2. DÜNYA SAVAŞI’NDA İSVEÇ

Dünya
26 Ağustos 2009 Çarşamba

İsveç, 2.Dünya Savaşı ve Holokost tarihi ele alındığında yakın zamana kadar pek de ismi geçmeyen bir ülkeydi. Yahudi savaş mültecilerini kabul etme politikası ile sayısız kamp kurtulanına ‘insanlığın henüz ölmediğinin’ kanıtı olurken, diğer taraftan sanayisi ile Almanya’ya destek olmakla suçlandı.

Savaş boyunca tarafsız kalan İsveç, işgal altındaki komşu ülkelerden mültecilere, savaş boyunca ve sonrasında, hep kapılarını açık tuttu.  Diplomatlar, kraliyet ailesi ve halk, insani yardım konusunda ‘yeni bir hayata’ başlamanın arifesinde olan kurtulanlara büyük umut oldular.

Ancak, İsveç’in savaştaki rolü incelendiğinde, bu ülkenin bilinmeyen bir yönü daha var. Alman silah endüstrisinin üretime devam edebilmesi için ihtiyacı olan demiri ihraç etmeye devam etmesi, Alman birliklerinin ülkeden transit geçmesine izin vermesi ve Alman ordularının erzak ve ihtiyaçlarının sınırlarının içinden taşınmasına kolaylık sağlaması, İsveç’in savaş politikalarının eleştirilmesinin başında gelen nedenler arasında.

Tüm bunların yanı sıra, İsveç endüstrisinin savaş yıllarında Almanlarla ticaretini devam ettirerek bu durumdan ticari olarak büyük yarar sağladığının ortaya çıkması da İsveç’in karanlık yüzü olduğunun göstergesi.