Hanuka (Mucizesi) ve arka planı, Mityavenim ve Makkabiler

Perspektif
9 Aralık 2020 Çarşamba

Muhammed Tarık ÖZKAN

Ahameniş (Pers) İmparatorluğu hükümdarı Büyük Kiros’un, hükmettiği coğrafyadaki halkların inançlarına, yaşayışlarına ve kültürüne karşı duyarlı tavrının aksine; ‘Helen kültürünü, şiiri, mantığı ve felsefeyi dönemin büyük filozofu Aristoteles’ten öğrenen[i] Makedonyalı İskender, fetih ettiği bölgedeki halkları Helenleştirme politikası gütmüştür. Bu esnada Yeniden Yapılanma Dönemi olarak da bilinen II. Mabed Dönemini[ii] yaşayan bölge Yahudileri, İngiliz popüler tarihçisi Paul Johnson’un tabiriyle “o zamana kadar ki yönetenlerin arasında en çok sevdikleri Persler”[iii] tarafından idare ediliyorlardı. Böyle bir krallığın hemen ardından İskender’le karşılaşan Yahudiler, Helen Krallığına ve Helenleşmeye karşı farklı tepkilerde bulunmuştur.

İskender’in ölmesiyle (MÖ 323), komutanları arasında sürekli el değiştiren bölge[iv], son olarak Seleukosların yönetimine girmişti. Her geçen gün daha da artan asimile çalışmaları, Tora öğreniminin ve sünnetin (brit mila) yasaklanması, Şabat kurallarının kaldırılması gibi temel dini öğretileri hiçe sayacak noktaya ulaştığı anda halk içerisinde birtakım sesler yükselmeye başlamıştı. Yahudi dindar halk, sesini sadece baskıcı Helen yönetimine değil, aynı zamanda Helenleşen dindaşlarına (!) da yükseltiyordu. Hatta kimi yazarlara göre Yahudilerin asıl mücadelesi, bizzat dindaşlarına karşı icra edilmekteydi[v]. Onlara ‘Helenleşen’ anlamına gelen ‘Mityaven’[vi] dediler. Mityavenler Yahudi halaha’sına (şeriatına) aykırı pek çok harekette bulunarak Helenleşmeyi modern bir yaşam tarzı olarak görüyorlardı. Yahve’ye şirk koşarak Yunan tanrılarını kabul ediyor, İbrani isimlerini Yunancaya çeviriyor[vii], çıplak oynanan Yunan oyunlarını oynamak için sünnetlerini gizlemek adına ameliyat oluyorlardı.[viii] Hatta Seleukos kralı Antiochus Epiphanes’in gönlünü kazanarak başrahip olmak isteyen iki Mityaven’in (Jason ve Menelaus) rekabetine bile tanık olabiliyorduk[ix]. Mabedin (Tapınağın) içerisine Helen heykellerinin konması ve halkın bu putlara haram olan domuzu kurban olarak sunmasının emredilmesiyle birlikte, halk artık kendi içinden çıkacak bir kıvılcımı bekliyordu. O kıvılcım Kudüs’e 25 kilometre uzaklıktaki Modin köyünde Kohen olan Mattathias ve beş oğlu (Yohanna, Şemon, Yahuda, Eliazer ve Jonathan) tarafından yakıldı. Putlara kurban adanmaya zorlanan aile, Seleukuslu subayı öldürerek[x] dağa çıktılar ve paganizme karşı ilk direniş ateşini yaktılar.[xi] İhtiyar Mattathias, lakabı ‘Makkabi’[xii]  olan üçüncü oğlu Yahuda’ya vekaleti verdi (MÖ 166). Bu direniş artık onun adıyla anılacaktı. Bu deneyimsiz, ilkel silahlı bir grup Yahudi, dönemin avantajlarından da faydalanarak, zira Seleukos taht mücadelesiyle meşguldü, zırhlı düzenli ağır silahlı ve kendilerinin neredeyse dört katı büyüklüğündeki Helen ordusunu mağlup etmişti.

 Üç yıllık zorlu mücadelenin ardından ancak pagan esaretinden kurtarılan Kudüs ve Mabed[xiii], putlardan arındırılarak temizlenir. Bir mum yakacak kadar zar zor bulunan bir yağ ile ömrü en fazla bir gün sürecek bir menora yakılır. Onlarca yıldır Yehova’dan kendilerine bir işaret göndermesini bekleyen İsrailoğullarına, bu direnişçi grubun tevhit mücadelesi adına, ertesi gün uyandıklarında Yehova seslenmiştir; Menora hala yanmaktadır ve sekiz gün daha yanmaya devam edecektir.[xiv] Kislev ayının 25’inci günüyle Mabed’e kurbanlar sunulur, adaklar adanır ve sonraki sekiz gün bayram olarak kutlanacaktır. Adamak, ithaf etmek anlamına gelen ‘Hanuka’ kelimesi daha sonra bu bayramın ismi olmuştur.

Yıl içerisinde kutlanan her bir bayramın kendine has mitsvası yani belirgin bir özelliği vardır. Pesah’ta matsa yenir, Sukot’ta suka’da yaşanılır, Roş Aşana’da şofar çalınır. Halen büyük bir yâd ile Yahudiler tarafından kutlanan[xv] bu bayramın (Işıklar Bayramı olarak da bilinir – Hah Ha’Urim) temel mitzvası ise elbette Hanuka dediğimiz dokuz kollu şamdanın her bir mumunun (bekçi mum dediğimiz ve diğer mumları yakmak için kullanılan ‘şamaş’ hariç[xvi]) sekiz günlük bayram süresince sırasıyla yakılmasıdır. Hanuka’yı mümkünse pencere önüne koymak, gören herkese bu mucizeyi hatırlatmak da bir gelenektir.

 

Pencere önünde Hanuka, Menora’dan farkı fazladan iki kolunun olması

Hanuka bayramını diğer bayramlardan ayıran bir başka özellik ise “sevivon” isimli topaç ve “sufganiyot” tatlısıdır. Sevivon (סביבון) topacı sadece bir oyun değildi, aslında hiç oyun değildi. Helen yönetiminin Tora öğrenimini ve tartışmalarını yasakladığı dönemlerde, insanlar sevivon ile oynar gibi yaparak Tora üzerine konuşurlardı. Bugün aynı hissi yeniden yaşamak için İsrail’de Nun, Gimel, He ve Pe; İsrail dışında ise Nun, Gimel, He ve Şin harflerinin yazılı olduğu topaç oyunları oynanır. (Nes Gadol Haya Po נס גדול היה פה – burada büyük bir mucize oldu / Nes Gadol Haya Şam נס גדול היה שם – orada büyük bir mucize oldu)[1]

He ve Şin harflerinin yazılı olduğu topaç oyunları oynanır. (Nes Gadol Haya Po נס גדול היה פה – burada büyük bir mucize oldu / Nes Gadol Haya Şam נס גדול היה שם – orada büyük bir mucize oldu)[1]

                                                         Sevion (סביבון)
 

Bu mücadelede, Makkabi önderliğindeki binlerce Yahudinin en büyük manevi desteği, şüphesiz tevhit inancına olan bağlılıkları olmuştur. Makkabilerin bu mücadelesini gerek Talmud’dan gerekse Haşmonilerin yazdıkları Makkabiler kitabından öğreniyoruz. Peki daha önceden, kazanılan askeri bir başarı bayram olarak kutlanmış mıydı, yoksa bu da istemeden de olsa Helenleşmenin bir etkisi miydi? İsyanın ardından kurulan Haşmonaim Hanedanlığı’nın[1] bastırdığı sikkelerde hem İbrani hem Grek unvanlarının kullanılması, mücadelenin lideri Yahuda Makkabi’nin diplomatının Grek Eupolamus[2] adını taşıması bizlere asimilasyonun (Helenleşmenin) nasıl bir süreç olduğunu gösteriyor olsa gerek.

Kaynakça:

1)     Altınel, Tolga Savaş, Soyun Önemi Bağlamında Yahudi-Haşmoni Krallığı ve Vaftizci Yahya, Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, Cilt-Sayı 52, Haziran 2017, syf. 115-138

2)     Brenner, Michael, Kısa Yahudi Tarihi, Alfa Yayınları, syf. 41-42

3)     Doenyas, Nazlı, Hanuka Bayramı, Şalom Gazetesi, https://www.salom.com.tr/haber-112907-hanuka_bayrami.html

4)     https://www.morfix.co.il

5)     https://www.myjewishlearning.com/article/the-origin-of-the-dreidel/

6)     http://www.sevivon.com/index.php?option=com_content&view=article&id=1349:savas-mucizesi&catid=32:hanuka-felsefesi&Itemid=214

7)     https://www.ortodokslartoplulugu.org/azizlerimizin-hayat-hikayeleri/aziz-makkabiler/

8)     https://www.pealim.com/

9)     Johnson, Paul, Yahudi Tarihi, Pozitif Yayınları, syf. 110

10) Kurt, Ali Osman, İkinci Mabed Dönemi Yahudiliğine Genel Bir Bakış

11) Laitman, Michael, Think the war at Hanukkah was between Jews and Greeks? It was between Jews and Jews, 2017, The Jerusalem Post, (https://www.michaellaitman.com/jewish/think-war-hanukkah-jews-greeks-jews-jews/)

12) Mansel, Arif Müfid, Ege ve Yunan Tarihi, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2014, syf. 451

13) Nana, Mahmut, Yahudi Tarihi, “Kahin Makamı İçin Yarış”, Selenge Yayınları, syf. 327-328

14) Oğuz, Burhan, Türk ve Yahudi Kültürlerine Bir Mukayeseli Bakış, Anadolu Aydınlanma Vakfı, “Helenistik Dünyada Yahudiler”, syf. 772

15) Sinanoğlu, Mustafa, Diyanet İslam Ansiklopedisi, “Karailik”, XXIV, syf. 426

16) Sivrioğlu, Ulaş Töre, Bizans İmparatorluğunda Yahudiler M.S. 330-1453, Mart 2015

17) Talmud, Şabat: 21b



[1] Yahuda Makkabi’nin vefatından sonra kardeşi Şemon tarafından kurulan, M.Ö. 140-37 yılları arasında hüküm süren bağımsız Yahudi devleti, חַשְׁמוֹנַאים.

[2] Burhan Oğuz, Türk ve Yahudi Kültürlerine Bir Mukayeseli Bakış, syf. 772



[1] https://www.myjewishlearning.com/article/the-origin-of-the-dreidel/



[1] https://www.myjewishlearning.com/article/the-origin-of-the-dreidel/



[i] Arif Müfid Mansel, Ege ve Yunan Tarihi, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, syf. 451

[ii] Babil esaretinden sonra Perslerin eline geçen Kudüs, Yahudiler yeniden tesis edildi. Bu dönemde Persler’in yardımıyla mabet ikinci defa yapıldı. Ali Osman Kurt, İkinci Mabed Dönemi Yahudiliğine Genel Bir Bakış

[iii] Paul Johnson, Yahudi Tarihi, syf. 110

[iv] Bölge, Mısırlı Ptolemaios ile Grek Seleukos arasında hudud işlevi gördüğü için uzun bir süre karşılıklı çekişmenin yaşandığı ve bölge halkının oldukça olumsuz etkilendiği bir konum haline gelmiştir.

[v] Michael Laitman, Think the war at Hanukkah was between Jews and Greeks? It was between Jews and Jews, The Jerusalem Post

[vi] Kelime bugün modern İbranice’de de kullanılan “יוון” (yavan) kelimesinin hitpa’el kalıbında türetilmesiyle meydana gelmiştir. לְהִתְייַווֵּן / Yunanlaşmak-Helenleşmek

[vii] Bu konuda detaylı bilgi için bkz: Ulaş Töre Sivrioğlu, Bizans İmparatorluğunda Yahudiler

[viii] Nazlı Doenyas, Hanuka Bayramı, Şalom Gazetesi

[ix] Mahmut Nana, Yahudi Tarihi, “Kahin Makamı İçin Yarış” syf. 327-328

[x] Şu ayrıntı önemlidir, Mattathias ve oğulları, yalnızca Yunan subayı değil, aynı anda putlara kurban adayan Mityaven Yahudiyi de öldürdüler.

[xi] Tarihçi Victor Tcherikover'e göre asıl ayaklanma bu olaydan yaklaşık bir yıl önce Hasidiyanlar tarafından başlatılmıştır. Mattathias olayına kuşkuyla bakan Tcherikover, Makkabi harekatını Hasidiyan Yahudilerinin devamı olarak görmektedir.

Tolga Savaş Altınel, Soyun Önemi Bağlamında Yahudi-Haşmoni Krallığı ve Vaftizci Yahya, syf. 117

[xii] Çekiç anlamına gelen Makkabi kelimesi aynı zamanda "מִֽי־כָמֹ֤כָה בָּֽאֵלִם֙ יְהֹוָ֔ה" (Mi Kamokha Ba’alim Yehova) ayetindeki kelimelerin baş harflerinin de birleşimidir; “Var mı senin gibisi ilahlar arasında, ya RAB?” Çıkış 15:11

[xiii] Michael Brenner, Kısa Yahudi Tarihi, Alfa Yayınları, syf. 41-42

[xiv] Talmud, Şabat: 21b

[xv] Tanah’ı yegane dini otorite olarak göre Karaim Yahudileri Hanuka Bayramını kutlamazlar. Zira Hanuka Tora’da zikredilmememektedir. Mustafa Sinanoğlu, Karailik

[xvi] İstanbul Sefaradaları, Şamaş’ı, diğer kandiller yakıldıktan sonra, en son olarak yakar.