Irak`in devrik lideri Saddam Hüseyin 2007`yi göremeden infaz edildi

Global rekabet kapsamında Şabat günü uçuş yapmak istediği için ülkenin Ortodoks kesimi ile ters düşen EL AL, sonunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı

Toplum
9 Ocak 2008 Çarşamba

Alber NASİ

İdam cezası öleni cezalandırmaktan çok kalanlara ibret olma özelliği taşır. Saddam’ın idamının özellikle Şiiler tarafından yapılması ibretten ziyade intikam amaçlı bir linçi andırıyordu.  İdam görüntülerinin nerdeyse tüm Dünya tarafından yayınlanması ne kadar gaddar bir Dünya’da yaşadığımızın göstergesi adeta. 
Filistin Özerk Yönetiminde Hamas ile El Fetih  arasındaki çekişme tüm hızıyla devam ederken İsrail Kassam füzelerinden  nasibini almaya devam ediyor.
Hamas ile El Fetih’in anlaşması mümkün görünmezken Dünya kamuoyu ve İsrail El Fetih’, açıkça destekliyor. Filistin halkı ise yaptığı yanlış seçimin cezasını çekiyor.
İngiliz Basını İsrail’in Türkiye üzerinden İran’a nükleer saldırıda bulunacağını iddia etse de bu pek gerçekçi bir sav gibi görünmüyor .
Bu haberin yazarı bu teorisini   İsrail’in 25 sene önce Irak nükleer reaktörüne yaptığı hava saldırısına dayandırmış olmalı.  Ancak o zaman Irak’ın nükleer reaktörü İran’ın nükleer reaktörleri kadar  gündemde olmadığı gibi konu dallanıp budaklanmamıştı.
 Bugünkü koşullarda   Dünya’yı ve Ortadoğu’yu allak bullak edecek böyle bir girişim İran ile İsrail’in doğrudan savaşa girmesine sebep olur.
Ehud Olmert bir yandan yaptığı hatalarla yüzleşirken diğer yandan siyasi olarak İran’ı durdurmaya çalışıyor.
Çin ziyareti sırasında  basına yaptığı açıklamada tek taraflı çekilmelerin huzur ve barışı getirmediğine dikkat çeken Olmert hatasını anlamış gibi.Ne yazık ki bazı gerçekler yaşanmadan anlaşılmıyor. 
Artık Dünya üzerinde aklı başında olan herkes 20 sene içerisinde en büyük ekonomilerin Çin , Hindistan ve ABD olacağını anlamış ve stratejilerini bu gerçeğe göre kurmuş durumda.
Özellikle Çin’in ekonomik gücün yanı sıra ordusu ve etki alanıyla siyasi güç olacağını anlamak zor değil.
Bu bağlamda İsrail Başbakanı Olmert’in Çin’i ziyaret etmesi hiç de şaşırtıcı sayılmaz.
Dünya’nın önde gelen imalatçıları Çin’e gereken yatırımları ve teknoloji transferini yaparak bu pazarda gereken konumlandırmayı halihazırda yapmış durumda.
Bu imalatçılar arasında çok sayıda İsrail ve Yahudi sermayeli firmanın olduğunu tahmin etmek zor değil.
Dünya’nın en büyük üçgen ticaret hacmine sahip ülkelerden biri olan İsrail’in Çin ile çok yakın temasta olması her iki ülkenin de çıkarlarına uygun.
Siyasi olarak sadece ABD’nin desteğinin yeterli olamadığının farkında olan İsrail Çin gibi önemli bir ülkenin siyasi desteğini alması Ortadoğu’da Avrupa ve Rusya sayesinde İsrail’in aleyhine gelişen dengelerin İsrail lehine dönmesini sağlayabilir.
Üzücü olan bundan 20 – 30 sene sonra Hintliler  ve Çinliler belli bir yaşam kalitesini yakalarken bu firsatı seneler önce yakalamış Filistinlilerin felsefelerini  geliştirmedikleri müddetçe aynı sefaleti yaşıyor olacak olmaları . Ve tabii ki kendi sefaletlerinden İsrail’i ve ABD’yi sorumlu tutmaları.