28 Eylül 2020 Pazartesi 14:53

Mutlu uyu

Ferhat ATİK Toplum 1745 görüntüleme
3 Haziran 2020 Çarşamba

Tüm şiirlerini, oyunlarını okudum. Çok okudum. Yazdıkları ile ülkesine duyduğu özlemi ve sevgiyi hissettim. Hakkında yazılanları, yaşadıklarını inceledim. Tümünü yaşarcasına yaptım. Nâzım Hikmet…

Tam adıyla Nâzım Hikmet Ran ve lakabı ile "Güzel Yüzlü Şair".

Türk şair ve oyun yazarı. Bir Türk. Türk edebiyatında serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmış bir edebiyatçı. Eserleri birçok yabancı dile çevrildi. Hasret duyduğu ülkesinden uzakta yaşamış ve uzakta ölmüş bir şair.

Ve o hâlâ vatanında uzakta. Mezarı halen Moskova'da. Halen alınmadı, orada bırakıldı.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olması onun zor yıllar yaşamasına neden oldu. On bir davadan yargılandı.

Bir yandan eserleri birçok ödül aldı, öte yandan mahkemeler, tutukluluklar, hapisler…

Ancak Türkiye'deki yaşamının çoğunu hapiste geçirdi. Daha sonra Moskova'ya gitti ve Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

1938'de şairin cezaevine girmesiyle yasaklanıp ortadan kaldırılmış olan Nâzım Hikmet şiiri, Türkiye'de ancak ölümünden yıllar sonra 1965'te yeniden ortaya çıkarıldı.

Yüzünün gülümsemesini, içi acı dolu günlerinde bile bırakmayan ve güler yüzlülüğü kadar acılarını da, hasretlerini de şiirlerine yansıtan sürgünde bir hatıra

Acı dolu bir ün, hasret dolu uzaklar, bir çağın şairinin hâlâ vatanına hasret kalışı.

***

İnsanın nereye baktığı ile ilgili düşünce, nereden baktığı ile ilgilidir. Belki de bu nedenle anlamakta olduklarımız da, anlamadıklarımız da, "istemenin" tutsağıdır.

Sadece şiir yazan bir şair olarak düşünürsek anlamamız kolay olmaz Nazım Hikmet'i. Onu, bir mücadelenin meşalesi, demokrasinin harcı olarak düşünmek, anlamaya başlamaktır aslında. Yaşamı eserlerinden çetin, hayatı döneminden tekinsiz, idealleri asırdan ileriydi Nazım Usta'nın. Okudukça derinleşen, yaşama aldıkça, anladıkça, sadece edebi değil, felsefi yanını da benimsememize neden olan, her bunu hissettiğinizde ise, o an dahi hâlâ geç kaldığınız hissi katar size. Onu tanımaya geç kalma acısıdır bu!

Mutlu uyu büyük Usta.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR