Netanyahu’nun “6 milyonu yok etme fikri Müftü’nündü” sözleri tepki alıyor

Hem İsrail basını hem de uluslararası basında çıkan haber ve köşe yazılarında İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “6 milyonu yok etme fikri Müftü’nündü” sözleri tepki aldı.

Dünya
22 Ekim 2015 Perşembe

Hem İsrail basını hem de uluslararası basında çıkan haber ve köşe yazılarında İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “6 milyonu yok etme fikri Müftü’nündü” sözleri tepki aldı.

Merkez-sağcı bir gazete olan Yedioth Aharonot gazetesinde Noah Klieger tarafından kaleme alınan bir yazıda, Netanyahu tarih hakkında yalan söylemekle suçlandı.

Klieger, “Apaçık Yalan” başlığı altındaki yazısında, Netanyahu gibi tarih konusunda dünyanın en iyi hocaları tarafından eğitilmiş bir başbakanın böyle sözler sarf edemeyeceğini belirtti. 

Klieger ayrıca,  Kudüs Müftüsü ile Hitler 1941’de görüştüğünde çoktan bir milyon Yahudi’nin ölüm kamplarında infaz edildiğine dikkat çekti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel de konu ile basına yaptığı açıklamada, 2. Dünya Savaşı’nda katledilen altı milyon Yahudi’nin tüm sorumluluğunun arkasında zamanın Alman hükümeti olduğunu belirtti.

Merkel şöyle konuştu: “Medeni dünyanın utancı Holokost’un bir Nazi fikri olduğu konusunda hiçbir şüphemiz yoktur.”

BBC’nin haberine göre, Filistin Kurtuluş Örgütü Genel Sekreteri  Saeb Erekat da basına gönderdiği bildiride, Netanyahu’yu sözleri dolayısı ile eleştirdi.  Erekat’ın açıklaması şöyle idi: “Netanyahu bizden o kadar nefret ediyor ki neredeyse  bu uğurda Hitler’in suçunu bile hafifletecek.”

İsrail ana muhalefet lideri Haim Herzog ise Netanyahu’nun bu sözleri ile soykırım inkarcılarının eline daha fazla malzeme verdiğini savundu.

Başbakan Netanyahu Kudüs’te katıldığı bir konferansta şunları kaydetmişti:  “Müftü uçakla Berlin’e gitti ve Hitler’le özel bir görüşme yaptı. Hitler aslında Yahudileri katletmek değil sınır dışı etmek istiyordu. Ancak Müftü  Hacı Emin El Hüseyin, ‘Sürersen eninde sonunda  geri gelecekler,’ dedi. Bunun üzerine  Hitler  ‘Peki ne yapmalıyım?’  şeklinde sorunca Müftü’nün cevabı:   ‘Yak onları’ idi....”