1948’de kurulduğunda topraklarının çoğu çöl olan İsrail bugün Akdeniz’in tuzlu sularını kendi icadı olan teknoloji ile içme suyuna dönüştürerek zaman zaman su fazlası olan dönemler yaşıyor.
Tel Aviv’in güneyinde Palmahim kasabasında bulunan dünyanın en büyük tuz arındırma tesisleri sahilin 1,5 km ötesinde Akdeniz’in derinliklerinden aldığı son derece tuzlu suyu onlarca filtre ve cihazdan geçirip 90 dakika içinde Tel Aviv’deki musluklara ulaştırıyor.
Genelde İsrail’in en büyük içme suyu kaynağı; kuzeyinde bulunan Tiberya gölü, ancak zaman zaman göl, ülkenin su ihtiyaçlarını gidermekte yetersiz kalıyor ve su seviyesi çevre açısından tehlikeli seviyelere düşebiliyor.
Kineret gölü olarak da bilinen Tiberya su havzasının doğal hayatının gelecek de zarar görebileceğini öngören İsrailli bilim adamları Akdeniz’in aşırı tuzlu sularını içme suyuna dönüştürecek bir tesis inşa etmeye karar vermişler.
Bugün, Palmahim tuz arındırma tesisleri çalıştırıldığında ülkede içme suyu fazlası olmasına bile neden olabiliyor ancak deniz suyundan içme suyu elde etmek çok ucuz değil.
Bir saatte 26.000 metreküp (Yaklaşık 26.000 ton) içme suyu üretebilen tesis ürettiği her bir metreküp su için yaklaşık 4 kilovatsaat elektrik enerjisi harcıyor.
4 kilovatsaat, yaklaşık olarak evde kullanılan bir klimanın iki saat çalıştığında çektiği enerjiye eşit.