Diaspora Yahudileri

16 Mart 1190 yıılnda York şehrinin kral sarayı olan ve Clifford`s Tower olarak bilinen yerde büyük bir facia yaşandı. Bu; York`lu Yahudiler`in toplu olarak intihar etme eylemi olarak tarihe geçtiSara YANAROCAK

Kavram
9 Ocak 2008 Çarşamba

Haçların Gölgesinde
İngiltere Yahudileri (XI. - XII. yüzyıl)
16 Mart 1190 yılında York Şehrinde gerçekleşen bu topluca Yahudi intiharı eylemi daha önceki aylarda Londra’da başlayan ve diğer şehirlerle kasabalara hızla yayılan antisemit Yahudi karşıtı hareketler ve fanatik saldırıların sonucunda gerçekleşmişti.

Bu olayın başlangıcı Kral 1. Richard (Aslan Yürekli Rişar) yönetiminde başlatılan 3. Haçlı Seferine rastlar. Bu olayın esas kahramanı kralın kendisidir.
Bir önceki yılın Eylül ayında saltanat tahtına oturan 1. Richard’ın Londra’da Westminster Abbey’de yapılan taç giyme töreni sırasında dışarıda aniden heyecanlanan ve galeyana gelen halk Londra’da yaşayan yüzlerce Yahudiyi öldürdüler. Evlerini talan edip ateşe verdiler. Bu cinayetler derhal bastırıldı. Fakat 1. Richard ordusunun başına geçip 3. Haçlı Seferi için Kutsal Topraklara hareket edince, saldırılar tüm İngiltere’nin içine yayılmaya başladı. Londra’nın etrafındaki kasabalara doğru antisemit hareketler çığ gibi yayıldı.
York şehrinde yaşayan tüm Yahudiler bir kaleye hapsedildiler. Liderleri Josce adında cemaatten biri ve 10 yıl kadar önce Fransa’dan York’a göç eden ve önemli din bilgini şair ve bilim adamı olan Rabbi Yomtov Ben-Isaac’dı. Yahudiler kaleye hapsedilmişler ve tamamen tecrit edilmişlerdi. Yahudilerin durumu artık tamamen umutsuz bir hale düşünce bu işten kurtulamayacaklarını anlayınca toplu olarak intihara karar verdiler. Her erkek önce ailesini ve sonra kendini öldürdü. En son olarak Rabbi Yomtov Ben-Isaac önce Josce’yi ardından kendini öldürdü. Böylece toplu intihar gerçekleşmiş oldu. Massada olayı sanki yeniden gerçekleşmişti.
Kral 1. Richard, 3. Haçlı Seferi sırasında Arapların eline esir olarak düşünce, serbest kalması için gerekli olan fidyeyi İngiliz krallık hükümeti ancak Londralı bir Yahudiden temin edebildi. Serbest kalıp İngiltere’ye dönen kral, dönüşünde Yahudilere yapılan bu antisemit hareketlere çok kızdığını ve artık bu hareketleri yasakladığını, aksini yapanların en ağır biçimde cezalandırılacağını ilan eden bir ferman hazırlattı. O dönemden itibaren Batı Avrupa’da yaşayan Yahudiler doğrudan ve kanunen kralın himayesinde yaşamaya başladılar. Yaptıkları para işleri için de devlete verdikleri vergiler, doğrudan krala bağlandı ve para alım satımı işlerinde ona tabi oldular.
Bu kanunlar konulmadan önce Yahudilerden faizle borç para alan çoğu kişi hem borçlarını hem de faizlerini ödemiyorlar, hatta daha da ileri giderek aldıkları borçları inkar yoluna gidiyorlardı. Saray idaresi bu tip haksızlıkları önleyecek bir kanun tasarısı hazırladı.
Yahudilere olan borçlar her şehirde ve kasabada kurulan bir kurulda kontrol altına alındı. Londra’daki “Beyaz salon”da (idari bina) özel bir Yahudi para bürosu kuruldu. Bu kurul İngiltere topraklarına dahil tüm şehir ve kasabaların para işlerini yöneten bir kuruluş olarak para ticareti yapan Yahudiler lehine bir denetleme zinciri kurdu. 1. Richard aynı zamanda Bir Yahudi-rahiplik bürosu da kurdu. Bu büro sarayla Yahudi cemaatinin arasındaki ilişkileri sağlamaya yarıyordu.
1066 yılından biraz önce İngiltere’ye gelen son parti Yahudiler, daha önce Fatih William’ın ve toprak senyörlerinin yönetimindeki Fransa kökenliydiler. Dolayısı ile İngiltere’ye göç ettikten sonra dahi iki üç kuşak boyunca aralarında Fransızca konuşmaya devam ettiler. 12. yüzyıldan itibaren İngiltere’de yaşayan Yahudi nüfusu 4.000 kadardı. En büyük cemaat Londra’da yaşardı. Bununla koşut olarak en büyük Yahudi mezarlığı da Londra’da mevcuttu. Küçük cemaatler ise Lincoln, Winchester, York, Oxford, Norwich ve Bristol adlı küçük şehirlerde bulunmaktaydı. O dönemde Yahudilerin tümü refah içinde yaşamaktaydılar. Hatta bu adamların içinde Lincoln’lu Aaron adlı (1125ᇪ) bir şahıs son derece zengin olmuş, hatta İngiltere’nin sayılı zenginleri arasında adı anılır olmuştu. O öldüğü zaman, emlakları kraliyet hazinesi tarafından korumaya alınmış, özel olarak kurulan Aaron Borsa şirketinde ondan kalan menkuller ve gayrimenkuller işletilmeye devam edilmişti.
Ona ait olan muazzam miras ise, Fransa ile yapılan savaşın maaliyetini karşılamak üzere bir gemiye yüklenmiş fakat İngiliz kanalında çıkan bir deniz fırtınası sonucunda gemi batınca, servetin tümü sulara gömülmüştü.

Kara Ölüm
Kara ölüm 1344 yılında Bizans’ın Konstantinopolis (İstanbul) şehrinde başlayan, bütün Asya ve Avrupa’ya hızla yayılan, binlerce insanın ölümüne yol açan veba hastalığına o dönemde konulan isimdi. O dönemde Batı Avrupa’ya geri dönen haçlıların ve Hıristiyan hacılarının taşımasıyla birlikte hastalık bütün Avrupa’ya yayıldı. Bu felaket Avrupa’da 1348ᇆ yılları arasında aralıksız devam etti. O bölgelerde yaşayan halkın üçte biri bu hastalıktan öldüler ve cesetleri de yakılmak zorunda kaldı.
1894 yılında ancak inkişaf eden gerçek tıp ilmi bu hastalığın farelerde bulunan bir bakterinin sinekler tarafından etrafa bulaştırıldığını keşfederek, halka duyurdu. Ancak bu facianın olduğu ortaçağ döneminde tıp henüz hiç ilerlemediğinden insanlar saçmalıklarla ve hurafelerle yaşadıklarından ortaya atılan bir dedikodu, orman yangını gibi tüm kıtaya yayıldı. Bu dedikoduya göre kara ölüm vebanın nedeni Yahudilerdi. Yahudiler kuyu sularını zehirledikleri için bu hastalık yayılıyordu. Cahil halk bu dedikodularla galeyana gelince, nefretleri cinnete dönüştü, kara ölüm, karanlığa dönüştü ve binlerce Yahudi intikam için katledildi.
Bazıları ise Yahudilerin haçlı seferleri yüzünden Müslümanlarla anlaşarak kuyuları zehirlediklerine inanıyorlardı.
Çünkü bu salgınlarda ölenlerin içinde Yahudiler azdı. Bunun nedeni ise onların herkesten tecrit edilerek gettolarda yaşamaları ve onların tıbbi temizlik ve hijyen konusunda daha fazla önlem almalarından kaynaklanıyordu. Böylece o mahallelerde salgın çok fazla yayılamıyordu.
Aşkenaz toplumu kara ölüm döneminde, hastalıktan ziyade toplu katliamlardan hayatlarını kaybettiler. Evlerine girilip talan edildi. Yakılıp yıkıldı.
Aslında buradaki temel amaç, bu iftiralarla Yahudileri yok etmek, böylece onlardan alınan borç paraları ve faizlerini geri vermemek, onlara el koymaktı. Para tüccarlarının tümü o dönemde yok edildiler. Yalnız Almanya’nın 350 yerleşim bölgesinde, 60 büyük ve 150 küçük Yahudi Cemaati tamamen yok edildi. Bunlar, Ortaçağ  Yahudilerine o dönemde yapılan kötülüklerin sadece bir örneğini teşkil ediyordu.

devam edecek....