Eski Dünyayı geride bırakıp yenisine yelken açmak: Amos Oz´un bize öğrettikleri

Oz’un ailesi sağ Siyonist hareketin o kadar parçasıydı ki amcası Profesör Joseph Klausner 1949 yılında Herut (Hürriyet) Partisinin Başkanı Begin tarafından Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterilecekti. Her ne kadar seçimi İşçi Partisinin adayı Haim Weizman kazansa da bu olay ailesinin sağ siyasi hareket ile yakınlığını göstermesi bakımından önemliydi. Diğer bir bağlantı ise şimdiki İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun babası tarihçi Benzion Netanyahu’nun Profesör Klausner ile arasındaki entelektüel etkileşimdi.

Umut UZER Köşe Yazısı
27 Şubat 2019 Çarşamba

2018’in son günlerinde ölen Amos Oz, Türkçeye ‘Aşk ve Karanlık’ adıyla tercüme edilen anılarında eski ile yeni arasındaki çekişmeyi kitabının merkezine koyuyor. Annesinin intiharının kitabın başından sonuna kadar devam eden bir tema olarak yer alması, böyle bir olayın travmasının hayat boyu atlatılamayacağının bir göstergesi aslında. Hem bu olayın etkisiyle hem ailesinden ve çevresinden uzaklaşmak adına bir kibutza (zirai komün veya yerleşim) yerleşmesi ve soyadını değiştirmesi eski dünyayı geride bırakma çabası olarak görülmeli. Peki, bu eski dünya nasıldı?

Her ne kadar Amos Oz’un ailesi kısmen ideolojik kısmen Avrupa’da yaşam alanının daralması sebebiyle Filistin mandasına göç ettilerse de, Oz’a göre hiçbir zaman tam yerli, yani sabra olamadılar. Babası Arieh Klausner 16 dilde okuyup, 11 dilde Rus aksanıyla da olsa konuşabilen bir entelektüel olmasına rağmen, İbraniceyi Oz’un nesli yani İsrail’de doğup büyüyenler kadar özümseyememişti. Bu durum Oz’u rahatsız ediyordu. Diasporada doğup İsrail’e yerleşen Yahudilere belli bir mesafe ile bakan Amos Oz’un, özellikle sağ Siyonist Revisyonist lider Menahem Begin’in bir konuşması esnasında yaşadığı olay eski ile yeninin çatışmasını göstermesi bakımından önemliydi. 

Oz’un ailesi sağ Siyonist hareketin o kadar parçasıydı ki amcası Profesör Joseph Klausner 1949 yılında Herut (Hürriyet) Partisinin Başkanı Begin tarafından Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterilecekti. Her ne kadar seçimi İşçi Partisinin adayı Haim Weizman kazansa da bu olay ailesinin sağ siyasi hareket ile yakınlığını göstermesi bakımından önemliydi. Diğer bir bağlantı ise şimdiki İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun babası tarihçi Benzion Netanyahu’nun Profesör Klausner ile arasındaki entelektüel etkileşimdi.

Dolayısıyla bu ideolojik ve şahsi yakınlıklar sebebiyle dedesi küçük Amos’u Begin’in bir konuşmasını dinlemeye götürdüğünde, daha sonra Likud Partisinin de başkanı olacak Herut lideri kendisinde büyük bir hayal kırıklığı yaratacaktı. O zamana kadar Menahem Begin’e hayran olan Oz, konuşma yapan yaşlı adamın hem görünüşünden hem aksanında hiç etkilenmemişti. Üstüne üstlük silah ve silahlanma için kullandığı kelimenin, dönemin İbranicesinde artık anlamını değiştirip erkek cinsel organı ve alakalı fiil manasına geldiğini bilmeyen Begin’in konuşması esnasında Amos sesli bir şekilde gülünce dedesi tarafından kulağı çekilerek konferans salonundan çıkarılmış ve ceza olarak tokat yemişti. O gün Amos Oz sağ cephenin kendisini kaybettiğini alaycı bir şekilde tarif edip belki de kendisinin gelecekte Likud Partisinden bir milletvekili veya bakan olabileceğini yazmaktaydı.

Amos Oz’un zamanla, aile içinde şiddetle nefret edilen İşçi Partisi geleneğinin ve sol hareketin önemli isimlerinden biri olması ailesine, Diasporaya ve sağ düşünceye sırtını dönmesi anlamına geliyordu. Aslında ailesi Diasporayı bırakıp İsrail’e yerleşmişlerdi ama oranın davranış biçimlerini, düşünce yapısını hatta aksanını tam olarak bırakamamıştı. Amos Oz Kibbutz Hulda’ya yerleştiği zaman babasını, Kudüs’ü ve bütün bunları mecazi anlamda “öldürdüğünü” yazacaktı.

Fakat kitaplara, okumaya ve yazmaya merakının büyük ölçüde hem baba ve annesinden hem amcasından geçtiğini söyleyebiliriz. Evlerinde sayısız kitabın varlığı kendisinde de okuma merakını geliştirdiğine şüphe yok. Ayrıca babası ve amcasının yazdığı kitaplar dikkate alındığında Oz’un, ailesinin kendi üzerindeki mirasını tam olarak reddedemediği görülmektedir. Sonuç olarak tarımla uğraşmak, bir çiftçi veya işçi olmak için kırsal bölgeye gitmiş ancak gene de ailesindeki birçok kişi gibi entelektüel bir yazar olmuştu. Belki de ailesinin Amos Oz üzerindeki etkisi kabul etmek istediğinden çok daha fazla olmuş olabilir.