Modasi geçse de demode olmayan akim; Minimalizm

Nancy AZARBADMinimum malzemeyle yalın ve işlevselliğin doğuşu… Minimalizm yer yer kubizmle birleşse de geleneksel ev dekorasyonundaki yalınlık ve gerçek değerlerden çıkan güzelliğe sahip çıkışı ile stil zamansız olmaya oynuyor

Toplum
9 Ocak 2008 Çarşamba
Amerika'da 1960'lı ve 1970'li yıllarda etkili olan Minimalizm, sanatsal biçimin aşırı yalınlığını savunulur. Minimalizm terimi, ilk kez 1965 yılında Richard Wolheim tarafından kullanıldı. Terim, sanatın biçimlerini, özellikle de müzik ve görsel sanatları nitelemenin yanında Samuel Beckett'nin oyunları ya da Robert Bresson'un filmleri için de kullanılır. Barok ya da modern kelimelerinin zamanla aldığı gibi bir haldir minimal(izm). Hepsi minimal sanat ürünleri vermiş olan pek çok sanatçı, zamanında kendilerini -henüz ortada minimalizm yokken- farklı isteklerle anlamlandırmışlardır. Malevich - süprematist, Mies Van Der Rohe - modernist, Corbusier – püristtir o zamanlar. Bauhaus ekolü devamı biçiminde sayılabilecek, ancak sonrasında post-modern sanat anlayışı içinde değerlendirilebilecek sanat akımı olacaktır.
Rönesans'taki aydınlanmadan sonra üretim şeklindeki değişim ve teknik gelişmeler, endüstri devrimini ortaya çıkartır. İnsanın çevresiyle kurduğu ilişkilerdeki değişim sonucu ‘’Neon’’lar dönemi başlar. Endüstri ve makineyle yeni tanışan insan, savaştan sonra yeni bir dünya düzeni ve gerçeklik kurmak zorundadır. Modernizmin ortaya çıkışı, aslında bu bunalımlı ve karmaşık dönemin sonucudur. Dadaizm de "her şey anlamsız", sürrealizmde "anlamsız gerçek" olur Amerikanın zenginleşip sanat ortamına yatırım yaptığı dönemlerde sanat sorgulanmaya başlanır. Algılama sınırlarını sorgulamak adına sanat kavramını estetikten ayırmak isterler. Sanat; nesnenin ve sanatın alınan-satılan bir mal olması düşüncesini azaltmak için güçlü sanat kurumlarının varsayımlarını yıkmak isterler.
1960’ların sonunda bir grup genç sanatçı bu durumun dışında, günlük yaşantının içinden kopmak için toplumca kolayca anlamlandırılabilecek imgeleri kullanmaları gerektiği kararını alırlar.  Gündelik olanı sanata sokmaya çalışırlar ve ortaya pop art çıkar. Artan teknolojinin yaratmaya başladığı sıkıcı kalabalık, hızla artan tüm oluşumlar karşısında toplumun yorulmaya başlaması dışavurumculuktan sonra Pop artı doğurmuştur.
Minimal Art görsel sanatta pop- art'tan sonra tüketim kültürüne dayalı olmayan yeni bir bakış açısı kazanmak aracıyla ortaya çıkar. Bir takım sanatçılar bu olaya bir alternatif ararken birden cismin nasıl süslü püslü veya çarpıcı olmasından çok, nerede nasıl duruyor, çevreyle ilişkisi nedir gibi şeyler tartışılmaya başlanır. Amaç izleyicinin kavram karmaşasını ortadan kaldırmaktır. Bu hızın yarattığı rahatsızlığa karşı doğudaki Budizm, zen kültürünün de etkisiyle Minimalizm toplum tarafından çok sevilir ve hızla kabullenilir. Sanat felsefeyle daha çok örtüşmeye başlar. Japon bayrağının yalın grafiği ulusal tasarım anlayışlarının simgesi gibidir. Yoğun tempo içindeki insanların evleri; tasarım, temizlik ve düzen olarak dış dünyadaki karmaşadan uzak kalmalıdır. Böylece Minimal Sanat resim ve heykel olarak kalamaz; yanlarına "mimariyi" de almış olur. Bir noktada sanatla mimarlık arasındaki ilişki de "bir zamanlar duvar ile kanvas arasında olan basit buluşmanın ötesine geçmiştir. Evlerin duvarlarına resim asmamak, resmi rulolar halinde saklamak, gerektiğinde açıp bakmak ev mekanında mekansal yanılsamaya yer vermeme, bir akım olarak ele almak yerine daha çok her alanda geçerli bir tavır olarak değerlendirmek mümkündür. Herhangi bir şeyin göründüğü gibi olması kuramını şiddetle savunur. Yanılsamaya yer vermemek, hatta bunu ahlaksızlık saymak, hiçbir şeye olduğundan başka ifade taşıtmamak stilin sıkı sıksıya bağlandığı prensiplerin başında gelir.
Minimalist heykelde malzeme değişime uğramaz ve kendi niteliğini olduğu gibi ortaya koyar. Yapıtın ilkel bir strüktüre indirgenmesi, yalınlığıyla heykel ilk bakışta okunabilmektedir.  Minimalist sanatçıların çalışmalarında 3. boyuta geçme, gerçek mekanı kullanma isteği hissedilir. Minimalist resim birkaç sınırlı rengin kullanıldığı ve yalın bir geometrik tasarıma sahip olan, genellikle büyük monokrom renk alanları olarak karşımıza çıkar.
Tarih içinde sanatın yüzyıllarca birbirini izlemesi,  endüstrileşmeyle farklı bir boyuta taşınmıştır.Sanatsal kabul edilmiş tüm metalar hızla yıkılır ve son yüzyılda sanat kavramı alt üst edilmiş olur.Tüm bu karmaşadan kaçmak bizleri evlerimizde minimalizme işte böyle sürükler...