Hineni; İşte buradayım

Rubi ASA Sanat
15 Kasım 2023 Çarşamba

Günlerin getirdiğiyle bir şaşkınlık dönemine girdik. Gelişmeler dünyanın tekinsiz hallerine kanıt olacak şekilde geleceği biraz daha karartıyor adeta.

İnsanlar artık varlıklarını hangi ülkede hangi koşul altında ve gelecekten ne umarak sürdürebileceğine dair kuşkular içinde. Ne millet ne devlet ne de inanç birlikteliği bu dayanışmayı kurmaya yetmiyor.

İnsanlar çaresizlik içinde ışığı bulma çabalarında umutsuzluklarının zirvesinde bir yerlerde durmuş geleceğin nasıl şekilleneceğini, tepelerinde bombasız bir günün ufkunu düşlerinde bekliyorlar.

 

Hineni,

İşte buradayım.

 

Bayramlarda sinagogda okuduğumuz duaların çoğunda birinci çoğul şahıs kullanılır:

“Seni övüyoruz. Tanrım, günah işlediğimiz için bizi kurtar. Cemaatimiz olarak dua ediyoruz ve kendimizi bir bütün olarak sana ifade ediyoruz” der gibi.

Ancak Roş Aşana ve Yom Kipur'daki Musaf dualarından önce geleneksel olarak hazan tarafından okunan Hineni ile başlayan dua, kutsal bayramlarda okunan sayısız sayfalık övgü ve duadan biraz farklıdır…

Burada birinci tekil şahıs olarak ifade edilir. İlginç bir şekilde, cemaat duanın bu anına seyirci kalıyor gibi görünür ve izleyicidir adeta. Hazan, Tanrı ile birebir diyaloga girerek, kişisel eksikliklerine rağmen duasının olumlu karşılanmasını ister.

Hazan şunu okur: “Hineni he'ani mima'as. İşte buradayım, her bakımından yoksunum. Ama yine de Tanrım, halkın İsrail adına onları bağışlatmak ve yalvarmak için huzuruna geldim.

Adonai, s'fatai tiftach, ufi yagid tehilatecha. Tanrım, dudaklarımı aç ki, ağzım sana övgü dolu sözler söylesin.”

Tam da düşüncelerimizin en güçlü odağında ve irademizin doruğunda yetersiz ve eksik kalmanın insansal bir zaaf olduğunu bilip yalvarıyoruz.

Metnin ilk kelimesi olan ‘Hineni’, Tanrı'ya başımıza gelenlerle ilgili sorumluluğun bir kısmını paylaştığını hatırlatmak içindir. Bu basit İbranice kelime, binlerce yıllık Yahudi dönüşümünü ve sorumluluğun kabulünü ifade ediyor.

 

Hineni,

İşte buradayım.

 

Oysa güncel İbranicenin kullanımıyla bir mekanda fiziksel olarak bulunmanın basit bir göstergesi olan ‘Hineni’ kelimesi, burada daha çok varoluşsal bir ifadedir. Sadece burada değilim, aynı zamanda da huzurundayım ve hazırım.

Ruhsal olarak tamamen varım ve bütünüm. Kim olduğumu, benim için neyin önemli olduğunu ve başkaları için değişimi nasıl etkileyebileceğimi düşünmeye dönüştürmeye hazırım.

İşte, anlamlandırmakta güçlük çektiğim neden ve niçinini sorguladığım günümüzün savaş günleri; derinlemesine bana bu duayı ve çekilen sadece İsrail ve Filistin toplumu için değil yaşadığımız farklı coğrafyalarına dahil eşlik eden tüm kötülüklerin karşısında insanlara karşı önyargısız ve kucaklaşmaya açık bir alçak gönüllülükle yeniden başlama duygusunu arzulattı.

Hineni,

İşte buradayım.

Tanrı İbrahim'e oğlunu kurban etmesini söylediğinde İbrahim "Hineni" diye yanıt verdi.

Buradayım.

Daha sonra Tanrı'nın meleği İbrahim'in kurbanı gerçekleştirmesini engellemek için geldiğinde İbrahim bir kez daha "Hineni" dedi.

Tıpkı Musa yanan çalının önünde durup içeriden adıyla çağrıldığında o da "Hineni" diye karşılık verdiği gibi.

Bu bölümlerde İbrahim ve Musa dönüşmüş olarak yeniden var olurlar.

Dileğim savaşın yeniden dönüşüp barışa yol açması ve kayıpların bir daha yaşanmaması.

***

Uzun süredir başucumda Leonard Cohen’in ‘Sevda Kitabı’ var. Bu umutsuz günlerde onun şiirleri dünyayı anlamak var olma duygusuyla yoğunlaşma ve yaşananları anlamlandırmak adına bir turnusol kağıdı görevinde adeta.

Bazen umutsuz bazen coşkun ve sevdalı bazen her şeye herkese öfkeli ama hep umutlu.

Cohen Sevda Kitabı’nda okurları şiirin ve şarkının buluştuğu noktaya davet ediyor. ‘Sevda Kitabı’, 1967 yılında gitarını ilk kez eline almadan çok önce, Montreal'da ilk şiir kitabını yayınlamış olan Cohen'in şair kimliğini tanımamızı sağlayan büyüleyici bir yapıt.

Leonard Cohen kariyeri boyunca, Yahudilik inancını, kültürel mirasını ve Tanrı olgusunu müziğinde aradı, durdu. Notalara döktü, şiirler besteledi, desenler çizdi; tüm bunlarla müziğini gelecek kuşaklara taşıdı ve aramızdan onlarca kayıt bırakarak ayrıldı.

Son albümü ‘You Want It Darker’ büyüdüğü Shaar Hashomayim Sinagogu korosu ile başlıyor. Sinagogun hazanı, ‘Hineni’ nidasını, şiirin travmatik söyleminin ana teması yapıp, insanoğlunun Tanrı’ya koşulsuz teslimiyetinin kutsiyetini simgeliyor. Sözcük adeta bir nakış gibi Cohen’in ağzından üç kez tekrarlanıyor, her tekrardaki vurgunun hızlanarak artması teslimiyetin bir kurtuluş ve Tanrı’yı kucaklayış olduğu anlatmak ister gibidir.

“Buradayım!”

Bu; Tanrı’ya ilk inanan ve Yahudi atası olan Abraham’ın sınavıdır aslında. Tanrı’nın Yitshak’ı kurban istemesi, Abraham’ın ilahi otoriteye teslim olmasının söylemidir aslında. 

Umarım günlerin getirdiği bu şaşkınlık dönemi son bulur gelecek günler daha umutlu ve tüm insanlık için barış ve mutluluk yuvası olacak insanlık alemini yeniden oluşturur. 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün