Web´de dikkat çekenler

Saat farkı söz konusu olansa dönemin Yahudi Cemaati Başkanı Arafların evi. Ben, oğul İlya Araf’tan dinlemiştim. Bir gün Kılıç Ali yemeğe gelir. Araflar o denli bir hazırlık yaparlar ki Kılıç Ali; “Bu sofrada Atatürk de olmalı” der ve köşke haber gönderir. Araflar ve tüm mahalle heyecanlanır, çok mutlu olurlar. O akşam, mahallenin şansızlığı, Atatürk çok erkenden yatmıştır, gelemez. Evin yeri, yangın yerini düşününce yürekleri ağızlara getirecek cinsten; son yanan evin arka tarafına bitişik. Mahallenin büyüklerindeki Atatürk aşkı çocukları için de geçerlidir. İlya Araf ve mahalleden arkadaşları, Atatürk’ü görmek için sıkça istasyona giderlermiş. Şanslı günlerinde kendisini görüp, el salladıklarını son nefesine dek aynı heyecanla anlatacaktır. • Necati Yalçın - Hürriyet

İzak BARON Diğer
19 Nisan 2017 Çarşamba
  • NÜFUSUN 17. YÜZYILDA EVLİYA ÇELEBİ’NİN DİKKATİNİ ÇEKTİĞİNİ GÖRÜYORUZ:“YAHUDİ’Sİ ÇOKTUR, SADE YAHUDİLERİ 12 MAHALLEDİR” DİYE YAZMIŞ

Tam 525 yıl önce geldiler. Vatanlarından kovulmuşlardı, önce konuk, sonra bizden oldular. Ankara için konuşacak olursak, Türklerin eline geçmeden çok önce de belli bir Yahudi nüfusunun olduğu biliniyor. Milattan önce Ankara’da olduklarını, İmparator Augustus için yapılan tunç sütundan öğreniyoruz. Nüfusun 17. yüzyılda Evliya Çelebi’nin dikkatini çektiğini görüyoruz: “Yahudi’si çoktur, sade Yahudileri 12 mahalledir” diye yazmış.

Ankara’nın gözden düştüğü yıllarda bile son derece değerli bu mahalleye, sevgili Esengül Boyacıoğlu İnalpulat, Mutlu Kader ve eşi ile son yangın haberini verenlerle, fotoğraf ama asıl Ankara tutkunu dostlarla gittim.

Gazete ve internetteki tüm fotoğraflar onlarındır. Hâlâ ayakta oldukları için ne kadar takdir edilseler az evlerden ikisinden, birer Atatürk anısıyla başlayalım turumuza. Birinde Milli Mücadele döneminde konaklamış, diğerinde Cumhuriyet döneminde saat farkıyla misafir olamamış.

Kaldığı ev Rusoların evi. En son yanan evin tam karşısı, arada 10 metre var, yok. Bakarken yıkılacağını düşündürecek derecede ayakta zor duruyor.

Saat farkı söz konusu olansa dönemin Yahudi Cemaati Başkanı Arafların evi. Ben, oğul İlya Araf’tan dinlemiştim. Bir gün Kılıç Ali yemeğe gelir. Araflar o denli bir hazırlık yaparlar ki Kılıç Ali; “Bu sofrada Atatürk de olmalı” der ve köşke haber gönderir. Araflar ve tüm mahalle heyecanlanır, çok mutlu olurlar. O akşam, mahallenin şansızlığı, Atatürk çok erkenden yatmıştır, gelemez. Evin yeri, yangın yerini düşününce yürekleri ağızlara getirecek cinsten; son yanan evin arka tarafına bitişik.

Mahallenin büyüklerindeki Atatürk aşkı çocukları için de geçerlidir. İlya Araf ve mahalleden arkadaşları, Atatürk’ü görmek için sıkça istasyona giderlermiş. Şanslı günlerinde kendisini görüp, el salladıklarını son nefesine dek aynı heyecanla anlatacaktır.

Necati Yalçın

http://www.hurriyet.com.tr/yok-olmadan-gidin-gorun-40428457

 

  • LADİNO ADI VERİLEN YAHUDİ İSPANYOLCASINDA ÇOĞUL BU 'BOYOZ', TEKİL KELİMEYSE 'BOYO'. YAZILIŞI 'BOLLO' ESASI DA LATİNCE, TOP ANLAMINA GELEN 'BULLA'...

İzmir'e esas olarak Yahudilerin kattığı bir zenginlik boyoz... Ladino adı verilen Yahudi İspanyolcasında çoğul bu 'boyoz', tekil kelimeyse 'boyo'. Yazılışı 'bollo' (İspanyolcada çift L harfi Y okunuyor). Esası da Latince, top anlamına gelen 'bulla'...

Ladino demişken, burada bir parantez açalım: İKSV'nin düzenlediği 36. İstanbul Film Festivali'nde çok tatlı bir belgesel seyretme imkânı bulduk geçen hafta sonu. Engin yemek kültürü ve maharetiyle tanıdığımız gazeteci/dergici Deniz Alphan'ın yönettiği Kaybolan Bir Dil, Kaybolan Bir Mutfak, Ladino dilini ve Sefarad mutfağını ele alıyordu. İkisini topladığımızda: Kaybolmakta olan bir kültürü...

15. yüzyıl sonunda İber Yarımadası'ndan Osmanlı'ya göç eden Yahudilerin torunları, akademisyenler, yazarlar... Mario Levi'den Aylin Öney Tan'a, aşina isimler... Tanıklıklar, ilişkiler, sofralar... Hem çok zevkli bir seyirlik, hem de geleceğe çok kıymetli bir kayıttı.

Nur Çintay

http://www.sabah.com.tr/yazarlar/pazar/cintay/2017/04/16/boyoz-oyum-reybas-reyhan-doy

 

  • BU DURUMDA İRAN OTOMATİKMAN RUS TARAFINDA, ARAP YARIMADASI AMERİKAN TARAFINDA VE SURİYE RUS TARAFINDA KALACAĞI İÇİN İSRAİL BİR NEVİ DOSTMUŞ GİBİ DAVRANDIĞI SUUDİ ARABİSTAN VE DİĞERLERİ İLE AYNI SAFTA OLACAK

ABD’nin en akın müttefiki olduğu halde Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler içinde olan İsrail bununla da yetinmemiş, Rusya ve Çin ile savunma sanayi alanında bile ortak projeler yapmıştır. Çin’e geçmişte Pyt-3 havadan-havaya füze patenti satan, özellikle askeri elektronik sanayi ürünleri pazarlayan İsrail, Rusya ile KA-52 savaş helikopterinin elektronik aksamında ortak çalışmıştı. Hatta son zamanlarda İtalyan / Rus ortak üretimim jet motorlu eğitim uçağı M346/ Yak / AEM-130’ı satın alan İsrail ile Rus-Çin ilişkisi üzerine web’den araştırılsa birçok ürün bulacağından eminin.

Aslında ispatlamaya çalıştığım husus İsrail’in usta siyaset ve dış politika ile tüm blokları idare ettiğini söylemek. Yani, biz dâhil birçok ülkenin başaramadığını şeyi. Dolayısı ile ısınan dünya gündeminde Orta Doğu’da Araplar İsrail’e saldırmadıkça çıkacak bir savaşta %100 ABD yanında savaşa girerek Rusya veya Çin’e hasım olma zorunluluğu yok gibi. En azından NATO ülkesi olmadığından tarafsız kalma ihtimali çok yüksek. Bölgesel krizlerde bile rahatlıkla Körfez Savaşı’ndaki tavrı takınabilir. Ancak Soğuk Savaş’ın kabul edilir ve eskiyi aratmaz şekilde yakın zamanda başlaması ihtimali bir 3.Dünya Savaşı çıkmasa bile bölge ve İsrail’i çok çok gerecektir. Eski zamanlarda Soğuk Savaş yıllarındaki gibi NATO ülkelerinden savunma sanayi ürünlerini alanlarla, Rusya ve Çin’den alanların ve satanların keskin kırmızı çizgiler ile ayrıldığı ülkeler ve özellikle Orta Doğu ülkeleri daha keskin taraf seçmek zorunda kalacak. Bu durumda İran otomatikman Rus tarafında, Arap Yarım Adası Amerikan tarafında ve Suriye Rus tarafında kalacağı için İsrail bir nevi dostmuş gibi davrandığı Suudi Arabistan ve diğerleri ile aynı safta olacak. Dolayısı ile belki de Soğuk Savaş’ın işe yaradığı istikrar getirdiği tek toprak parçası Orta Doğu olabilir. Suriye ve Filistin hariç istikrar gelebilir. Ancak bu ikinci Soğuk Savaş’ta İsrail’in Rusya ve Çin’e karşı olarak kesin sınırlarla Amerika’nın yanında olacağını düşünüyorum.

Hakan Kılınç

http://www.kokpit.aero/yeni-bir-soguk-savas-oncesi-3?writer=23

 

  • ESAD’IN İSRAİL CEPHESİNİ AÇMA RİSKİNİ GÖZE ALMASINDAKİ SEBEP İŞLERİN İSTEDİĞİ GİBİ GİTMESİNDEN DUYDUĞU HOŞNUTLUK OLABİLİR

17 Mart’ta İsrail askeri uçakları Suriye savaşının ilk günlerinden beri yaptıkları gibi Hizbullah’a gideceği istihbaratını aldıkları bir silah konvoyunu vurdu. İsrail’in 2011’den beri ihtiyaç duyduğunda tekrarladığı bu hava müdahalesi bu sefer -ilk kez- Suriye güçlerinden açılan ateşle karşılık buldu. Bu, Suriye’de iç savaş başladığından beri iki ülkeyi karşı karşıya getiren ilk ciddi olay oldu. Şimdiye kadar Suriye’deki savaşı güvenli bir mesafeden takip eden ve kendi kırmızı çizgileri olan Hizbullah’a silah gönderilmesi, Golan’da yeni bir cephe açılması ve İsrail’e sınır aşırı saldırıların gerçekleştirilmesi konuları aşılmadığı sürece uzak duran İsrail için bu beklenmedik bir karşı saldırı oldu. Atılan füzelerden biri İsrail’in Amerikan desteğiyle geliştirdiği Arrow füze savunma sistemi tarafından durduruldu ancak İsrail’deki endişe, Suriye konusundaki politikasını değiştirmesi gerekip gerektirmediği sorusunu da ön plana çıkardı.

Buradaki asıl soru Esad’ın, altı yıldan sonra, neden şimdi İsrail’in hava saldırısına bir cevap vermeye karar verdiği. Esad’ın İsrail cephesini açma riskini göze almasındaki sebep işlerin istediği gibi gitmesinden duyduğu hoşnutluk olabilir. Rusya’nın verdiği diplomatik desteğin yanı sıra oluşturduğu hava savunma sistemi, İran ve Hizbullah’ın askeri desteği ve sahada kazandığı askeri başarılar bir özgüven oluşturmuş olabilir. Üstelik, diplomatik bir çözümde kendisinin de bulunmasını garantileyen Rusya’nın yanı sıra, ABD en yetkili ağızlardan Esad’ın devrilmesinin hedefleri arasında olmadığını birçok kez belirtti. Ancak bu özgüven, İsrail’in ABD ve Rusya ile olan yakın ilişkileri ve Suriye’nin geleceğinde bir şekilde söz hakkı olmasının verdiği kızgınlıkla birleştiğinde tehlikeli karışım tamamlanmış oluyor. Oluyor ama işler Esad’ın istediği gibi sonuçlanmıyor. Kimyasal saldırı kararı tetiği çekerken, ABD Suriye’ye gerçekleştirdiği sınırlı müdahaleyle hem Esad’ı hem de Rusya’yı daldıkları hayallerden uyandırıyor.

Karel Valansi

http://t24.com.tr/yazarlar/karel-valansi/abdnin-suriye-mesajlari,17027

 

Netten okumalar

 

  • KALECİ YEVTUŞENKO – CELAL ÜSTER

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/718835/Kaleci_Yevtusenko.html

 

  • BİR YAHUDİYDİ BELKİ AMA...

http://sakincalipiyade.com/haber/BIR-YAHUDIYDI-BELKI-AMA---/10871

 

  • BİR MUTLULUK TACİRİ DARİO MORENO – DERYA ŞAHİN

http://www.izmirdergisi.com/tr/dergi-arsivi/231-41inci-sayi/2267-bir-mutluluk-taciri-dario-moreno

 

  • BİZ VE DİĞERLERİ - ÖNYARGILARDAN IRKÇILIĞA’!. - ASLI ULUSOY PANNUTİ

http://www.cnnturk.com/kultur-sanat/diger/biz-ve-digerleri-onyargilardan-irkciliga

 

  • İSRAİL’İN DEVLET İMAJININ ŞEKİLLENMESİ - YRD. DOÇ. DR., ÇAĞLA GÜL YESEVİ, KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ

Çalışma kapsamında, İmaj teorisi ışığında, İsrail devletinin imajı incelenmiştir. İsrail’in milli öz imaj unsurları açıklanmıştır. İsrail’in negatif öz imajının oluşumunu sağlayan tehdit, sürgün, Antisemitizm ve soykırım konuları açıklanmıştır. İsrail’in negatif öz imajında tehdit-korku, topraklarından sürülme, yurtsuz kalma, sevilmeme, küçük görülme, aşağılanma ve güçsüzlük bulunmaktadır. İsrail, Yahudi toplumunu korumak ve uluslararası toplumda saygınlık kazanmak için, “güçlü devlet” olma ve bu imajı elde etme yönünde çaba harcamıştır. İsrail, kendini, güçlü orduya, üstün teknolojiye, gelişmiş savunma sanayiine, başarılı istihbarat örgütlerine sahip, demokratik ve toprakları Yahudi göçüne açık, tüm Yahudilerin haklarını savunan bir devlet olarak tanımlamaktadır. Düşmandan gelecek şiddete misliyle karşılık verme, böylelikle caydırıcı olma, yolunu seçmiştir. İsrail devletinin ve Yahudi halkının topyekûn ortadan kaldırılma korkusunu, var olan tehditleri bertaraf ederek ve güçlü devlet imajını pekiştirerek çözme yönünde hareket etmiştir.

Bu bağlamda, İsrail negatif öz imajını, pozitif öz imaja dönüştüren bir kurum olarak İsrail ordusu ve İsrail askeri doktrini incelenmiştir. İsrail pozitif milli imaj unsurlarını oluşturan Bağımsızlık bildirgesi, İsrail milli marşı, İsrail bayrağı ve devlet amblemi niteliksel içerik açısından analiz edilmiştir. Pozitif öz imajı unsuru olan Siyonizm ve toprağın kutsallığı, resmi belgelere atıfta bulunularak açıklanmıştır. Ayrıca, Mossad’ın imajının, İsrail devlet imajına olumlu yöndeki katkıları belirtilmiştir. İmaj teorisi sayesinde, İsrail’in kabiliyetleri, kültürel kodları, amaçları, algıladığı tehdit ve fırsatlar daha iyi ortaya konulabilmiştir. İsrail’in negatif öz imajı ve pozitif öz imajı, karar alma mekanizmasını, yürüttüğü iç ve dış politika hedeflerini ve uluslararası toplumdaki algılanışını şekillendirmektedir. İsrail’in devlet olarak varlığının sorgulandığı, yok edilmesinden söz edilen coğrafyada, İsrail ordusunun karşılaştırmalı güçlü konumu, farklı ülkelerde Mossad ajanlarının etkinliği, istihbarat ve savunma teknolojisinin üstünlüğü, İsrail devletinin de etkin, aktif ve uluslararası toplumu yönlendirebilecek bir devlet olarak algılanmasına yol açmaktadır.

http://bilgestrateji.com/makale/BS2017-1/Israilin_Devlet_Imajinin_Sekillenmesi.pdf

 

Netten seyredin

 

  • ANADOLU'DA MUSEVİLİK TARİHİ

https://www.youtube.com/watch?v=ZrKrnSDUVIE

 

Takılan tweetler

 

Anadolunun Dilleri‏ @AnadoluDilleri  7 Nis

"İnsan demirden kuvvetli, camdan naziktir." "El hombre es mas sano del fierro mas nezik del vidro. " Sefarad Atasözü

 

 

 

Eski Esvaplarım‏ @eskiesvaplarim  14 Nis

Ankara Yahudi Mahallesi - 1929

 

 

Gürcan‏ @21Radikal  15 Nis

Anlıyoruz ki Osmanlıdevrinde Ladino Yahudiler, İtalyan-Fransız Cizvitler, Macarlar Almanaksanıyla Türkçe konuşuyorlardı #MuhteşemYüzyılKösem

 

nihat cengiz‏ @amak_i_hay  15 Nis

trt Kudüs'e ne zamandan beri israil'in başkenti diyor?