75 Yıl Önce Irak’ta Kristal Gece AL FARHUD -2

Irak’taki Yahudi yaşamı çok eskilere dayanır. Özellikle Bağdat, birçok dönemde Yahudilerin din ve kültür merkezi olurken, bu topraklardaki Yahudi yaşamı 20. yüzyılın başından itibaren zor günler geçirmeye başlar… 1936 yılındaki Arap ayaklanması Irak’ta destek olurken, 1940’lı yıllarda baskılar, saldırılar ve şiddet yükselir…

75 Yıl Önce Irak’ta Kristal Gece AL FARHUD -2

1 Haziran 1941’de, Şavuot Bayramı günü, öğleden sonra saat 3 sularında Irak Yahudileri için her şey değişti.

1 Haziran 1941 günü, Kral Abdul-al-İlah’ın geri dönüşünde hazır bulunmak ve saygılarını sunmak üzere Bağdat Havaalanına giden Yahudi delegasyonu, Yahudilerden intikamlarını almak için fırsat kollayan Iraklı Yahudi karşıtı çeteler için bulunmaz bir neden sağladı.

Saldırı, saat 3’te, havaalanından dönen delegasyonun Al Khur Köprüsüne varmasıyla başladı. Araçlarından indirilen Yahudiler ilk önce dövüldü, peşinden çoğu vahşice katledildi. Saldırılar kısa sürede tüm Bağdat’a yayıldı. Kent “Maut al Yahud – Yahudilere ölüm” çığlıklarıyla inlemeye başladı. Gözü dönmüş saldırganlar ele geçirdikleri Yahudileri sokak ortasında vahşice katletmeye başladılar. İlk önce Yahudi evleri, sembolik Hamsa figürü ile işaretlendi. Peşinden evlere girilmeye başlandı. Kadınlara, genç kızlara tecavüz edildi. Karşı koymaya, korumaya çalışanlar direklere asıldı. Ufak çocuklar ailelerinin gözleri önünde öldürüldü. Öldürmeden önce işkence, öldürdükten sonra ise cesetlerin parçalanması ve teşhir edilmesi standart uygulama oldu.

Peşinden sıra bayram nedeniyle kapalı olan Yahudi işyerlerine geldi. İşyerleri talan edildi ve yakıldı. Bir sinagoga giren saldırganlar Nazi benzeri uygulama ile ilk önce Tora rulolarını, din kitaplarını, peşinden binayı yaktılar. Cinayetler, saldırılar, yağmalamalar ve ateşe vermeler tüm gece devam etti. Gün boyunca özel ve toplu taşıma araçları durdurulup Yahudiler indirilerek ya dövüldü ya da öldürüldü. Benzer olaylar diğer kentlerde de yaşandı.

2 Haziran sabahı polisin, bazı ordu mensuplarının ve varoşlardan gelenlerin katılımıyla olaylar daha da genişledi. Ancak belirtmek gerekir ki çok sayıda Müslüman hayatları pahasına Yahudi komşularını korumaya çalıştı ve bu uğurda hayatlarını kaybedenler de oldu.

Nihayet, akşamüstüne doğru, İngiliz birlikleri Bağdat’a girdi ve saldırganlara silahla karşılık vermeye başladı. Saat 17’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasağa uymayanlar vurulmaya başlandı. Akşam saat 19’a doğru olaylar durulmaya başladı.

İki gün boyunca yaşanan saldırı ve katliam, Irak Yahudi tarihinin son kırılma noktalarından biri oldu. Bu olay ‘Al Farhud’ adıyla Irak Yahudi tarihine geçti ve sonun başlangıcı oldu. Bu olaylardan sonra 125 bin kişilik Yahudi toplumu her fırsatta saldırıya uğradı, boykot edildi, şiddete maruz kaldı.

NEDEN VE NASIL?

1941 yılına gelindiğinde Irak Yahudileri, Irak’ın hem sosyal, hem kültürel, hem de ticari hayatında önemli bir yere sahipti. Tarım, finans, ticaret ve kamu hizmetlerinin her seviyesinde görünüyorlardı.

1 Haziran 1941’de ne oldu ki bu tabloya rağmen hedef haline geldiler?

Birinci Dünya Savaşı’ndan galip çıkan İngiltere, 1920 yılında, dillere destan ancak henüz el değmemiş petrole sahip Irak’ı mandası altına aldı. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlılara karşı İngilizlerin yanında yer alan Haşemi kökenli Faysal bin Hüseyin bin Ali el-Haşimi Irak Kralı unvanıyla ödüllendirildi. 1933 yılında ölümüne kadar tahtta kaldı. 1939 yılına kadar da tahtı oğlu I. Gazi devraldı. 1939 yılında tahtı oğlunun II. Faysal’ın devralması gerekiyordu. Ancak Faysal henüz dört yaşında olduğu için amcası, Hicaz’ın eski kralı Ali’nin oğlu Prens Abdülillah kral naipliğine getirildi. Ancak yönetimin Suudilerin elinde olması ve Suudiler de İngilizlerin kuklaları olarak görüldüklerinden Irak halkı bu oldu-bittiden çok hoşnut değildi. Bu hoşnutsuzluk zaman içinde silahlı direnişe dönüştü. Hedef din düşmanı İngilizler ve onların kurduğu düzenin yöneticileri Yahudilerdi. Bu hoşnutsuzluğu fırsat bilen Müftü Hacı Emin el Hüseyni bildik nedenlerle Yahudilerin ana hedef olarak algılanması için önayak oldu. Ne de olsa Irak Yahudileri, tüm Ortadoğu’yu ele geçirmeye çalışan Siyonistlerin yandaşlarıydılar!

Filistin’de arananlar listesine alınan el Hüseyni 13 Ekim 1939’da Irak’a kaçtı. Burada ‘Altın Dörtlü’ olarak tanınan Nazi yanlısı Iraklı subaylarla temasa geçti. Diğer taraftan, Alman yetkililer ile Irak petrolü karşılığında Filistin ve Ortadoğu Yahudilerini yok etmeyi sağlayacak anlaşmayı yaptı. Başta Hitler olmak üzere Almanlar, Arapları alt insanlar gurubunda görmelerine ve onlardan nefret etmelerine rağmen kıymetli petrol nedeniyle bu anlaşmayı kabul ettiler.

1 Nisan 1941’de, ‘Altın Dörtlü’ Seyyid Raşid Ali el-Gaylani liderliğinde bir darbe ile yönetime el koydu. Prens Abdülillah İngilizlere sığınmak zorunda kaldı. İngilizler bu oldu-bittiye sessiz kalmayarak bölgedeki uçaklarıyla Irak güçlerini bombalamaya başladı. Almanlar da bölgeye çok sayıda ağır bombardıman uçaklarını gönderdi. Irak’ta danışman olarak bulunan birlikler de İngiliz kara üslerine karşı saldırmaya başladı. Ancak İngilizler hava güçleri üstünlüğü sayesinde kısa sürede Alman ve Irak hava güçlerini yok ettiler. Ancak kara savaşı daha zorlu geçeceğe benziyordu. İngilizler için, Hem Almanlar hem de Iraklılar tarafından çok iyi korunan petrol alanlarını değil ele geçirmek, saldırmak bile zor görünüyordu.

Tam bu dönemde, beklenmedik bir çıkışla, İngilizler, Filistin’de kendilerine karşı mücadele eden İrgun grubuna yanaştı. Hapiste tuttukları ve sabotaj konularında uzman olan İrgun lideri Raziel’den hedefi Irak petrol altyapısını yok etmek olan bir operasyon gerçekleştirmesi istendi. Raziel’in tek bir şartı vardı: Bu operasyon karşılığında Müftü’nün Filistin’e kaçırılması ve kendilerine teslim edilmesi.

17 Mayıs’ta Raziel üç arkadaşıyla Irak’a indirildi. Ancak yolda İngiliz planları değişmişti. Raziel’den, Bağdat’ı tekrar ele geçirebilmek amacıyla istihbarat toplaması istendi. Üç arkadaşıyla birlikte kendilerine verilen bir araçla yola çıktılar. Ancak kısa bir süre sonra nereden geldiği ve kime ait olduğu belli olmayan bir uçak arabayı vurdu. Raziel ve arkadaşları bu saldırıdan sağ çıkamadılar.

25 Mayıs’ta Hitler Irak’a desteğin artırılması emrini verdi. Emirde, Ortadoğu Arap Hürriyet Hareketinin İngilizlere karşı çok önemli bir müttefikleri olduğu vurgulanıyordu.

Bu emir üzerine Londra tüm petrol rafinerilerinin yok edilmesi emrini verdi. Fakat karada durum tersine döndü. İngilizler kara üstünlüğünü ele geçirdi. 30 Mayıs’ta, saat 16’da İngilizler Bağdat kapılarına dayandı. Altın Dörtlü, destekçileri ve Alman yetkilileri İran’a kaçmak zorunda kaldı. Artık Bağdat’ta ateşkesi imzalayacak yetkili kimse kalmamıştı.

31 Mayıs’ta Kral Naibi Abdulillah Bağdat’a dönmek üzere hazırlandı. Naip ile birlikte şehre girerken görülmek istemeyen İngiliz birlikleri şehir dışında kaldı.

Müftü el Hüseyni ise, bir hafta öncesinden radyo yayınları ve el ilanlarıyla Yahudilerin radyo, telefon ve telgraf idarelerini ele geçirdiğini ve bu kanallardan geçen bilgileri İngilizlere sızdırdıklarını ve hezimetin tek sorumlularının Yahudiler olduğunu yaymaya başlamıştı bile. Tüm Yahudiler casustu ve casusların cezası ölümdü.

1 Haziran saat 15’te, Bağdat ve diğer büyük illerde kin, nefret ve intikam ortamı hazırdı. Yahudi delegasyonun Naibi karşılamaya gitmesi intikam fitilini ateşlemeye yetecekti.

Bilançosu, hepsi Yahudi olmak üzere, resmi kayıtlara göre 195, gayri resmi bilgilere göre bine yakın ölü, onlarca tecavüz edilmiş kadın, yüzlerce yaralı, binlerce tahrip edilmiş işyeri, ev, sinagog ve cemaat binası olan Farhud artık Irak Yahudi tarihinde kapkara bir sayfa olarak girecek ve toplum için geriye dönüşü olmayan bir kırılma noktası olacaktı. Bu olaydan on yıl sonra, 100 bin kadar Irak Yahudi’sinin mallarına el konuldu ve sınır dışı edildi. Büyük bir kısmı İsrail’e olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerine göç etmek zorunda kaldılar.

Günümüzde, Irak’ta, 6-7 Yahudi’nin yaşadığı zannedilmektedir.

Yazının 1. bölümü

 http://www.salom.com.tr/haber-99420-irakin_kristal_gecesinin_75_yil_donumu.html

 

 

 

 

Kaynaklar:

• Al-Farhud: The 1941 Pogrom in Iraq – Schmuel More

• The Farhud: Roots of the Arab-Nazi Alliance in the Holocaust – Edwin Black

• Remembering the Farhud, the Pogrom that ended Iraqi Jewish Life – Karam Mnashe- Radio Free Europe

• The Iraq Coup Attempt of 1941, The Farhud and the Mufti – Mideast Web

• 1941: when Iraqi Jews got butchered as Hitler Fought to meet his oil needs – JTA

• Arab – Nazi Farhud: Holocaust in the Mideast – Edwin Black

• History of the Jews of Iraq- Ben Yaakov Abraham

• La Persécution des Juifs en Iraq – Reut R. Cohen

• Jews of Arab Lands – David Project

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın