Bilim adamları ‘Tıp ve Musevilik Kollokyumu’nda bir araya geldi

Geçtiğimiz hafta İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen onuncu Tıp Tarihi Kollokyumu’nda Almanya, Avusturya, İsviçre, Polonya, İsrail ve Fransa’dan gelen seçkin bilim adamları ile Türk bilim insanları Tıp ve Musevilik konusunu irdelediler

Melis NİYEGO Dünya
7 Ekim 2009 Çarşamba

“Tıp ve Musevilik” konulu onuncu Tıp Tarihi Kollokyumu 30 Eylül-1 Ekim tarihlerinde İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleşti. Türk Musevi Cemaati, Şalom Gazetesi, Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu Başkanlığı, Deutscher Akademischer Austauschsdienst (DAAD) İstanbul Bürosu ve Balat Or-Ahayim Hastanesi katkılarıyla düzenlenen kollokyumun açılışında Türk Musevi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya ve Rav İsak Haleva da söz aldı. 

Silvyo Ovadya konuşması sırasında kollokyumun gerçekleşmesi için yaptığı çalışmalar nedeniyle İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Doç. Dr. Arın Namal’a teşekkürlerini sundu. Ayrıca, kollokyumda verilecek tebliğlerin Türkçe yayınlanmasını arzu ettiğini ve Türk Musevi Cemaati yönetiminin bu yönde elinden gelen katkıyı yapmaya hazır olduğunu dile getirdi.

Hahambaşı Rav İsak Haleva ise konuşması sonunda sözlerini “Umut ve temenni ederim ki gelecekteki tıp tarihçileri, biz din adamlarının bugünlerdeki çaba ve gayretlerini hayırla yad edecektir”, şeklinde tamamladı.

Kollokyumda ilk konuşma Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dinler Tarihi Profesörü olan Mehmet Aydın tarafından yapıldı. Yahudilikle ilgili birçok çalışması bulunan Aydın, Yahudilikte insan sağlığından bahsetti. Yahudilikte insan bedeninin sağlıklı ve sağlam bir hale gelmesinin dini bir görev olduğunu, Yahudi kutsal kitaplarında insan sağlığıyla ilgili doğrudan emirler olmamakla beraber, insan hayatını koruyucu ve hatta hayvan hayatına saygıyı gerekli gören birçok emirler verildiğini ifade etti. Yahudilikte kişinin kutsal kalabilmek için yasak yiyeceklerden uzak durması gerektiğinin açık olduğunu belirtti. Can ve ruhun Yahudilikte ayrılmaz olduğunun ve ruhsal kirlenme ile bedensel kirlenme, arasındaki farkın oldukça büyük olduğunu ifade eden Aydın bunu şöyle açıkladı: “Bedensel kirlenme bedensel temizlenme ile yani mikve ile giderilebilir. Ancak yasak yiyeceklerin yenmesiyle gerçekleşen ruhsal kirlenme, ruhla manevi kaynak arasında bir engel teşkil ederek insanın maneviyata duyarsız, günah işlemeye açık hale getirmektedir”. Yahudi halkının bedenen sağlıklı olabilmesi için kaşer hükümlerinin çok büyük önemi olduğunu belirten Aydın, Yahudilikte ruh ve beden arasında ciddi bir ayırım görüldüğün, Midraş’a göre insan bedeni her ne kadar ruhun dış kalıbını temsil ediyorsa da kendisine özgü bir değeri bulunduğunu ve bu nedenle Yahudilikte insan bedenine zarar vermenin doğru bulunmadığını belirtti.      

Almanya, Avusturya, İsviçre, Polonya, İsrail ve Fransa’dan gelen seçkin bilim adamları ile Türk bilim insanlarının buluştuğu kollokyumda ayrıca, “Ortaçağ ile Rönesans arasında Yahudi tıbbı etiği”, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Yahudi hekimler ve tedavi metotları”, ”hasta ziyareti”, “tsedaka ve sosyal reform arasında sosyal tıp”, “diş hekimliğinde Yahudi sosyal etiği”, “geçmişten günümüze Yahudilerin kültür taşıyıcı rolleri ve tıbba katkıları”, gibi konu başlıklarında sunumlar yapıldı. Müzik dinletileri ve film gösterimlerinin yanı sıra kollokyumun ikinci gününde İstanbul’da yüzyılı aşkındır hizmet veren Balat Or-Ahayim Hastanesi’ne bir ziyaret gerçekleştirildi.