KUZEY AFRİKA’ya yapılan ihracatta artış

Tüm dünyada meydana gelen ekonomi krizin olumsuz etkilerini Türkiye’de yaşamaya devam ediyoruz. Merkez Bankası yetkilileri 2009 yılının ilk yarısından elde ettikleri istatistikî bilgileri açıklarken, IMF ikinci yarıdan oldukça umutlu.

- Ekonomi
8 Temmuz 2009 Çarşamba

Her ne kadar piyasanın canlanmaya başlandığı söylense de, Türkiye ile dünya ekonomisi hâlâ tarihinin en zor dönemlerini geçirmeye devam ediyor. Özellikle de ülkemizde 2001 krizinden sonra yakalanan 27 çeyreklik büyüme süreci, 2008’in son çeyreğinde 6,2 ile şok küçülmeyle sona ermesine neden olmuştu. 2009 yılının ilk çeyreğinde ise kriz daha da derinleşti ve küçülme yüzde 13,8’e çıkarak çeyreklik bazda rekor kırdı. Tarihi boyunca istikrarlı bir büyüme süreci yakalamakta zorlanan Türkiye, en son 1945 yılında yüzde 15,3 oranında küçülmüştü. Dolar bazındaki küçülme ise daha şiddetli oldu. Dolarda yaşanan yükseliş nedeniyle ekonomi ilk çeyrekte yüzde 29,1 oranında küçüldü. Yıllık bazda küçülme yüzde 2,2 ile sınırlı oldu.

Türkiye’de meydana gelen bu küçülmenin nedenlerinden en belirgini özel sektör yatırımlarının durma noktasına gelmesi… 2008’den itibaren azalmaya başlayan yatırım harcamaları bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 35,8 oranında azaldı. Özel sektör yatırımlarındaki azalmanın küçülmeye katkısı 8,3 puan oldu. Kamu harcamaları ile ekonomide çöküş önlenmeye çalışılsa da ne yazık ki, başarı sağlanamadı. Kamu, yatırım harcamalarını ilk çeyrekte yüzde 25, nihai tüketim harcamalarını ise yüzde 5,7 oranında artırdı. Ancak, bu harcamaların büyümeye olumlu katkısı sadece 1,2 puanla sınırlı kaldı. Yapılan araştırmalara göre eğer bu harcamalar da yapılmasaydı ekonomi yüzde 15 düzeyinde küçülecekti. Zaten oldukça zarar gören toptan ve perakende ticaretinde daha da büyük zararlar gelmesine bile neden olabilirdi. Perakende ticareti ilk çeyrekte yüzde 25,4 küçüldü. Son 4 çeyrektir küçülen inşaat sektöründeki sorunlarda giderek derinleşiyor. 2008’in son çeyreğinde yüzde 13,4 küçülen inşaat sektöründeki küçülme 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 18,9’a çıktı. İmalat sanayisi yüzde 18,5, ulaştırma, haberleşme ve depolama sektörü yüzde 17,6 daraldı. Diğer sektörlere göre krizi hafif atlatan tarımdaki küçülme yüzde 3 ile sınırlı kaldı. Krizin tamamen teğet geçtiği mali sektörde ise büyüme devam etti. Çift haneli bir küçülme beklenirken, mali sektörde yüzde 11 oranında büyüme gözlendi. Ekonomistler arasında yapılan anketler küçülmenin yüzde 12 düzeyinde gerçekleşeceğini gösteriyordu. Son anketlerde ise toparlanmanın yılın dördüncü çeyreği ile başlayabileceği öngörülüyor. Ekonomistlerin yılsonu küçülme tahminleri yüzde 5’i geçiyor.

 BANKA KREDİLERİNDE CANLANMA BAŞLADI

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), ekonomide daralmanın beklenildiğinden de yüksek olacağı sonucuna vararak, ilk çeyrekte çift haneli küçülme öngörürken, enflasyon tahminlerini de aşağı çekti. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, haziran ayında yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu açıkladı. Toplantıda IMF ile ilişkilerde gelinen noktayı değerlendiren Yılmaz “IMF ile Gelir İdaresi’nin özerkliği konusunda sorun bulunmuyor ve vergilendirmenin çapraz denetimiyle ilgili farklılıklar önemli ölçüde giderildi. Mali önlemlere ilişkin IMF’ye görüş bildirilmiştir. Karar siyasi bir karar olacaktır ancak görüşmeler stand-by noktasına gelmedi.” açıklamasını yaptı. 2009 – 2010 yılı mali önlemlerin büyüklüğü ve içeriği ile ilgili olarak da Türk tarafının IMF’ye bir görüş bildirdiğini, görüşün ilgililer tarafından değerlendirileceğini anlatan Yılmaz, onun üzerine bir karar alınacağını kaydetti. Stand-by anlaşmalarının çok detaylı anlaşmalar olduğunu ve görüşmelerin o noktaya gelmediğini de dile getiren başkan, makro çerçevenin çizildiğini, bu makro çerçevenin neleri ihtiva ettiğinin IMF’ye ilkbahar toplantıları sırasında iletildiğini, oradan gelecek cevaba göre bunun niyet mektubuna dönüştürüleceğini ifade etti.

Krizin sona erdiğine ilişkin işaretlerin görülmediğini belirten Yılmaz, “Son dönemde banka kredilerinde sınırlı canlanma oldu ancak küresel toparlanma olmadıkça bu durum kalıcı olmaz. 2009’da ilk çeyrekte GSYH’de daralma çift haneli olabilir. Bu dönem 2001 ile kıyaslandığında gerek GSYH gerek üretim sektörü kompozisyonu açısından benzerlik arz ediyor” dedi ve enflasyon düştükçe faiz indirimlerinin sürmeye devam edeceğini belirtti. Paris Kulübü ve Uluslararası Finans Enstitüsü (Institute for International Finance) tarafından Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen konferansta konuşan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkan Yardımcısı John Lipsky ise haziran ayının son haftası verdiği basın toplantısında dünya ekonomilerinde toparlanma yaşanabileceği sinyali verip, “Ancak zayıf dış talep ve finansal daralma bir süre daha sıkıntı yaratmayı sürdürecek” uyarısında bulundu.

 VERGİ İNDİRİMİNİN DEVAMI İSTENİYOR

 “Dünya ekonomisi için 2010 yılı ekonomik büyüme tahminlerimizi yukarı yönlü olarak revize edebiliriz. Ancak küresel anlamda bakıldığında zayıf dış talep ve finansal sıkıntılar gelişmekte olan ülke piyasaları için bir süre daha sorun yaratmaya sürdürebilir. Gelişmekte olan ülkeler için bu risk halen sürüyor. IMF olarak yaptığımız çalışmalar sonucu üretimi en çok azalacak olan bölgelerin Orta, Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu olma ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu görüyoruz.” Açıklamasını da yapan Lipsky konuşmasında son dönemde Türkiye’nin de dâhil olduğu gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelecek sermaye akışında toparlanma olabileceğine dair öncü işaretler görüldüğünün de altını çizdi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile Lipsky’nin yaptığı açıklamalar ne yazık ki iş dünyasının temsilcileri için yeterli olmuyor Yetkili kişiler ikinci yarı için vergideki indirimin başka sektörlere yayılmasını ve ek önlem alınmasını istediklerini belirtiyorlar.

ISO Başkanı Tanıl Küçük, “Küçülme, bize daha yapacağımız çok şey olduğunu ısrarla hatırlatıyor. Sanayiye destek verilmesiyle olumsuz gidiş durduğu ve ‘Ne zaman artıya geçeriz?’ tartışmaları başladı. Otomotivde sürenin kısa tutulduğunu söylemiştik. Beklentimiz, vergi indiriminin tüm sektörlere yayılması. İstihdamdaki ağır prim ve vergi yükleri de makul seviyelere çekilmeli” açıklamasını yaparken; Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün “Türkiye ekonomisinin Nisan’dan itibaren çıkışa geçti. Yıl sonunda GSYH’deki küçülme yüzde 4,5 - 5 olabilir. Türkiye ekonomisinin gidişini bir uçak yolculuğuna benzetirsek ilk çeyrekteki yüzde 13,8 daralmayla türbülans bölümü geride kaldı, Nisan’dan itibaren Türkiye’nin çıkışa geçtiğini söyleyebiliriz. 2009’un ilk üç ayında açıklanan rakamlar krizin en fazla hissedildiği döneme ait. Unutulmasın ki bu rakamlar geride kaldı. Bazen istatistiklerin üç ay geriden gelmesi tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Krizden Türkiye bir miktar üretim, bir miktar istihdam bir miktar da ihracat kaybı ile çıkacaktır” diyor.

 KURU MEYVE SEKTÖRÜNDE İHRACAT ARTIŞI

Eğer tüm bu düzenlemeler yapılırsa ülke içerisindeki sirkülasyonda artış meydana gelirken; ihracat rakamlarında da değişim yaşanabileceği düşünülüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Mardin’de gerçekleştirdiği bir toplantıyla haziran ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32,78 gerileyerek, 8 milyar 116 milyon dolar olduğunu açıkladı. İlk altı aydaki ihracat 43 milyar 873 milyon doları, geriye dönük bir yıllık ihracat ise yüzde 15,51 gerileme ile 104 milyar 394 milyon doları geride bıraktı. İhracat’taki gerilemenin hızı haziran ayında azalarak ve aylık bazda ihracat 2008 yılının Kasım ayından bu yana ilk kez 8 milyar doların üzerine çıktı. Haziran ayında en fazla ihracat yapan sektör, 1 milyar 558 milyon dolar ile otomotiv sektörü olurken bunu, 1 milyar 106 milyon dolar ile hazır giyim ve 870 milyon dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörleri takip etti. Tarım ve hayvancılık grubu sektörleri, haziran ayında 944 milyon dolarlık ihracatla, toplam içerisinde yüzde 11,64 pay aldı. Bu grupta meyve sebze mamulleri, kuru meyve ve mamulleri, kesme çiçek sektörü ile su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörleri ihracatlarını artırdı.

Haziran ayında toplam ihracatın yüzde 85,61’ini gerçekleştiren sanayi grubunda ise ihracat 6 milyar 948 milyon dolar oldu. Sanayi sektöründe ilk altı aylık ihracat 36 milyar 917 milyon doları, son bir yıllık ihracat ise 88 milyar 513 milyon doları geride bıraktı. Madencilik ürünleri sektörü ihracatı, Haziran ayında 223 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektör 2009 yılının ilk altı ayında 994 milyon, geriye dönük bir yılda ise 2 milyar 648 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Avrupa ülkelerine olan ihracat Mayıs’ta da yüzde 44,5 düştü. İhracatın arttığı tek bölge ise Kuzey Afrika. Afrika ülkelerine ihracat Ocak-Mayıs 2009’da bir önceki yıla göre yüzde 18,6 artışla 4,6 milyar dolara ulaştı. Bölgenin ihracat içindeki payı yüzde 6,8’den yüzde 11,6’ya çıktı. Asya’ya yapılan ihracat da yüzde 21,7 düştü. Ancak yine de oransal olarak ihracattaki payını geçen yılın ilk 5 ayına göre yüzde 21,5’ten yüzde 24,3’lere çıkarmayı başardı. Uzmanlar az da olsa bir yükselme meydana geldiğinden dolayı yılın ikinci yarısından oldukça umutlu. Hatta devlet çalışanlarını motive etmek amacıyla asgari ücretlerde ve memur maaşlarında zam yapmayı bile planladıklarını açıkladı. Herkes yaz sonunda büyük bir umutla ekonominin daha da canlanmasını bekliyor. Ama elimizdeki istatistikî bilgiler ekonominin eski haline alması için uzun bir süre geçmesi gerektiğinin en büyük göstergesi.

 

Kaynak: Anadolu Ajans, Reuters