Filmekimi başlıyor

İKSV tarafından 22. kez düzenlenecek Filmekimi 13- 22 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. 47 filmlik zengin programında, Cannes´dan Venedik´e, Toronto´dan Locarno´ya uluslararası festivallerde dünya prömiyerlerini yapan ödüllü filmler var. 1818´de Kilise´nin kaçırıp Hıristiyanlaştırdığı Yahudi çocuğun öyküsünü anlatan ´Kaçırma´yı da izleyebileceğiz.

Viktor APALAÇİ Sanat
11 Ekim 2023 Çarşamba

Festivalin başlama vuruşunu Sophia Coppola’nın biyografik filmi ‘Priscilla’ yapacak. Geçen ay Venedik’te genç aktris Cailee Spaeny’ye En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getiren filmde Priscilla Beaulieu ile Elvis Presley’in fırtınalı birliktelikleri mercek altına alınıyor. Açılış Galası’nda gösterilen bu prestijli filmden sonra, yine Venedik’ten Altın Aslan Ödülüyle ayrılan Yorgos Lanthimos’un ‘Poor Things’i Kapanış Galası’nda yer alacak. Oscar Ödüllü ‘Sarayın Gözdesi / The Favourite’ten beş yıl sonra yine bir dönem filminde Yunanlı yönetmen, ölüyken diriltilen Bella Baxter’in hayatını anlatıyor. Yine Tony McNamara’nın senaryosunu yazdığı filmde Emma Stone, Willem Dafoe ve şaşırtıcı mizanseniyle Lanthimos’un harikalar yarattığı söylendi.

İtalyan veteran yönetmen Marco Bellocchio’nun ‘Kaçırma / Rapito’su Katolik Kilisesinin az bilinen bir skandalına odaklanıyor. Papa 9. Pius’un emriyle Bologna’dan kaçırılan altı yaşındaki Yahudi çocuk Edgardo Mortara Roma’ya getirilerek bir ‘beyin yıkama’ operasyonuyla Hıristiyanlaştırılmıştı. ‘Kaçırma’ festivalde dört kez gösterilecek: 18 Ekim’de Nişantaşı City’s 11.00’de, 19 Ekim’de Kadıköy Sineması’nda 11.00’de, 20 Ekim’de Sinematek Sinema Evi’nde 21.30’da, 21 Ekim’de Beyoğlu Atlas’ta 13.30’da.

Cannes’ın ödüllü filmleri

Son Cannes Festivalinin kaliteli birçok filmi programda yer alıyor. Aki Kaurismaki’nin hüzünlü romantik komedisi ‘Sararmış Yapraklar / Fallen Leaves’i, Jonathan Glazer’in özgün Holokost filmi, Büyük Ödül sahibi ‘The Zone of Interest’i, Ken Loach’ın yeni göçmen draması ‘Umudunu Kaybetme / The Old Oak’u, Nanni Moretti’nin politik hicvi ‘Güzel Günler / İl sol Dell’Avenire’i, dünya prömiyerini Cannes’da yapan Pedro Almodovar’ın kısa westerni ‘Strange Way of Life’ı, yeni Arjantin sinemasının yıldızlarından Rodrigo Moreno’nun ‘Kabahatliler / Los Delicuentes’i, Lale Ödülü sahibi Aslı Özge’nin ‘Kara Kutu’su Filmekimi’nde seyircilerle buluşacak.

2023 Cannes Festivali’nde Hirokazu Kore-Eda’nın şanına yakışmayan filmi ‘Canavar / Monster’ ilgi çekmedi. Koji Yakusho’yu En İyi Erkek Oyuncu yapan Wim Wenders’in ‘Mükemmel Günler / Perfect Days’, Cannes’da ilk filmlerini yapan yönetmenlere verilen Altın Kamera Ödülü sahibi ‘Altın Kozanın İçinde / Inside The Yellow Cocoon’, Belirli Bir Bakış bölümünün En İyi Film seçilen, acı, tatlı büyüme hikâyesi ‘Nasıl Seks Yapacağız / How To Have Sex’, aynı kategoride FİPRESCİ Ödülünü kazanan Felipe Galvez’in ‘Sömürgeciler / Los Colones’i programda yer alıyor.

Venedik Festivali’nde ikincilik ödülü sayılan Büyük Ödül’ü kazanan Ryusuke Hamaguchi’nin ‘Kötülük Diye Bir Şey Yok / Aku Wa Sonzai’, Matteo Garrone’yi bu festivalin En İyi Yönetmeni yapan ‘Kaptan Benim! / İo Capitano!’su izlenmeyi hak eden filmler arasında. Adana Altın Koza Festivali’nde izlediğim İlker Çatak’ın ‘Öğretmenler Odası’nı okurlarıma şiddetle öneririm. Türk-Alman yönetmen, eğitim sistemine eleştiri getirdiği filmdeki başarılı mizanseniyle dikkati çekiyor. Bu filmin konusunu ve eleştirisini merak edenler geçen haftaki yazıma bakabilir.

Zeki Demirkubuz’un olaylı Antalya Altın Portakal Festivali’nden çektiği ‘Hayat’ı Filmekimi’nde izleyebileceğiz. İlgi Manyağı’ ile hayranlığımızı kazanan Norveçli yönetmen Kristoffer Bogli’nin son filmi ‘Rüya Senaryo / Dream Scenario’ komedisi, Monia Chokri’nin Cannes Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen ‘Simple Comme Sylvain’ romantik komedisinin yanı sıra Fransız sinemasının aykırı filmler yönetmeni olarak bilinen Quantin Dupieux de ‘Daaaali!’ ile Salvador Dali’yi filmin merkezine alacak. Katalan yönetmen Amat Escalante ‘Gecede Kaybolanlar / Perdidos En La Noche’de bizleri Meksika’nın küçük bir maden kasabasına götürecek. Babat Jalali’nin ‘Fremont’u Afgan göçmen bir genç kadının Amerika günlerine odaklanıyor.

Sefiller’ filminin unutulmaz Fransız yönetmeni Ladj Ly, bizlerde aynı coğrafyada geçen konulu ‘İstenmeyenler / Les İndésirables’da kenar mahallelerin sorunlarına politik bir gözle bakıyor. Altın Palmiye sahibi Alman yönetmen Wim Wenders, ‘Mükemmel Günler / Perfect Days’de bir tuvalet temizleyicisi olarak hayatından son derece memnun kahramanının bir gün boyunca yaşadıklarını anlatıyor. Bu yıl Cannes’ın Eleştirmenler Haftası’nın açılışını yapan Koreli Jason Yu’nun ‘Uyku / Jam’ı, yeni evli Hyun’un gördüğü kâbuslardan yola çıkıyor. J.A. Bayona Venedik’in kapanışında gösterilen ‘Kan Kardeşliği / La Sociedad De La Nieve’de, 1972’de And Dağlarına düşen uçaktan kurtulanların yaşadıklarını anlatıyor.

 

Sekiz Fransız filmi

Yazımın amacı sinemasever okurlarıma Filmekimi’nde gösterilecek filmlerin tanıtımını yapmaktı. Ancak yazımın telefon rehberi sevimsizliğine dönüşmemesi için, ikinci kısmında evvelce gördüğüm filmler hakkında doyurucu bilgiler vermeye çalışacağım.

Justine Triet’nin senaryosunu eşi Arthur Harari ile birlikte yazdığı, kendisini Cannes Festivali tarihinin 3. Altın Palmiyeli kadın yönetmen yapan ‘Bir Düşüşün Anatomisi / L’anatomie D’une Chute’ yılın en iyi filmlerinden biri. Film, sebebi belirsiz bir düşme sonucu ölen kocasını öldürmekle suçlanan bir kadının dava sürecini konu alıyor. Mahkeme salonundaki acımasız sorgulamanın sebeplerini düşündürerek filmi sosyo-politik açıdan derinleştiren Triet, polisiye türünden, evlilik dramasına uzanan bir çizgide insani açmazları sergiliyor. Bu rolde Sandra Hüller performansıyla büyülüyor.

Mayısta Cannes’ın Açılış Galası’nda yarışma dışı gösterilen ‘Jeanne Du Barry’nin yönetmeni, senaryo yazarlarından biri ve başrol oyuncusu Maiwenn. Yoksul bir terzinin gayrimeşru kızı olarak doğan, sarayda yükselerek 15. Louis’nin metresi olan Jeanne Bécu’nün hayatını anlatan filmde kralı Johnny Depp canlandırıyor.

Valérie Donzelli’nin yönetip, senaryosunu Altın Palmiye sahibi Audrey Diwan ile müştereken yazdığı ‘Narsistle Aşk / L’amour Et Les Forets’, prömiyerini yaptığı Cannes Belirli Bir Bakış bölümünde çok beğenildi. Yeni tanıştığı bir adamın hayatının erkeği olduğuna inanan Blanche, çok geçmeden kendini sahiplenici ve tehlikeli bir adamla zehirli bir ilişkinin içinde bulur. Bu rolde Virginie Efira son yıllardaki çıkışını sürdürüyor.

Catherine Breillat’nın yönetip senaryo yazılımına katıldığı ‘Geçen Yaz / L’été Dernier’ kocasının ilk evliliğinden olan üvey oğluyla ilişkiye giren orta yaşlı bir avukat kadına odaklanıyor. Léa Drucker’in çok başarılı olduğu film Cannes’da skandal yaratmıştı.

Yarışmaya alındığı duyurulduğu andan itibaren aynı festivalin asıl skandal filmi, Catherine Corsini’nin senaryosunu yazıp yönettiği ‘Eve Dönüş / Le Retour’ izleyiciyi ikiye bölen film oldu. İşi icabı evliliğini yaptığı Korsika’ya dönen 40’lı yaşlardaki Kheididja’nın iki kızıyla yaşadıklarını anlatan film, Catherine Corsini’nin cinsel tercihine uygun konusuyla çok konuşuldu.

Vietnam doğumlu Fransız yönetmen, senaryo yazarı, yapımcı Anh Hung Tran Şeflerin Aşkı / La Passion de Dodin Bouffant’ ile Cannes’da En İyi Yönetmen seçildi. Filmi bu yıl Oscar’da Fransa’yı temsil edecek. Film, olağanüstü bir aşçı olan ve ünlü bir gastronomi uzmanı Dodin’in yanında çalışan Eugenie’nin hayatını anlatıyor. Bu rollerdeki Juliette Binoche ve Benoit Magimel’e rağmen, diyaloglara boğulan bu filmde çok sıkıldım.

Sevmediğim ender Fransız yönetmenlerden biri olan Michel Gondry, senaryosunu yazıp yönettiği Çözümler Kitabı / Le Livre Des Solutions’ ile yine düş kırıklığına uğrattı. Yaratıcılığını yapımcılarına kabul ettiremeyen sorunlu bir film yönetmeninin bu sıkıcı öyküsünde yönetmen, teyzesinin yaşadığı köyde filminin çekimlerini tamamlamaya çalışır. Ancak o kadar çok fikri vardır ki, öğütlerle dolu ‘Çözümler Kitabı’nı yazmaya karar verir.

‘Hayvan Krallığı / Le Regne Animal’, günümüz Avrupa’sındaki muhafazakâr eğilimler, mülteci akını ve ‘öteki’ye bakışla kutuplara ayrılan toplumun fantastik bir yansıması. Cannes Belirli Bir Bakış bölümünde yarışan bu Fransız yapımı, insanları yaratıklara dönüştüren mutasyon dalgasıyla sarsılan bir dünyada geçiyor. Başrollerini Romain Duris ve Adele Exarchopoulos’un oynadığı bu iddialı film beklentilere cevap vermekten uzak.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün