“Burgaz Kulübü’nün değişmeyen tek şeyi, aile olmamız”

Burgazada Deniz Kulübü’ne kuruluşundan beri hizmet veren Vural Kardeşler Ailesi, Burgaz’ın sembol isimlerinden biri. Bu köklü ailenin temsilcisi Volkan Vural ile anıları yad ettik.

Sineması, bankası hele hele Starbucks’ı, Carrefour’u olmayan; öte yandan tek bir oyuncakçısı, tek bir ekmek fırını, tek bir dondurmacısı olan ada gibi ada Burgazada’nın iki kulübünden biri Burgazada Deniz Kulübü’dür. Bugün büyük bir gururla yönetim kurulunda yer aldığım ve nihayet borcumu geri ödeyebilmenin tatminini bana yaşatan kulübümüze ayak basmamın üzerinden tam 30 yıl geçmiş. Kuruluşundan bu yana üyelerinin susuzluğunu gelmiş geçmiş en güzel limonata ile gideren ve aç karınlarını ünlü tostu ‘doyuran’ ile doyuran büfenin işletmecileri Vural Kardeşler ailesi ile tanıştırmak istiyorum sizleri. Bu aile ki ara ara büfesini kulübün bir o yanına bir bu yanına taşımış, menüsüne her zaman bizim taleplerimizi de dikkate alarak yenilikler katmış, veresiye çağının tükenmek üzere olduğu günümüzde nazımızı çekmiştir. Bu köklü ailenin temsilcisi olarak Volkan Vural ile çok hoş bir sohbet gerçekleştirdik, anıları yad ettik. Benim için Erdoğan Abi’nin oğlu Volkan, kızlarım için Aras’ın babası Volkan Abi’ye kulak verelim.

 

Ailen, kulübün tarihi boyunca buradaydı. Sen de kırk yıldır buradasın. Sence bu kulüpte hiç değişmeyen şey nedir?

Aile olmamız. Önce kucaktaki bebekler, sonra büyüyüp çocuk oluyorlar. Kendileri gelip annelerinden izinsiz lolipop istemeye başlıyorlar, sonra top oynamaya. Bir tık daha büyüdüklerinde bu sefer gece hayatı başlıyor. Kızların makyaj yapmaya başladığını, giyimlerine, sporlarına dikkat etmeye başladıkları, erkeklerin ise daha bir erkekliklerini gösterdikleri biraz içki içmeye yöneldikleri dönemler. O zaman Volkan Abi’ler daha mesafeli olmaya başlıyor. İşe girip hayatı öğrenmeye başladıklarında ise bu kırılıyor. O zaman Volkan Abi esas oluyor. Evlendiklerinde zaten döngü başa dönüyor. Aile içinde de bu böyle değil midir? Başta bir bağımlılık sonra bağımsızlığını ilan etme ve sonra yeniden bir tutunma isteği. 

Evlendikten sonra eşlerinin peşinden başka yazlıklara gidenlere ne dersin?

Bu çok üzücü tabi ki. Ama onların da kopamadıklarını görüyoruz. Başka yerlerde de yazlarını geçirseler yine de yaz döneminde mutlaka bir gün için de olsa kulübe bir uğruyorlar, kimi haftada bir Büyükada’dan kaçıyor; kimi Çeşme, Bodrum’a gitmeden bir iki haftalığına geliyor. Bu bir aile işte. Biz burada Vedatlarla Haymilerle, gerek top oynayarak gerek bazen sürtüşerek büyüdük. Birbirimizi içimize aldık. Şimdi çoluk çocuğa karıştık hepimiz, onların çocukları benim çocuklarımla büyüyecek. Bir de şunu eklemek isterim, Burgaz’dan kopanlar olsa da biz zaten kulüp dışında da bir aile olmaya devam ederiz. Kışın İstanbul’daki sosyal yaşamda gerek bar - mitzvalar'da gerek iş ortamında, restoranlarda karşılaşmalarımız oluyor. O an kısa da olsa geçen samimi aile içi sohbetlerin tadı başka keyifli oluyor.

Peki ya değiştiğine üzüldüğün bir şey var mı?

Gençlerin evlenene kadar olan dönemlerinde buraya gelmemelerine üzülüyorum. Bir koca nesil eksik buradan. Bir de tabi demin de söylediğim gibi Burgaz’ı tercih etmeyenler olması beni üzüyor. Tabi ki ekonomik, sosyal şartlar sıralanabilir, ama ne olurla olsun insan çocukluğunun geçtiği, kozalaklarla oynadığı yere bir gün dönmek ister. Senin yaşındaki üyelerin kulübe girdiklerinde yüzlerinde oluşan gülümsemeyi, o pırıltıyı ben görüyorum. Bir geri gelseler inanılmaz mutluluk duyacaklar. Kuzenlerimle, amcalarımla "şu kişi nerde ya" diye sorduğumuz o kadar çok insan var ki.


En başa gidelim. Kulübün açılmasıyla büfeyi de işletmeye başladınız. Gerçi o zamanlar bildiğimiz anlamıyla bir büfe binası yoktu değil mi?

Dedem bu adaya 11 yaşında yetim gelmiş halasında yaşamaya. Şimdi halamın ailesi Akçay’da yaşar. Dedem askerlik çağı başlamadan kulüpte çalışmaya başlamış. Tabi o zamanlar kulüp bir kulübeden ibaret. Dedem Selahattin Vural, hem kapıya bakıyormuş hem de çay kahve yapıyormuş. Babaannem kahve öğütürmüş. Bir de -eskiler hatırlar- Baylan çikolatalar, gofretler satarlarmış. Zaten o dönem piyasada satacak başka  bir şey de yoktu. Engin Amca’m burada doğmuş. Babam Erdoğan’ın ve Erkan Amca’mın hayatı burada geçti. Ana binamız yapılırken hep buradalarmış. Kulüp yavaş yavaş büyümeye başlıyor. 60’lı yıllarda tostçu büfemiz ve pastanenin olduğu yerde çay ocağı derken, tabi meşhur limonatamız başlıyor. Ailem yaz kış, şimdi spor salonu olan yerin altında yaşıyordu. Salvo Bahar'ların yönetiminde 1992’de bugün faaliyette olduğumuz  -kulübün en renkli yapısı sahiden de cart bir turuncudur- snack barımız inşa ediliyor.

Volkan, Suat, Erkan, Erdoğan ve Bülent Vural

 

 

Ailenin tümünün bir uyum içerisinde yıllarca bu işi sürdürebilmesinin hikayesini paylaşabilir misin?

Birlik, saygı, sevgi, örf ve anane. Bizim için asıl olan büyüklerimize saygımız. Büyüklerimize verdiğimiz destek. Bugün hepimizin ayrı ayrı işleri var. Hafta arası İstanbul’da işimize gidiyoruz ama hafta sonları yoğun olduğunu bildiğimizden tüm kuzenler büfedeyiz. Herkesin uzmanlaştığı alanlar var. Muhasebeci olan kuzenim Suat burada defterleri tutar. Bülent her zaman burada kalır ve çocuklarla arası çok iyidir. Benim sosyal tarafım kuvvetlidir ondan bar kısmını yönetirim. Birbirimizin eksiklerini kapatır, yardımlaşırız. İşimizi hakkıyla yapıyoruz. Kimseye burada bir eksiklik var dedirtmeyiz. Ufak tefek hatalar olsa da aile içinde bunu tolere ederiz. Yaptığımız işten keyif alıyoruz. Mesela benim yemek veya içki konusunda önermelerim olur. Kendi ellerimle bunu yapar sonra da kişinin beğenip beğenmediğini yüz ifadelerinden takip ederim. Onları memnun görmek bana haz veriyor.

           

Engin, Erkan ve Erdoğan Vural-80'li yıllar                               Selahattin Vural-30'lu yıllar


Geri kalan 9 ay boyunca neler yapıyorsunuz?

Biz balıkçı bir ailenin çocuklarıyız. Amcamlar Vural Kardeşler teknesiyle balıkçılık yaparlar. Büyükler bizim bunu devam ettirmemizi istemedi. Ben Galya Behar ile birlikte 15 senedir emlakçılık yapıyorum. Birimiz Burgazada’da Vural Market'i işletiyor. Birimiz muhasebeci. Babamlar 12 ay boyunca burada yaşıyor. Kışın biz de ara ara geliriz. Bağımızı asla koparmayız. Burgazada bizim adamız.

Kulübün en renkli zamanları ne zamandı, neler yaşanırdı?

Bayan Rebi Levi’lerin gençlik döneminde kostüm partileri olurdu ama öyle göstermelik değil; içten, özenli, müthiş enerji dolu. Gülüşleri, kahkahaları resimlere yansır. Bu kadar birlikte mutluluk yaşanmaz, bu kadar sevinilmez, eğlenilmez. Ben o günleri yaşamadım, büyüklerimin anlattıklarından biliyorum. Benim ise unutamadığım kulübün orta yerinde cam kubbeli bir disko olduğu zamanlardır. 12-13 yaşlarındaydım. İnanılmaz kalabalık olurdu. Büyükada’dan akın akın insan gelirdi. Havalı havalı dans ederdim dönemin popüler figürleriyle. Ondan sonra maalesef düşüş başladı.

Benim hiç unutamadığım bir anım var. Hafta sonları aileler toplanıp Vural Kardeşler adındaki teknenizle denize açılırdık. 87 yılıydı ve gazetede Sakallı Bebek olayı patlamış, sözüm ona kıyamet bekleniyordu. O öğleden sonra deli bir fırtınaya yakalandık. Herkes kamaraya sığışmış dua ediyordu. Senin de böyle hiç unutamadığın bir anın var mı?

Yaşadığım her an benim için özel. Tartıştığım günler bile özel. O kadar özel anım var ki… Beni çok mutlu eden olaylar da var kayıplarımız da var. 7 Ekim 2012 yılında abimi kaybettim. 39 yaşındaydı. Tabi ki Burgaz’daki cenazesine inanılmaz bir katılım oldu. Vefatından sonra arayanlar, soranlar, ziyarete gelenler ve takip eden yaz, kulüpte onun yokluğunu hisseden herkes -çocuklardan büyüklere kadar- bizi çok onore ettiler. Bunu hem sözlerinde hem gözlerinde net görebildik. Yine o yaz, geleneksel 30 Ağustos gecesinde Başkan Cozi Habib her yıl yaptığı gibi bir konuşma yaptı. Kayıplarımız içinde Güven’den bahsetti. Hep diyoruz ya bir aileyiz diye. Gerçekten de öyleyiz. Bu aileyi sonsuza dek korumalıyız diye düşünüyorum. Bu ailenin kopmaması için, Burgazada Deniz Kulübünün devamı için  herkesin üstüne düşeni yapmasını, elini taşın altına koymasını diliyorum. Burgazada’yı terk edenlerin de geri dönmesini ümit ediyorum.

Burgazada dışında hiçbir yere bu denli hissetmediğim aidiyet duygumun temelinde işte Burgazada Deniz Kulübü ve onun ayrılmaz parçası Vural Kardeşler’in büfesi yer alır. Her Burgazlı'nın duygularına tercüman olmuşum gibi bir his var içimde. Herkese bundan sonrası için huzurlu sakin bir yaz dileklerimle.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın