FED sistemi ve özerk faiz kararları

FED (Federal Reserve Bank) Amerikan para sisteminin bel kemiği ve Amerikan ekonomisinin çarklarını döndüren kurum. Bu yüzden her zaman başkan ve kurul üyelerinin liyakatine, görevde sürekliliğine ve siyasi müdahalelerden masun olarak çalışmalarına büyük önem verilir. Ayrıca bunu güvence altına almak için Başkanların atadığı FED Başkan ve kurul üyeleri, hemen işe başlayamaz. Günlerce süren Senato soruşturmalarına ve sorgulamalarına muhatap olurlar. Tüm yüksek bürokratlar gibi onların da kişiye değil, sistemin iyi, etkin çalışmasına ve ülkenin çıkarına sadakati beklenir.

Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU Ekonomi
24 Mayıs 2022 Salı

FED işlevleri ve doların patronu olma sorumluluğu

FED sisteminde 12 banka var. Bunların sorumlukları ayrı ayrı. Ama hepsinin ortak görevi ekonomideki para miktarını, koşulların gerekliliğine göre azaltıp, çoğaltmak. Bunu yaparken üç amacı aynı anda gözetmek zorundalar: Bunlar, 1. İstihdamı en yüksek düzeye çıkarmak; 2. Fiyat istikrarını sağlamak ve 3. Uzun dönemli faizleri (enflasyon beklentisi) düzenlemek. Bu üç amacı aynı anda gerçekleştirmek için FED bünyesinde iki alt kurum bulunmakta. Bunlardan biri Başkanlar Kurulu (Board of Governors) olup, iskonto oranları (ticari bankalarca uygulanan faiz oranları) ile munzam karşılıkları belirmekten sorumlu. Diğeri ise Açık Piyasa İşlemleri Kurulu (Federal Open Market Committee) olup açık piyasa işlemleri, yani tahvil alım ve satımı yoluyla piyasadaki para miktarını belirlemekle yükümlü. FED her ne kadar “en son borç veren kurum (Lender of the Last Resort)” ilkesi ile çalışsa bile olağanüstü koşullarda ilk borç veren kurum (Lender of the First Resort) olmak zorunda kalabilir ki bunu 2009 yılından itibaren, parasal genişleme (Quantitative Easing) ile yaptığına tanık olduk. FED’in banka ve banka dışı finans kurumlarına sağlayabileceği, faizleri ülke çapında aynı, fakat birbirinden farklı olan sınırlı sayıda kredi var. Munzam karşılıklar ise FED’in ticari bankaların kasalarında bulundurulmasını istediği miktarı belirleyen oranlar. FED banka kredi sınırlarını bu yolla denetler. Anlaşılacağı gibi işlevleri açısından adındaki ‘Federal’ sözcüğü dışında FED, dünyanın başka ülkelerinde bulunan merkez bankalarından hiç farklı değil. Ancak siyasi otoritenin FED’in özerkliğine gösterdiği saygı, sistemin etkin çalışması için gözetilen bir ilke.

Mali sistem riskini asgari düzeyde tutmak için deniz aşırı piyasaları sürekli gözleme ve gerektiğinde diğer merkez bankaları ile iş birliği de FED’in bir başka görev ve sorumluluğu. Amerikan doları dünya ekonomisi için anahtar para. Küresel ticaret, yatırım ve resmi yardımlar kadar borçlanma da hala en çok Amerikan doları ile yapılıyor. Bu nedenle, ABD kadar, uluslararası para sisteminde bulunan mali kurumların çalışmalarını izlemek, etkilerini ve etkileşimlerini değerlendirmek, dolar ile yapılan işlemleri, ödemeleri denetleyerek raporlamak da FED’in görevi. Bazı FED şubeleri tüketicinin korunması ile ilgili konuları ve para politikalarının farklı boyutlardaki etkilerini araştırarak, politikanın yön ve zamanlamasına katkıda bulunmakta. Kongre’ye ve Başkan’a gelişmelerle ilgili bilgi vermek ise FED’in daha doğrusu FED Başkanı’nın işi. Yine tüm bu görevler itibarıyla FED’in dünyanın diğer merkez bankalarından hiçbir farkı yok. Ama seçilen başkan ve kurul üyelerinin karar alırken siyasi nedenlerle koltuklarından olmayacaklarını bilmeleri önemli. Tabii FED’e veri sağlayan istatistik kurumlarının da gerçeği yansıyan, güvenilir bilgi akışı sağlaması da öyle. Şimdi biraz da FED’in son faiz kararlarına yakından bakalım.   

Gerekçesiyle FED’in faiz kararı ve FED Başkanı’nın açıklaması

Son verilere göre ABD ekonomisi yüzde 3,6 oranında büyümekte. Yılsonu tahmini ise sadece yüzde 3. Büyümenin istihdam etkisi şimdilik kendisi ile özdeş. İşsizliğin yüzde 3,6 oranında seyretmesi ekonomisinin iş yaratma kapasitesinin yavaşlamakla birlikte sürdüğünün göstergesi. Ancak yüzde 8,3 oranındaki enflasyon, Amerikan ekonomisi için ağır bir yük ve küresel gelişmeler göz önüne alındığında ağırlaşabilecek koşulların habercisi. FED bir kez daha stagflasyon riskinin belini kırmak sorumluluğunu hissettiği için mayıs ayı başında hanidir beklenen ilk faiz artışını yaptı. Piyasadan para çekmeli ki, harcama azalsın ve enflasyonist eğilimin önü kesilsin. Bu bakımdan şimdilik yüzde yarım oranında arttırılan faizlerin tedrici yükselişinin sürmesiyle, yılsonu enflasyonun yüzde 7’ye kadar inmesi umuluyor. Tabii yüzde 7 enflasyon da ABD için yüksek. Ama aslında dip dalgada yükselen emtia fiyatları, enerji maliyetleri ve bir savaş konjonktürünün gölgesinde ortaya çıkan spekülatif yatırımcı davranışı var. Kiralar, gıda, eğitim ve sağlık fiyatlarının hızla yükselmesi FED’i tedbiri elden bırakmamaya zorluyor. Bundan böyle her FED Kurulu toplantısında yüzde 0,5 hatta üzerinde faiz artışları beklenmeli. Piyasalar zaten bu beklentiyi fiyatlamayı sürdürüyor. 20 yıldan bu yana yapılan en büyük önemli faiz operasyonunun aynı zamanda Amerikan hazine tahvili satışı boyutu var. Şimdi faiz artışları bu satışlar yoluyla dünya piyasalarını 10, 20, 30 yıllık ABD hazine bonolarının fiyat ve getirileri ve hisse senedi borsaları ile de etkileme eğiliminde.

ABD’de FED başkanlarının Amerikan halkına doğrudan hitap etmesi pek nadir görülür. Ama Başkan Jerome Powell, durumun ciddiyeti nedeni ile bu yolu da kullandı: “Yüksek faizler, yüksek ipotek ve borçlanma faizleri demektir. Menkul kıymetler piyasaları da hemen bundan nem kapar. Bunun kulağa iyi gelmediğini biliyorum. Ama sonunda bu politika herkes için iyi olacak. Biz önlemleri sadece mali piyasalar için değil, tüm Amerikan halkı için alıyoruz”1 diyerek, sıradan Amerikalının endişesini gidermeye çalıştı. Reel sektörü canlı tutmak, tüm arz zinciri sorunlarına rağmen üretimde özellikle gıda üretiminde daralmanın önüne geçmek ise Biden hükumetine düşen görev. Powell ABD ekonomisinin bu yıl 1,7 milyon iş yaratmasının ve tüketici harcamalarının güçlü seyrinin önemine işaret ederek, durgunluk riskinin nispeten az olduğunu ima etti. Ama enflasyon baskısı devam ettiği sürece faizlerin yükseleceğini de söylemekten çekinmedi2. Başta Avrupa Birliği Merkez Bankası (ECB) olmak üzere, enflasyonist baskı altında bulunan her yerde Merkez Bankaları FED’in faiz artışını izleyecektir. Aksi takdirde, önce enflasyon denetiminde etkinlik ve koordinasyon sağlanamaz. Ama daha da önemlisi ABD ye doğru ciddi sermaye kaçışları yaşanır. Ama Merkez Bankalarını siyasetin kaprisli ve ideolojik pençesinde kıvrandıranlar, kurumların itibarın kadar ülkelerin ekonomik çöküşünü, kendi koltuklarını korumak uğruna izlemeye devam edeceğe benzer. Bu bağlamda enflasyonun en son yüzde 70'e dayandığı ve gelecek aylarda yükselişini sürdüreceğine kesin gözle bakıldığı Türkiye’de, TCMB’nin 26 Mayıs'taki toplantısında politika faizini hala yüzde 14 düzeyinde bırakması olasılığının sebep ve muhtemel sonuçlarını yorumlamayı şimdilik sizlere bırakıyorum.

----

1 “Powell says FED will keep hiking interest rates until it curtails inflation” (May 17. 2022) https://www.usatoday.com/story/money/2022/05/17/jerome-powell-speech-rate-hikes/9813978002/

 2 Bu arada Biden’ın Rusya yaptırımları arasına SWIFT’i eklemesini eleştirmekten de hiç çekinmedi. SWIFT yaptırımlarının bu sisteme olan güveni aşındırma tehlikesine değindi. Tabii galiba bu yaptırımın İran’a karşı da uygulandığını unuttu.

Etiketler:

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün