Kuş Uçuşu: Bir av ve avcının hikâyesi

Kültür&Sanat&Spor
8 Haziran 2022 Çarşamba

Roysi Rubin

 

2020 yılının mart ayında COVID-19 salgınının hayatımıza girmesiyle birlikte hayatımızda birçok şey şekil değiştirdi. Fiziksel olarak gitmeye alışkın olduğumuz okullarımızı, işlerimizi ve hatta arkadaş toplantılarımızı bile internet üzerinden gerçekleştirmek zorunda kaldık. COVID salgını hayatımızda birçok şeyin kısıtlanmasına yol açsa da yeni bir dünyanın kapısını aralamamızı da sağladı. Teknolojiyi kullanarak üretmeyi öğrendik ve bu bizim yeni normalimiz oldu. Bu dönemle beraber daha önce hiç adını duymadığımız meslekler ya da “olsa güzel olur ama olmazsa da önemli değil” dediğimiz özellikler iş dünyasında en çok aranan özelliklere dönüştüler. Örneğin, “YouTube’da kaç takipçin var?” ya da “Instagram’da canlı yayın yapmayı biliyor musun?” vb. sorular artık iş ilanlarının vazgeçilmez soruları haline geldi ve kuşaklar arası tartışmalara yol açtı. Peki, tartışmaya yol açan asıl sebep ne?

Kiralık Aşk, Ufak Tefek Cinayetler gibi zamanının reyting rekorlarını kıran dizilerin senaristi Meriç Acemi bu kez de şu günlerde çok konuştuğumuz X ve Z Kuşağının birbirileriyle farklılıklarını konu edinen Kuş Uçuşu (As The Crow Flies) dizisini kaleme aldı. 3 Haziran’da Netflix’te yayına giren dizi, bir haber kanalında geçiyor. Dizide, bir yandan X kuşağına mensup, kurallarına bağlılığı ile ün yapmış haber spikeri Lale Kıran’ın (Birce Akalay), bin bir çabayla oluşturduğu ‘Öteki Taraf’ adlı haber programını bırakmamak için verdiği mücadele anlatılmakta. Diğer yanda ise, kendini X kuşağına kanıtlamaya çalışan ve ‘Öteki Taraf’ programını Lale’den daha iyi sunabileceğine inanan, sınır tanımayan ve sosyal medyayı kullanımı nedeniyle “gelişmiş insan" olarak adlandırılan Z kuşağına ait, aynı haber kanalında stajyer olarak çalışan Aslı’nın (Miray Daner) hikâyesi anlatılmakta. Her iki kuşağın da ‘Doğru’ uğuruna verdiği savaşı izlerken bir yandan güven duygusunun önemi kavramamız, diğer yandan teknolojinin hayatımıza etkileri üzerine düşünmemiz sağlanıyor.

Akıcılığı uzun metraj film tadında ilerleyen dizinin müzikleri ve karakterlere ek olarak bir anlatıcı (Nejat İşler) tarafından anlatılıyor olması, “Diziyi sinema salonunda izleseydik ne güzel olurdu…” dememe sebep oldu. Dizinin bir başka güzelliği ise genel hikâye dışında karakterlerin de kendi hikâyelerinin flashbackler üzerinden anlatılmasıydı.

Kuş Uçuşu’nun izleyicide izleme isteği yaratan önemli bir öğesi de daha önce ‘Siyah Beyaz Aşk’ dizisinde partner olmuş hem yurtiçinde hem yurtdışında geniş hayran kitlesi olan Birce Akalay (Lale) ve İbrahim Çelikkol’un (Kenan) tekrar partner olması. Farklı bir senaryoda onları tekrardan izlemenin Aslı ve Ferhat’ı akıllara getirmesi Lale ve Kenan’ı unutturur mu diye düşünmeme sebep oldu. Ancak diziyi izledikten sonra Lale Kenan çiftinin kendine yeni fanlar oluşturacağından hatta Lale karakterinin ayrı Kenan karakterinin ayrı fanları olacağından emin oldum.

Birce Akalay, Miray Daner ve İbrahim Çelikkol başta olmak üzere tüm oyuncuların muhteşem oyunculuklarıyla dikkat çektikleri dizide ruh üfledikleri karakterleri için “ben de onun yerinde olabilirdim” dedirttikleri Kuş Uçuşu 1. sezon sekiz bölümüyle Netflix’te.

Şimdi taraf seçme sırası sizde; “Aslan mı olurdunuz, kuş mu?” Yoksa Büşbüş’e mi yardımcı olurdunuz? İzleyip kararınızı verin…

NOT: Dizinin izleyici kitlesi farklı ülkelerde farklı yaş sınırlarına hitap etmekle beraber, genel sınır +16, +17 ve +18 olarak gözlemleniyor.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR