilgi ve birikimin nasıl oluştu? Nasıl eğitimler aldın?

Üniversiteyi Amerika’da iletişim üzerine okudum. Türkiye’ye döndükten sonra uzun yıllar çeşitli dergilerde editörlük yaptım. Ancak hem kendi kilo alıp verme yoluculuğum hem de beslenme psikolojisi konusuna karşı ilgim ve tutkum beni tekrar okula döndürdü. İlk önce temelden başladım; Kaliforniya Üniversitesinde beslenme üzerine eğitim aldım. Daha sonra Harvard Üniversitesi’nin sağlıklı yeme, bilişsel fitness sertifika programlarını tamamladım. Ardından sırasıyla Stanford Üniversitesi Sağlıklı Beslenme sertifika programı, Edinburg Üniversitesi obezite programı, İmperial College sağlık koçluğu uzmanlığı, Opal Success Duygusal Yeme ve Yeme Bozuklukları Uzmanlığı ve en son olarak Anti-Aging Beslenme eğitimleri aldım.

 

‘Duygusal Beslenme’ ifadesi, senin yarattığın bir terim mi?

Hayır, ben yaratmadım. “Emotional Eating” teriminin Türkçeleşmiş hali. Kendi markamın ismini de daha anlaşılabilir olması için bu şekilde seçtim. Bu terim, dünyada obezitenin en çok olduğu ve araştırmaların yapıldığı Amerika’da ortaya çıktı. Kilo probleminin veya tam tersi kilo alamamanın altında yalnızca yemek yemek olmadığını, temel problemin duygusal açıdan incelenmesi gerektiğini anlatan, fiziksel açlık ve duygusal açlığı birbirinden ayıran bir terim diyebiliriz.

Defalarca diyet yapmış ve kalıcı sonuç alamamış kişilere ne gibi önerilerin olabilir?

Kendinize sormanız gereken ilk soru “Beni yiyen nedir olmalı?” Beslenmeyi bir buzdağının tepesi, psikolojiyi ise o dağın görünmeyen kısmı gibi düşünebiliriz. İkisi, bir bütündür. Her insanın, her olaya tepkisi farklı olabilir. Psikolojimizdeki değişiklikler, çocukluğumuzdan gelen bilinçaltı travmaları, sosyal veya iş hayatımızda yaşadıklarımız beslenmemize; dolayısıyla bedenimize yansır. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız ilk adım olarak, hangi yiyecekleri yediğinizi ve yemeden önceki duygu durumunuzu gözlemleyip bir yiyecek günlüğü oluşturmanızı tavsiye ederim. Bir süre kendinizi yalnızca gözlemleyin.

Yeni bir hayatın ilk adımı ne olmalı sence?

Anda kalabilmek önemli. Bize kilo aldıran iki olgu vardır; biri geçmiş diğeri de gelecek kaygısıdır. Geçmiş ile geleceği ayırabilirsek, duygusal beslenme sendromu olarak adlandırdığım yeme bozukluklarını çok daha kısa sürede çözebiliriz. Çünkü, geçmişten gelen duygularımız ve gelecek kaygılarımız, beslenme problemleri yaşamamıza yol açıyor. Kendimizi ‘an’a taşıyacak hobiler, aktiviteler bulmak çok önemli.

Konuyla ilgilenenler seni nereden takip edebilir?

Duygusal Beslenme podcastlerimi Spotify’dan, Verda Çakan YouTube kanalımdan, Duygusal.Beslenme Instagram sayfamdan ayrıca StoryTel’den kitabımı dinleyebilirler.

Verda Çakan’ın kitabından…

“Kilolarımla onlarca kez başa çıkmış; yüzlerce diyet yapıp, defalarca kilo vermiş biri olarak bu sefer yapamıyordum. Ama neden? İçimdeki o motivasyon nereye gitmişti? Neredeyse, bir diyetisyen kadar bilgiye sahiptim. Bir çekmece dolusu diyet listesi, son altı ayda gittiğim iki farklı beslenme uzmanı bile motivasyonumu geri getiremiyordu. Hayatımda yanlış giden bir şeyler vardı. Doksan kiloya doğru yol alırken yüklerim giderek artıyor, mutsuzluğum katlanıyordu. Artık buna bir son vermem gerekiyordu.”

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün