İsrail’den önemli bir buluş Kanser Aşısı

İsrail’de geliştirilen ve kanserin tedavisinde de kullanılabilen aşı, kanserin yeniden oluşmasını yüzde 90 oranında engelliyor

Dünya
16 Kasım 2011 Çarşamba

Ortalama yaşam süresinin hiç olmadığı kadar uzadığı günümüzde, kalp hastalığı, felç veya herhangi bir kaza geçirmezsek, kansere yakalanmamız maalesef çok olası. Kanser savaşması çok zor bir hastalık çünkü kanserli hücreleri hedef alan tedavi biçimleri sağlıklı hücreleri de öldürüyor.

Çığır açan bir buluşa imza atan İsrailli Vaxil Bio Therapeutics şirketinin formüle ettiği aşı şu anda Kudüs’te bulunan Hadassa Üniversitesi Tıp Merkezi’nde klinik deney aşamasında. Her şey planlandığı gibi giderse aşı 6 yıl içerisinde kullanıma hazır hale gelebilir. Aşı sadece kanser tedavisinde değil ayrıca hastalığın tekrar oluşmasını engellemek için de kullanılacak.

Eğer aşı beklenildiği gibi çalışırsa prostat ve göğüs kanseri dahil olmak üzere katı ve katı olmayan tümörlerde, bilinen kanser türlerinin yüzde 90’ına uygulanabilecek.

Vaxil Bio CFO’su Julian Levy verdiği demeçte “Kanser olunduğu zaman, vücut bir şeylerin ters gittiğini anlar fakat bağışıklık sistemi bir enfeksiyona ya da virüse karşı kendini koruduğu gibi tümöre karşı koruyamaz. Bunun sebebi kanserli hücrelerin vücudun kendi hücrelerinin bozulmuş hali olmasıdır. Kaldı ki bağışıklık sistemi hem hastalıktan dolayı hem de uygulanan tedaviden dolayı çok zayıftır. Buradaki ince nokta çökmüş bağışıklık sistemini tehdide karşı harekete geçirmektedir” diye açıkladı.

Geleneksel aşı, bağışıklık sisteminin bakteri veya virüs gibi yabancı işgalcileri vücuttan kovmasına yardım eder ve hastalığı daha evvel geçirmemiş kişilere uygulanır. Vaxil’in geliştirmiş olduğu terapötik aşı ise ilaç gibi tedavi edicidir ve hastalara da uygulanır. Levy sözlerine şöyle devam etti: “Yan etkilerini bir kenara bırakıp kemoterapiyi ele alırsak sonuçta kanserin genelde tedaviye bağışıklık kazandığını görürüz. Tümör mutasyon geçirir ve tedaviden kaçmayı başarır. Bizim aşımız bu problemi de ortadan kaldırıyor.”

Vaxil’in geliştirdiği ImMucin, T hücrelerini eğiterek bağışıklık sistemini harekete geçirir. T hücrelerinin görevi MUC1 adı verilen moleküler özellik gösteren hücreleri bulup yok ederek vücudu korumaktır. MUC1 sadece kanserli hücrelerde bulunur ve sağlıklı hücrelerde bulunmaz. T hücreleri MUC1 özelliği göstermeyen hiçbir hücreye saldırmaz, yani geleneksel kanser tedavilerindeki gibi yan etkiler doğurmaz. Kanser türlerinin yüzde 90’ından fazlasında kanser hücreleri MUC1 bulundurur ki bu da aşının başarı potansiyelini ortaya koyuyor.

Buluşu “gerçekten büyük bir olay” olarak nitelendiren bioteknoloji girişimcisi Levy daha önce Biokine Therapeutics adlı şirketin CEO’su olarak görev almış.

Levy’nin açıklamasına göre kanserin ilerlemiş safhalarında ise yine de kemoterapi ya da tümörün cerrahi müdahale ile alınması gerekir. Bu yolla tümör yeterince küçültülürse vücut onunla savaşmaya hazır olur. ImMucin kullanımı uzun dönem bir stratejidir. İlk müdahalelerden sonra her ay yapılacak aşı ile yan etkiler olmaksızın hastanın bağışıklık sisteminin tüm kontrolü ele alması sağlanır ve böylece kanserin tekrar oluşmasını engellenir.

Buna paralel olarak şirket tüberküloz tedavisi için de bir aşı geliştirmek için çalışıyor. Tedavisi çok zor olan tüberküloz gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünyada yükselişe geçmiş bulunuyor ve halihazırdaki aşılar genellikle etkili olamıyor.

Merkezi Ness Ziona’da olan Vaxil 2006 yılında Weizmann Bilim Enstitüsü’nde immünoloji alanında doktora yapmış bioteknoloji girişimcisi Dr Lior Carmon tarafından kuruldu. Geçtiğimiz haziran ayında Vaxil Tel Aviv Borsasına kote olan Sheldonco ile birleşmek için ön anlaşma imzalamıştı.

Çeviren: Selin Kandiyoti