Prof. Dr. Dani Rodrik: Dış borç bağımlılığının azalması şart...

Ekonomik krizi ve çıkış yollarını tartışmak amacıyla düzenlenen ‘Forum İstanbul’un onur konuğu Harvard Üniversitesi Profesörü Dani Rodrik idi.

Ekonomi
3 Haziran 2009 Çarşamba

Dünyadaki ekonomik gelişmelerin Türkiye’ye etkilerinin tartışıldığı Forum İstanbul 2009 toplantıları geçtiğimiz hafta yapıldı. Forumu, Merkez Bankası eski başkanı Gazi Erçel yönetti. Forumun onur konuğu ise Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dani Rodrik idi.

Forum kapsamında Rodrik’in yanı sıra,  IMF eski Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, Kemal Derviş ve Ege Cansen birer konuşma yaptı.  Küresel mali ekonomik kriz, ekonomik ve finansal krizin gelişen pazarlar üzerindeki etkisi, küresel kriz ve Türkiye, yeni bir mali yapılanmaya bakış, küresel kriz ve Avrupa Birliği,  Türkiye’nin büyüme dinamikleri, krizle mücadele: Türkiye’nin büyüme alternatifleri ve fırsatları nelerdir? ve Türkiye için krizden çıkış yolları konuşulan konuların ana başlıkları idi.  

Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dani Rodrik, ‘Dışa bağımlılıktan ancak iç tasarrufların artırılmasıyla kurtulabileceği  uyarısında bulundu. İç dinamikleri kuvvetli bir ülke olan Türkiye’nin finansman açısından dış borçlanmaya bağımlılığını azaltması gerektiğini belirterek, “Bu da ancak iç tasarrufların artırılmasıyla mümkün. Kamu tasarrufları artırılmalı, özel tasarruflar özendirilmeli” dedi.

Rodrik, krizin sonlanmasıyla Türkiye’nin sorunlarının kriz öncesinden çok da değişik olmayacağını savundu. Türkiye’de son yıllarda yatırım ve büyümenin dış borçlanmaya aşırı derecede bağımlı hale geldiğini belirten Rodrik, yeni küresel ortamın, uluslararası finansman açısından oldukça zor bir dönem olacağına işaret etti.

 

‘KÜRESELLEŞME AZALACAK’

ABD’nin kısa zamanda eski büyüme hızını yakalayabileceğini sanmadığını belirten Rodrik, dünyada önümüzdeki süreçte küreselleşmeye sıcak bakmayan siyasilerin güçleneceğini, zamanla küreselleşmede azalma, yerelleşme olacağını söyledi. Rodrik, şöyle devam etti:

“Birinci sağlıksız strateji, emtia fiyatlarına dayalı büyüme. Afrika, G.Amerika ve Rusya’nın stratejisi. Bu uzun vadeli olmuyor. Emtia fiyatları oynak olduğu için uzun vadeli büyüme olamıyor. İkinci sağlıksız strateji ise AB çevresindeki ülkelerde ve son yıllarda Türkiye’de görülen dış borçlanmaya dayalı büyüme. İstenmeyen yapısal değişim içeriyor. Sağlıklı tek büyüme ise yapısal dönüşüme dayalı büyüme. Japonya, Güney Kore, Çin, Hindistan gibi...”