Tuttuğunuz takıma sizi bağlayan ne var?

İletişim kanallarının artması ile beraber spor dünyasındaki bütün gelişmeleri, olduğunuz yerden takip edebiliyorsunuz. Böylece Galatasaray ve Fenerbahçe gibi lokal takımlar, yeni taraftar elde ederken aslında global rakipleriyle yarışıyorlar. Ama bizimkiler (FB-GS) basketbol maçı sonrası karşılıklı kimsenin artık ilgilenmediği açıklamalar etrafında kendilerini eğlendiriyorlar.

Günümüz çocuklarının ilgisini çeken birçok farklı konu var. Bazıları, futbol, spor yerine sadece e-spor’u* takip edip buradaki takımları tutabiliyor. Durum böyle olunca aileden miras kalan takımlar yerine, çocuklar sürekli kazanan ve dünya çapında olan takımları tutmayı takip etmeyi daha çok tercih ediyor.

Peki, bunun nedenleri neler? Bazen kendimi “Tuttuğum takıma bağlayan neler var?” diye sorguluyorum.

Genelde en büyük sorun aslında, spor yöneticilerinin kendi keyfi tavırlarıyla spor kulüplerini yönetmeleri. Kulüpler tarafından yapılan anlamsız, karşılıklı açıklamalar, yanlış transfer politikaları ve şiddeti körüklemek. Bunlar artık günümüzde, eğitimli, dünyanın farkında olan kişiler tarafından çok kabul edilemeyen bir durum. ‘Forma aşkı, çubuklu sevdası, arma peşinde’ gibi konular artık taraftarları suiistimal eder hale geldi.

Dünyada ise, her spor karşılaşmasını bir özel etkinlik gibi planlayan, bunun için taraftarları için en güzel keyifli ortamı yaratmayı ve bunun karşılığını sonuna kadar almayı planlayan kulüpler var. Örnek vermek gerekirse Arsenal Futbol Kulübünün çocuk kulübü, her ay çocuklara özel bir etkinlik gerçekleştiriyor. Ailelerin çocukları ile beraber gelmesi teşvik ediliyor. Çocuklar için maç günü stat çevresinde sponsorlar ile beraber özel etkinlikler gerçekleştiriliyor. Böylece Arsenal ailenin bir parçası oluyor. Türkiye’de ise genelde babanın deşarj olduğu özel bir alan olarak kalıyor.

Futbolun eğlence sektöründen pay alma çabasına bir başka örnek, 2016 Şampiyonlar Ligi Finalinde Alice Keys ve Andrea Bocelli canlı performansı… Daha fazla kişiyi televizyon başına çekip bu organizasyonu seyrettirmeye çalışıyor.

Sonuç olarak, tuttuğum takıma beni bağlayan, geçmişte yaşadığım güzel, nostaljik deneyimler, biraz alışkanlık, gelenek ve çevrenin etkisi olarak kalıyor. Dolayısıyla bu günümüz gençliğinin futbol ve spor karşılaşmalarına ilgisinin azalmasının neden oluyor. Dünyada futbol yöneticileri bunun farkına varmış durumda. Bu yüzden ‘futbolu’ güncel tutmak için, pazarlama dünyasının bütün araçlarını kullanıyorlar. Bu duruma ayak uydurmayan Türk takımları gelecekte nostaljik bir anın parçası olmaktan öteye geçemeyecek.

*Bireysel ya da takım halinde çevrimiçi veya çoklu oyunculu bazlı oyunlar aracılığıyla insanların fiziksel ve zihinsel olarak rekabete dayalı dijital platformlarda yaptıkları aktivitelere e-Spor denir.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın