Afrika`dan Gelenler

Doğan LEVENT"Maccabi" önceleri Cuma Ligi, daha sonraları da Pazar Ligi olarak adlandırılan organizasyonda aralarında Fenerbahçe ve Galatasaray`ın da bulunduğu takımlarla karşılaşır

Spor
9 Ocak 2008 Çarşamba

Rudi DİRİMAN

Dünya kupasına son bir viraj kalmışken Afrika’dan dünya kupasına katılacak sürpriz ekipleri inceleyelim. Almanya’ya gidersek sürpriz ekipleri tanıyalım

Her yıl Afrika’dan en az bir takım tüm dünyadaki futbol severlere aslında neler yapabileceklerini en az bir maç bile olsa kanıtlarlar.Afrika takımları açısından ,Dünya kupası dünyaya futbollarını  göstermek için en önemli zamandır.Nijerya, Güney Afrika, Fas,Kamerun ve Senegal gibi kupanın alıştığımız isimleri bu yıl Almanya da göremeyeceğiniz.Onların yerine bu yıl Almanya da Afrika’dan katılan yeni isimler ve yüzler tanıyacağız.
> TOGO
10 Ekim’de Togo’da çocuklar okula, büyükler işe gitmedi. Togo devlet başkanı Faure Gnassingbe, bu kıtada alışık olduğumuz şekilde, Togo’nun tarihi zaferini siyasi cakaya tahvil etme fırsatını kaçırmadı. Kongo’yu 3DŽ yenip, memlekete muzaffer dönen Togo milli takımını havaalanında karşıladı devlet erkânı ve başkan kutlamaları abartmak pahasına, 10 Ekim’i resmî tatil olarak ilan etti. Grubun diğer önemli maçında Senegal üstüne düşeni yapıp, Mali’yi 3 golle mağlup etse de, onlar için önemli olan Togo’nun Kongo deplasmanında puan kaybetmesiydi ve istedikleri de olabilirdi aslında. Deplasmanda iki kez yenik duruma düştükleri maçta, Togo’nun kaderini değiştiren adam Kader Toure oldu.Togo, Adebayor’un liderliğinde 10 maçta 23 puana erişip, birinci grubu lider tamamladı ve Afrika’nın yükselen yıldızlarından biri olarak Dünya kupasına adını yazdırdı..
> GANA
1962’de başlamış Gana’nın Dünya Kupası serüveni. Her seferinde elemelere favorilerden biri olarak başlayan, bölgesel kupayı dört kez kaldırmış olan Kara Yıldızlar, kâğıt üstünde onlardan daha güçsüz görünen takımlara bir türlü diş geçirememeleriyle ünlüydü. 21 puanla grubu lider bitiren Gana, Güney Afrika’yı da barındıran bu zorlu grupta yalnızca bir maç kaybetti ve Sırp hoca Dujkovic’in önderliğinde Kamerun, Nijerya  yada Senegal gibi takımlara kıyasla daha isimsiz oyunculardan kurulu bir ekiple tarihe geçmeyi başardı. Maçtan sonra Fenerbahçeli Appiah’ın, ‘Bu hayatımın en mutlu günü,’ demesi de bunu gösteriyor zaten.
> FİLDİŞİ SAHİLLERİ
Haziran’da Fildişi Sahilleri’ni deplasmanda yenip, kaderini kendi eline almayı bilen Kamerun, kendi sahasında Mısır’ı ağırlıyordu ve tek yapmaları gereken galip gelmekti. Maç öncesi seremonide, iki kaptan olarak Galatsaraylı Rigobert Song ve Beşiktaşlı Ahmed Hassan’ın karşılıklı el sıkıştığı maçta Kamerun, belki biraz da aşırı stres neticesinde son derece tutuk göründü. Her ne kadar 21. dakikada Douala’nın golüyle öne geçtilerse de, bir türlü ikinciyi bulamıyorlardı ve skor tahtası sekseni gösterirken, Ahmed Hassan’ın kullandığı frikiği Sivaslı Kalla ıskaladı ve Muhammed Shawky, bütün bir ulusu sarsan o golü attı. Kamerunlular önce doksan artı üçte bir metreden topu kaleye sokamayan oyuncularına inanamadılar, sonra da doksan artı dörtte çalan penaltı düdüğüne. Ama bir geceye iki mucize fazlaydı ve Interli Pierre Wome’nin topu direğe nişanlaması uzakta, kıtanın batı kıyısındaki bir ülkeyi sevince boğmaya yetti. Kamerun 20 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası’nda yoktu. Kızgın taraftarlar stadı terk etmediler, futbolcuları korumak için kolluk takviyesi yapıldı stada, sinirini alamayan bazı Kamerunlular penaltıyı kaçıran Wome’nin evine ve arabasına zarar vermekle tehdit ettiler onu ve sonra herkes dağıldı. Meydan, iç savaşın tarumâr ettiği o acılı Afrika ülkelerinden birinin, Fildişi Sahilleri’nin taraftarlarına kaldı. Onların takımı Sudan deplasmanından üç gol ve üç puanla dönmüştü ve mucize gerçekleşmişti. Biraz mucize biraz dünya çapındaki yıldızları Chealseli Drogba sayesinde Fildişisahilleri de artık Dünya kupasındaydı.İç savaşın böldüğü ülkede, kuzeydeki isyancılardan birinin şu sözleri daha fazla açıklamaya hacet bırakmıyor aslında: ‘Yıllar sonra ilk kez birlik olduğumuzu hissediyoruz.
> ANGOLA
Elemelerin sürprizi Kamerun’un kaybetmesiydi belki ama, Afrika elemelerinin en büyük sürprizini gerçekleştiren takım Angola oldu. Diğer Afrika takımlarının aksine dünya çapında tanınan hiçbir oyuncusu olmayan, en iyi adamları Katar liginde top koşturan ve 27 yıl sürmüş bir iç savaşta bir milyona yakın insanını kaybetmiş olan bu ülke Nijerya gibi bir devin bulunduğu gruptan, Akwa’nın sekseninci dakikada bulduğu bir golle çıkabildi ve tüm dünyayı şaşırtmayı başardı. Nijerya evinde Zimbabwe’ye beş atarken, Angola’nın da Raunda deplasmanından beraberlikle dönmesi gerekiyordu. Ruanda’nın Sakarya’da yaşayan ve Sakaryaspor forması giyen forveti Honore Kabongo direği nişan aldığında durum henüz sıfır sıfırdı. Ancak takım kaptanı Akwa, tam da umutsuzluğa kapılmaya başlamışken Kara Antiloplar, Nkonzingoma’nın ortasını gole çevirdiğine inanamadı. Kaptan öyle kendinden geçmişti ki, maçın geri kalanına konsantre olabilmesi için arkadaşlarının yardımcı olması gerekti. Kendisi de eski bir futbolcu olan devlet başkanı Jose Eduardo dos Santos da takımı kutlamayı ihmâl etmedi bu zaferin ardından. Başkanın partisi oyunculara 150 bin dolarlık primlerini verirken, başkent Luanda’nın sokaklarındaki kutlamalar da en az diğer ülkelerinki kadar coşkuluydu.
> TUNUS
Tunus takımı beraberliğin yeterli olduğu bir maçta, Bordeauxlu Chamakh’ın golleriyle iki kez yenik duruma düştüler ve iki kez ürkütücü bir sessizlik sardı 60 bin kişinin doldurduğu 7 Kasım Stadı’nı. Ancak, 69. dakikada Fas’ın Charlton’da oynayan kaptanı Talal El Karkouri’nin kendi kalesine attığı golle birlikte, sabahlara kadar sürecek olan kutlamalar da başladı. Fas’ın hocası Badou Zaki, kolay yola sapıp maçın hakemlerine bağlasa da yenilgiyi, Tunus bu gerilim dolu maçtan alnının akıyla çıkmayı bildi ve Lemerre’in hocalığında kaldırılan bir Afrika Kupası’nın ardından sıra dünya arenasını da sarsmaya geldi.
www.verkac.com-
Deniz Aslan'ın yazısından alıntıdır.