Haftanin İzi

Hazırlayan: Karel ValansiAmerika`da tele kulak rahatsızlığıUlusal Güvenlik Ajansı (National Security Agency - NSA)`nın geçtiğimiz hafta "milyonlarca Amerikalının telefon ve e-posta`larının ulusal güvenlik sebebi ile kayda aldığını" açıklaması ABD`de büyük rahatsızlık yarattı

Toplum
9 Ocak 2008 Çarşamba
11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve hukuk danışmanları, teröristleri yakalamak amacı ile, Amerika’da gerçekleşen tüm telefon ve e-posta işlemlerinin National Security Agency (NSA) tarafından önceden bilgi vermeksizin kayda alınabilmesinin gerekliliğini savundular. Fakat NSA avukatları bu talebe karşı çıktılar. NSA kanunları, ulusal casusluk olarak kabul edilen kendi vatandaşını dinlemeye karşı çıkıyor ve izin alınmadan yapılan dinlemeleri suç sayıyor. NSA avukatları bu talebin ancak ABD ile yapılan uluslar arası görüşmelerle sınırlandırılabileceğini  savundular.
Geçtiğimiz hafta NSA, teröristleri takip etmek amacı ile milyonlarca Amerikalının telefon görüşmelerinin kayıt altına alındığını açıkladı. NSA’nın yaptığı bu açıklama üzerine bazı milletvekilleri ve hukukçular ulusal düzeyde yapılan bu dinlemenin yasal dayanağı olmadığını bildirdiler.
Beyaz Saray sözcüsü Dana Perino konu ile ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında, ulusal görüşmelerin mahkeme izni olmaksızın istenerek dinlenmediğini söyledi. Perino ayrıca, Başkan Bush ve diğer üst düzey yöneticilerin NSA’ya Amerika içi konuşmaların dinlenmesine yönelik bir görev verilmediğini sözlerine ekledi.
NSA eski Başkanı Hayden,  Central Intelligence Agency (CIA) başkanlığı için en önemli aday. Göreve başlamak için Senato’dan onay bekliyor. Başkan Bush hafta sonunda katıldığı bir radyo programında General Hayden’in niteliklerini övdü. ABD’nin terörizm ile olan savaşında bilgi elde etme, kapalı topluluklara girme konularında CIA’in üstün vasıflı bir lidere kavuşacağının altını çizen Bush Senato’dan Hayden’in CIA başkanlığını en kısa sürede onaylanmasını talep etti.

Nijerya petrol hattında
ölümcül patlama

Geçtiğimiz cuma günü Lagos yakınlarında  bulunan bir petrol borusunda başlayan ve sebebi belirlenemeyen yangın 150’den fazla insanın ölümüne ve birçokların tanınmayacak şekilde yanmasına sebebiyet verdi. Petrol hattına eklenen gizli bir boru bağlantısı araştırılırken meydana gelen patlamada sabotaj ihtimalinin bulunması sebebi ile Nijerya’daki tüm petrol boru hatları sıkı güvenlik altına alındı. Hayatını kaybeden Nijeryalılar için üzüntüsünü dile getiren Başkan  Olusegun Obasanjo, polisin araştırmalarını yakından takip ediyor. Son yıllarda Nijerya’da 2 bin kişi benzer patlamalar sebebi ile hayatını kaybetti. Nijerya’da meydana gelen en üzücü petrol boru hattı patlaması ise Ekim 1998’de bin kişinin ölümü ile sonuçlanmıştı.

Endonezya: Bilim adamlarının
aktif volkan uyarısı

Mount Merapi volkanı eteklerinde yaşayan binlerce kişi bilim adamlarının uyarısı üzerine geçtiğimiz cumartesi gününden itibaren yaşadıkları köyden ayrılmaya başladı.
Bilim adamlarının yaptığı uyarıları dikkate alan Endonezya hükümeti Mount Merapi köyünün hemen boşaltılması için gerekli işlemlere başladı. Küçük patlamalarla göğe siyah duman, kül ve lav bırakan volkan, yapılan ölçümler sonucunda en yüksek tehlike düzeyinde olduğu açıklandı.
Evini ve tarlasını bırakmak istemeyen köylülerin direnişi ile karşılaşan kurtarma ekipleri volkanın her an patlayabileceği konusunda herkesi ikna etmeye çalışıyor. Yerlilere göre volkanın içinde mistik ruhlar yaşıyor ve ancak gökyüzünde kuzu şeklinde bir bulut  oluşursa volkanın patlayacağı inancı yaygın.
Volkan en son 1994 yılında patladığında oluşan gaz bulutu altmış kişinin ölümüne sebep oldu. 1930 yılındaki patlamada ise bin üç yüz kişi hayatını kaybetti. Endonezya, ‘yangın dağı’ anlamına gelen bu volkan ile birlikte 129 volkana sahip ve Asya- Pasifik ‘Alev yüzüğü’ne dahil.

Brezilya’da hapishane isyanı

Brezilya’nın Sao Paulo şehrinde bulunan on sekiz hapishanede çıkan isyan en az 30 kişinin ölümü ile sonuçlandı. PCC adlı bir örgüt tarafından gerçekleştirildiği açıklanan isyan sırasında yüz kişi hapishane isyancıları tarafından rehin alındı.
Altı yüz suçlunun azami güvenlikli bir hapishaneye yerleştirileceğinin açıklanması itibari ile başlayan isyanların hapishanede bulunan PCC liderleri tarafından kumanda edildiği düşünülüyor. Polisi hedef alan PCC örgütü ayrıca 55 saldırı düzenledi on dokuz polis hayatını kaybetti. Cuma akşam aynı anda gerçekleşen ve karakolda, devriye halinde, evinde, barda bulunan polisleri hedef alan saldırılar sırasında saldırganlar ev yapımı bombalar da kullandı.  Saldırılar Sao Paulo dışında Osasco, Guarulhos, Carapicuiba, Cubatao ve Guaruja şehirlerinde de gerçekleşti.
Saldırı sonrası bir açıklama yapan Instituto Sou da Paz eğitim görevlisi ve polis teşkilatını iyileştirme üzerinde bir çalışma yapan Denis Mizne, polislere organize bir şekilde yapılan bu saldırının aslında devlete bir saldırı olduğunu ve bu durumda sokaktaki vatandaşın başına neler gelebileceğini tahmin etmenin zor olduğunu söyledi. 1993 yılında kurulan PCC, eroin ve silah kaçakçılığından adam kaçırmaya ve banka soygununa kadar birçok suç işledi. Kasım 2003’te PCC elliden fazla polis karakoluna saldırıp üç polisi öldürüp on ikisini yaralamıştı.

Putin politik varisini belirleyecek

Rusya Başkanı Vladimir Putin, 2008 yılında yerini teslim edeceği kişiyi belirleyip açıklayacağını cumartesi günü yaptığı konuşmada duyurdu. Devir teslimin olabildiğince sorunsuz olmasını istediğini açıklayan Putin aklındaki adayları açıklamadı. ABD ile soğuk savaş günlerine dönmek istemediğini de sözlerine ekleyen Putin’de zamanında Başkan Boris Yeltsin tarafından kendi yerine aday gösterilmişti. Bu açıklama sonrasında öne çıkacağı düşünülen iki aday Savunma Bakanı Sergei Ivanov ve Başbakan Yardımcısı Dmitry Medvedev. 53 yaşındaki KGB eski ajanı Putin’in 2008 yılında başkanlık koltuğundan ayrıldıktan sonra da önemli bir görevde kalacağı düşünülüyor.

Nepal iç savaşı sona erdirebilecek mi?

Mao isyanı lideri Prachanda, on yılı aşkın süredir devam eden ayaklanmayı sona erdirmek için Nepal Başbakanı Girija Prasad Koirala ile bir görüşme talep etti. Prachanda bu görüşmenin gerçekleşmesi için ön şart olarak tutuklanan tüm yandaşlarının serbest bırakılmasını talep etti.  Prachanda, dünyanın tek Hindu krallığı olan Nepal’in seçilmiş bir meclis tarafından laik bir devlet şeklinde yönetilmesini istiyor. Eğer bu görüşme gerçekleşirse gerçek adı Pushpa Kamal Dahal olan Mao lider on yıl sonra ilk defa saklandığı yerden çıkacak. Görüşme için belli bir tarih telafuz edilmedi fakat başbakanın bu görüşmeyi kabul etmesi bekleniyor. Nepal’de on yıl süren çatışmalarda toplam 13 bin kişi hayatını kaybetti.