Yahudilikte Aydınlanma Döneminin Lideri: Moses Mendelssohn-2

Mendelssohn, Yahudi olmanın bir din meselesi olduğunu, inanca gelince, Yahudiliğin tamamen özgür olduğunu ve dogmalar içermediğini, bilakis insan aklının kapsamlı bir gerçeği, engelsiz olarak savunabileceğini ileri sürdü.

Yusuf BESALEL Perspektif
20 Nisan 2022 Çarşamba

Modern Yahudi düşüncesi

Mendelssohn, Yahudi olmanın bir din meselesi olduğunu, inanca gelince, Yahudiliğin tamamen özgür olduğunu ve dogmalar içermediğini, bilakis insan aklının kapsamlı bir gerçeği, engelsiz olarak savunabileceğini ileri sürmekteydi. Bu durumda, bir Yahudi dinsel imanında modern olabilmek için bile engelle karşılaşmamaktadır ve devlet, Yahudilere vatandaşlık haklarını tevdi ettiği takdirde onların topluma karışmak için tam arzulu olacağını görecektir. Yahudileri özgür kılan, onlara davranışlarını düzenlemek için gönderilen Yasa’dır. Bu durumda Yahudiler, onlara tecelli edilen Yasa’yı hiçbir şekilde değiştirmek veya uyarlamalar yapmakta serbest değildir. Bir Yahudi, fikirlerinde ve kültürde modern olurken, Sina Dağında tecelli eden ve Bilgeler tarafından yorumlanan Yasa’ya itaat etmelidir. Mendelssohn, Lebibnitzçi bir rasyonalistti ve tecelli olayının kabul gördüğü Luterci Almanya’da, yanıtları acil gereksinimleri karşıladı ve modern Yahudi düşüncesini doğurdu. Lakin Mendelssohn’un sistemi, entelektüel alanda fazla yeşermedi. Çünkü bir kişinin aklında hem Yahudi Yasası hem de modernitenin iki bölümde yer alması kabul görmüyordu. Liberaller ise bu olgunun entegre olmasını kabullenemiyordu. Bu durum Ortaçağ filozoflarının, Yahudiliği Neo Plaonizm perspektifinden görmeleri kadar sakıncasızdı. Düşünürlerin aklını çelen bu çelişki, modern fikirlerin cazibesinin ağır basması ve bu yönde tavizler verilmesi ile gücünü yitirdi1.

Öte yandan Mendelssohn dinin, ahlakın ve siyasetin derinden tutarlı olduğunu ve aralarında ayrım olmadığına inanıyordu. Ona göre, devlet ve din aynı amaca, bu yaşamda insanın refahı ve gelecek yaşamında insanın kusursuzluğu için çabalayan bir hayata sahiptir. Devlet, genel olarak inançlar ve ahlaki inançlarla ilgili olarak davranır; Kilise gibi “kendi iradelerinin ortak mutluluk üretme eğiliminde olduğu” yönündeki idealleri öğretmeye, vaaz etmeye çalışmaktadır2.

Hıristiyanların tolerans yoksunluğuna karşın, Almanya Yahudileri, özellikle Prusya’dakiler, Napolyon ile yapılan savaşlarda sadakatsizlikten kaçındı.

Berlin Yahudileri ise Mendelssohn’un etkisindeydi. Kendilerini samimiyetle Prusyalı addediyorlardı; milliyetçiydiler ve Yahudi sorununun, Prusya siyasetinin çerçevesinde hallolacağına kaniydiler. Ancak Fransızlar, Alman eyaletlerini zapt ettikçe Alman yasalarını liberalleştirdiler ve Fransız yönetiminde Yahudiler gettolarından çıkarıldı. Örneğin Westfalia’da Napolyon’un kardeşi Jerom, 1808’te yayınladığı yönerge ile Yahudilere tam vatandaşlık haklarını verdi: Yahudiler, bürokrat ve subay oldu. Ancak tamamen işgal edilemeyen Prusya’da baskılar devam ediyordu. Prusya’nın Fransızlardan kurtuluşu olan 1812 yılında Prusya Yahudileri de emansipasyona kavuştu. Fakat onlara karşı itimatsızlık süregeldi; Waterloo ve Leipzig savaşlarında çok ölü vermeleri, Demir Haçla ödüllendirilmeleri durumu değiştirmedi3.

Yahudi âleminde çağdaşlaşma

Yahudi âleminde çağdaşlaşma ve dini kuralların işlevselliğinin giderek azalması esasen Erken Modern Dönem denilen ve 1500’lü yılların ortalarından itibaren başlayıp 1700’lü yılların başlarına dek izi sürülebilen bir süreç zarfında zaten başlamıştı. Maranoların Avrupa kıtası içindeki göçleri ve sahte Mesih Sabetay Sevi’nin bu âlemde yarattığı coşku misali olaylar beraberinde entelektüel bir devinimi de sürüklüyordu4. Bunu izleyen Askala (eğitim, aydınlanma), 1750-1880 dolaylarında ‘Maskil’ adı verilen akım öncülerince, Yahudiler arasında modern Avrupa kültürünü yaymayı amaçlayan hareket olarak Yahudi tarihine geçti ve Moses Mendelssohn da bu akımın öncüsü oldu. Emansipasyona kavuşan Yahudiler, Yahudi olmayan çevrelerde aktif rol oynamaya başladı. Askala akımı; din dışı eğitimi, Yahudilerin bulunduğu ülkedeki dilde eğitim görmesini, Yahudi tarihinin ve İbranicenin irdelenmesini, Yahudi halkının kendi devleti olması için mücadele etmesi gibi çeşitli görüşleri içeriyordu. Bu kapsamda Yahudi dininin, kendisini değişen dünyanın şartlarına göre uyarlaması gibi kritik bir sav da vardı. Bu görüşün aşırı uçtaki savunucuları Reformistlerdi ve Sion’un İsrail topraklarında değil, Diasporadaki Yahudilerin elinde olduğunu savunuyorlardı5. Örneğin 1885’teki Pittsburg Konferansı’nda Amerikalı Reform rabileri, Tora’daki yenilebilir gıdalarla ilgili kaşerut kaidelerini iptal etmişti. Reformistler, Yahudi olmayan bir kişinin bir Yahudi ile evlenmesi için o kişinin Yahudi olmasına gerek duymamakta ve bunun gibi gerek Tora’da gerekse Alaha’da (Yahudi dini şeriatı) mevcut ilkelerin bazılarını baypas etmekteydi. 19. yüzyıl sonunda ve 20. yüzyılın sonunda kurulan diğer Yahudi mezheplerinde de benzer sapmalar olmuştu6.

Giderek dinden uzaklaşma şeklinde gelişen bu ‘modernleşme’ hareketi sonunda tahminlere göre 19. yüzyılın sonunda Berlin Yahudilerinin yarısı vaftiz olmuştu. İleri derecedeki asimilasyon ve karışık evlilikler, antisemitizme her zaman olduğu gibi engel olmadı, bilakis körükledi: Holokost’la ilgili kehanette bulunan Yahudi din adamlarından Dvinsk’li Rabi Meir Simha, ‘Meşeh Hohma’ adlı 1925 yılında yaptığı Kutsal Kitap yorumunda şöyle diyordu: “Aydın Yahudi, Kudüs’ü Berlin ile değiştirmişti. Onun için onu yerinden sökecek bir fırtına gelecektir.” Keza Holokost felaketini, modernleşmenin din dışına çıkılması düzeyine getirilmesine bağlayan teologlar da mevcuttur7

Mendelssohn’un Yahudi dini ve geleneklerinden taviz vermeden dindaşlarını aydınlatmaya yönelik idealist akımını izleyen abartılı gelişmeler, ne yazık ki acı bir sonla noktalanmıştı.

1 Choices in Modern Jewish Thought, Eugene B. Barowitz, Behrman House Inc., New Jersey, 1995, S. 22-23.

2 Yahudi Felsefesi Tarihi, Daniel H. Frank, Oliver Leaman, Hece Yayınları, 2018, s. 680.

3 The Course of Modern Jewish History, Howard d. M. Sachar, Vintage Books, 1990, s. 55-57.

4 Erken Modern Dönem Yahudi Tarihi, David B. Duderman, İnkılap, 2010.

5 Yahudilik Ansiklopedisi, Yusuf Besalel, Cilt I, Gözlem Gazetecilik, 2001, S. 79.

6 A.g.e., S. 523-524.

7 A.g.e., S. 212-215. 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR