Gerçek Hayat dergisinden Yahudi, Ermeni ve Rum dini temsilcilerine karşı nefret söylemi

´Gerçek Hayat´ adlı yayın kuruluşunun son sayısında Yahudi, Ermeni ve Rum toplumlarına karşı nefret söylemi içeren bir yazı yer aldı.

Dünya
10 Mayıs 2020 Pazar

 "FETÖ'nun Ayakları" adı altında  yayınlanan bir  şemada, Türkiye Hahambaşılığı, Rum Patrikliği ve eski Ermeni Patriği'nin yer alması tepki yarattı.

Mesnetsiz ifade, Türk Yahudi Toplumu yönetimi,İstanbul Rum Patrikliği ve Türkiye Ermenileri Patrikhanesi   tarafından kınandı. 

Türk Yahudi Toplumundan şu açıklama geldi: “Hahambaşımızı gerçek dışı ithamlarla kullanan yayınların yarattığı ayrımcılığı ve provokasyonu kınıyoruz.  Bu nefret yayınlarının, ayrılmaz bir parçası olduğumuz Türkiye’mize de verdiği zararların, eğitim ve hukuk yolu ile gecikmeden çözümünü bekliyoruz.” 

İstanbul Rum Patrikliğinin açıklaması ise şöyle:  

“Gerçek Hayat dergisinde yayımlanan bir yazıda, halkımızın Hristiyan ve Musevi mensuplarını son derece kıran ve üzen, mesnetsiz iftiralarla cemaat mensupları ve dini liderleri hedef gösterilmektedir. Bu davranış çok acı verici olduğu gibi, ayrıca çok vahim ve sorumsuzca ileri sürülen gerçek dışı iddiaların Türkiye Ortodoks cemaatini endişeye düşürdüğünü kamuoyuna açıklamayı gerekli görüyoruz. Maalesef çeşitli ülkelerde görünen ırkçı tezahür ve tecavüzlerin bizde de görülmesi ihtimali büyüktür. Patrik Hazretleri de devletimize elinden gelen desteği verdiği halde böyle bir ithama maruz kalmanın derin üzüntüsü içindedir. Saygıdeğer kamuoyuna bu açıklamayı yaparken, Devlet makamlarının da gereğini yapacağından emin olduğumuzu beyan ederiz." 

Türkiye Ermenileri Patrikhanesi de kınamasını şöyle ifade etti:  

"Gerçek Hayat isimli bir dergide, müteveffa Türkiye Ermenileri Patriği Şnorhk I. Hazretleri’nin adının da içinde bulunduğu bir iftira ve karalama yazısı kaleme alınmış olduğunu üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız.
Bunun yanı sıra, aynı yazı Rum ve Yahudi Cemaati’nin dini önderlerini de hedef alarak Türkiye’deki farklı inanç gruplarına haksız, mesnetsiz iftiralarda bulunmak yoluyla siyasi bölücülük atfederek, dini liderleri ve onların üzerinden cemaatlerini alenen hedef göstermektedir.
Türkiye Ermenileri gibi diğer Hristiyan ve Yahudi Cemaatleri mensuplarının da son derece müteessir olduğu, üzüldüğü, hakarete uğramış hissettiği aksi düşünülemez mutlak bir gerçektir.
Habercilik özgürlüğü şemsiyesi altında kullanılan bu ifadeler hem çok acı verici olup, hem de çok vahim sonuçlar doğurabileceğinden bu sorumsuz davranış ve ileri sürülen gerçek dışı iddialar Türkiye Ermeni Patrikliği ve cemaati açısından son derece endişe verici olarak algılanmaktadır.
Dünyanın birçok yerinde görüle gelen ırkçı zihniyetler, bu bağlamdaki ifade ve eylemler maalesef ülkemizde de görülmektedir. Bu tür ırkçı propagandaların menfi sonuçları kaçınılmazdır. Bu bağlamda, bir kaç gün önce bir kilisemiz benzeri nefret söylemlerinden etkilenen bir saldırgan tarafından benzin döküp yakılmak istenmiştir.
Cumhuriyet dönemi Patriklerinin tümü gibi, günümüz Patrik Hazretleri, cemaatimizin tüm kurumları ve cemaatimiz mensupları Türkiye Cumhuriyeti’ne ve yüce devletimize sadece vatandaşlık bağıyla bağlı olmayıp gönül bağları ile vatana bağlı bulunan, sadık ve kadim Anadolu halklarındandır.
Basın ahlak prensiplerine aykırı ve basın özgürlüğü ile izah edilemeyecek böylesi asılsız, karalayıcı ve hiçbir bahanesi olmayan bir ithama maruz kalmak patrikliğimizi ve cemaatimizin her bir mensubunu en hafif tabiri ile derinden yaralar.
Bu konuda yüce devletimizin her türlü adaletsizliğe, ötekileştirmeye ve iftiraya “Dur” diyecek makamlarının gereğini en süratli şekilde yapacağından, ülkemizin bütünlüğüne ve insanların birlik ve beraberliğine kasteden bu gibi kurum ve şahıslara karşı kanunların gereğinin icra edileceğine dair ümidimiz tamdır."