En kötü çeyrek geride kaldı

Küresel ekonomide toparlanma beklentileri her geçen gün zayıflarken, AB tarafında da Yunanistan sorununa çözüm üretilemiyor. Alınan tüm önlemlere rağmen gelişmiş ekonomilerin resesyon sınırında geziyor olması varlık fiyatlarını da aşağıya çekiyor

Rafi OJALVO Ekonomi
5 Ekim 2011 Çarşamba

Küresel ekonomide toparlanma beklentileri her geçen gün zayıflarken, AB tarafında da Yunanistan sorununa çözüm üretilemiyor. Alınan tüm önlemlere rağmen gelişmiş ekonomilerin resesyon sınırında geziyor olması varlık fiyatlarını da aşağıya çekiyor.

 

Kangren haline gelen Yunanistan konusunda çözüm üretmek yerine daha fazla sorun üreten Avrupalı liderlerin tutumu borç krizinin yayılması korkularını arttırıyor. Tüm bu gelişmeler borsalardaki satışların Eylül ayında da devam etmesine neden oldu. Gelen bu son satışlarla birlikte dünya borsalarında 2009’dan bu yana en kötü çeyrek yaşandı.

 

ABD’DE SEYİR VERİLERE BAĞLI

Avrupa ve Japonya’nın resesyona girdiği neredeyse kesinken küresel ekonominin büyümesini devam ettirebilmesi ABD’deki büyümenin devam etmesine bağlı. Gelen son veriler ABD’de ekonomik büyümenin yavaşladığına işaret etse de henüz resesyondan bahsetmek için erken. Bu nedenle açıklanacak veriler önemli. Bu hafta açıklanacak imalat verileri ve işsizlik oranı ve istihdam rakamı piyasalarda sert hareketlere neden olabilecek önemli veriler. Veriler öncesi ve sonrası olabilecek sert hareketlere dikkat.

 

 

USD/TL

Dolar/TL kurunda son dönemdeki harekette TCMB  ve siyasi irade etkin oluyor. Bu nedenle de önümüzdeki günlerde buradan gelecek açıklamaların kurun seyri açısından önemli olacak. Özellikle yurt dışı tarafında çok marjinal gelişmeler yaşanmadığı sürece kur üzerinde bu iradenin baskı oluşturması muhtemel. Yapılan açıklamalara baktığımızda ise kurun şu anki seviyelerinin bu irade tarafından kabul edilebilir olduğunu fakat yeni yukarı yönlü hareketlerin istenmediğini görüyoruz. Bu da bugüne kadarki harekette müdahalesini yetersiz bulduğumuz TCMB’nin kendi senaryosu dahilinde tutarlı bir seyir izlediğini gösteriyor. Bu doğrultuda ilerleyen günlerde kurda olası yukarı yönlü hareketlerde TCMB’nin müdahalelerinin artarak ve çeşitlenerek devam edeceği düşünülüyor. Bu nedenle yukarıda da değindiğimiz gibi kurda global ölçekte çok marjinal gelişmeler yaşanmadığı sürece üst sınırlara yakın. Bu kasamda ilk ve en güçlü direnç 1,87 iken 1,90 psikolojik direnç olabilir ve bu seviyeler test edilebilir. Aşağıda ise 1,84 kırılmadığı sürece düşüşler sınırlı kalacaktır.

 

 

İMKB 30

İMKB geçtiğimiz hafta da güçlü görünümünü devam ettirdi. Buna karşın gün içi volatilite yatırımcıların büyük bölümünde endişe kaynağı oldu. Ana resimde yukarı hareket potansiyeli taşıyan İMKB’de alımlar bizde daha çok kısa vadeli trade amaçlı olduğu izlenimi uyandırdı. Bu nedenle geçtiğimiz hafta İMKB 30’da 72.000 üzerindeki hareketlere temkinli yaklaşmak durumunda kaldık. Bu hafta İMKB 30’da 72.000 üzerindeki bu hareketin devam etmesi önceki hafta not artırımı ile görülen 75.000/76.000 aralığının yeniden test edilmesini sağlayabilir. Bu nedenle 72.000’in üzerinde kalındığı sürece aşağı yönlü pozisyon bulundurmak doğru olmaz. Bununla birlikte yukarı yönlü pozisyonlarda da temkinli olunmalı ve mutlaka stop loss bulundurulması gerekiyor. İMKB 30’da 50, 100 ve 200 günlük basit hareketli ortalamalar sırasıyla en güçlü desteğin oluşmasını beklediğimiz 69.000, üzerinde ara direnç/destek konumunda 73.000 ve olası bir yukarı yönlü harekette hedef olarak gördüğümüz 77.000 civarında bulunuyor. Bu üç ortalamanın bu hafta endeksteki hareketlerde takip edilmesi gerekiyor. Endekste geçtiğimiz hafta yaşandığı gibi gün içi volatilitenin bu haftaya da taşınmasını bekleniyor. Bu nedenle özellikle VOB’da işlem yapanların kaldıraç oranlarını düşürerek işlem yapmalarının ve stop loss bulundurmaları doğru olacak. Ayrıca kârlı pozisyonlarda zaman zaman kâr alımı yapılarak pozisyonların tazelenmesi daha doğru olacaktır.

 

 

 

İMKB POZİTİF AYRIŞMAYA DEVAM EDEBİLİR

İMKB geçtiğimiz ay yurt dışı piyasalardan bariz bir şekilde pozitif yönde ayrıştı. Bu hareketin arkasında kredi notu artışı beklentisi bulunuyor. Önceki hafta S&P’nin yerel para cinsinden kredi notumuzu yatırım yapılabilir ülke seviyesine çekmesi kısa bir süre sonra yabancı para cinsinden not artışının da geleceği beklentilerini arttırdı. Bu beklenti ile İMKB’nin önümüzdeki günlerde pozitif ayrışmasını sürdürmesi beklenebilir. Fakat bu durum İMKB, yurt dışındaki tüm gelişmelere rağmen pozitif getiriler sunmaya devam edebilir olarak yorumlanmamalıdır. Küresel ölçekte yeni bir şok yaşanması hem not artırımının gecikmesine hem de İMKB’nin sert satışlar yemesine sebep olabilir. Bu nedenle İMKB için pozitif senaryolar üretsek de yurtdışı kaynaklı olumsuzlukları göz ardı etmemek gerekir.

PİYASALAR YUNANİSTAN’I BATIRAMAZSA, YUNANİSTAN PİYASALARI BATIRACAK

Euro Bölgesi’nin kangren olan parçası Yunanistan’ın yarattığı sorun her geçen gün büyüyor. Zorunlu temerrüt, gönüllü temerrüt, kontrollü temerrüt, ateş kalkanı, Avrupa istikrar fonu gibi her geçen gün yeni bir çözüm senaryosunun üretildiği Yunanistan konusunda günü kurtaracak, kısa vadeli borçları çevirecek kadar kredi dilimi sağlanması haricinde bir karar görülmedi. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve piyasaların sabrının bir gün biteceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Bununla birlikte AB’nin Yunanistan konusundaki bu gevşek tutumunun arkasında nasıl bir düşünce yapısı olduğunu anlayabilmiş değiliz. Piyasalar önceki haftalarda Yunanistan’ın iflasını fiyatlara yansıtma eğilimi sergilerken umutların yeniden yeşertilmeye çalışılması çok tehlikeli bir süreci beraberinde getirebilir. Her ne kadar piyasalar şu an için Yunanistan’ın kontrollü bir şekilde iflasına hazır gibi görünse de sürecin uzaması Yunanistan ile birlikte piyasaları da iflas ettirebilir. Hafta sonu Yunanistan’dan yine hoş olmayan haberler gelmeye devam etti. 2011 için planlanan bütçe açığı hedefinin tutturulamayacağı anlaşılan Yunanistan için bir süreliğine Euro’dan çıkarılması gibi çözüm önerileri de gündemde. Bu hafta yine Yunanistan gündemini takip edecek olmakla birlikte, en yüksek beklentilerin olduğu geçtiğimiz hafta somut bir adım atılmamış olması umutlarımızı iyice azalttı. Özetle bu hafta da ana gündem maddelerinden biri küresel ekonomideki resesyon endişeleriyle birlikte Yunanistan…

 

AVRUPA MERKEZ BANKASI FAİZ İNDİRİMİ YAPMAK ZORUNDA AMA…

Bu hafta önemli gündem maddelerinden biri de Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) perşembe günü yapacağı toplantı. AMB’den yeterli bir oranda faiz indirimi gelmesi piyasalarda ciddi bir rahatlama sağlayabilir. Ülkelerin borçlanma maliyetlerini aşağıya çekecek bu yönde bir adım, ki kanımca minimum 50 baz puan olmalı, borsalarda mali sektör öncülüğünde ciddi bir ralli yaşanmasına neden olabilir. Fakat geçtiğimiz haftaya kadar bu adımı güçlü bir olasılık olarak görsek de, açıklanan son enflasyon rakamlarının ardından AMB’nin bu yönde bir adım atma olasılığı düştü. Bu nedenle şu ana kadar enflasyon konusundaki şahin tutumunu bildiğimiz AMB’den faiz indirimi kararı gelmesi bizler için sürpriz olacak. Fakat 25 baz puan dahi olsa bir faiz indirimi gelmesi borsalara olumlu yansıyacak.