Fenle şen bayramlar!

Pesah ve 23 Nisan peş peşe geliyor; o halde neşe dolmaya ne dersiniz? Çocuklarınızla, torunlarınızla veya içinizdeki çocukla yapabileceğiniz süper eğlenceli fen deneylerini lütfen evde denememezlik etmeyiniz.

Deney 1: Malzeme olarak iki bardak, bir mum, kibrit, karbonat ve sirkeye ihtiyacınız var. Mum söndürmenin sihirli bir yolunu keşfedeceğiz. Bir bardağa bir çorba kaşığı karbonat atın. Üzerine de sirkeyi dökün. Ortaya çıkan baloncuklar bardağın tepesine kadar gelecek kadar dökebilirsiniz. Baloncuklar patladıktan sonra, bu bardağı diğer bardağa boşaltır gibi yapın. Ama sıvı diğer bardağa dökülmesin. Görmüyor olabilirsiniz ama kimyanın sihirli elleri iş başında. Karbonatla sirkenin birleşiminden ortaya çıkan karbondioksit, havadan daha ağır olduğu için rahatlıkla bardaktan öbür bardağa döküldü. Şimdi içi bomboş görünen bu bardağı, mumun üstüne dökün. Karbondioksit, alevin oksijenle temasını keseceğinden mum söner. Abrakadabra.

Deney 2: Bu fizik deneyi için bir büyük (basket, futbol) top, bir de küçük (tenis, plastik oyuncak) top gerekiyor. Her ikisi de elimizden bıraktığımızda atıldıkları yüksekliğin yüzde 70’i kadar yukarı zıplar. Fakat şimdi küçük topu büyük topun üstüne koyup aynı anda ve dikine yere bıraksak küçük top sizce ne kadar yukarı fırlayacak? Hazır havalar ısınmışken bu deneyi dışarıda yapın isterseniz çünkü düşüş yüksekliğinin kat kat fazlasına zıplayacak! Bu görüntü karşısında kim şenlenmez ki? Gelelim sebebine: Her iki topu da ayrı ayrı elimizde tutarken toplar belli bir potansiyel enerji ile başlarlar. Bu enerji düşüş yüksekliğinden kaynaklanıyor. Buna yerçekimsel potansiyel enerji diyebiliriz. Basketbol topunun bir başka potansiyel enerjisi daha var o da top yere çarptığında deforme olup yeniden eski formunu alabildiği için elastikliğinden kaynaklanan enerjisi. Trambolin gibi de düşünebilirsiniz. Trambolinde zıplarsanız onu çökerttikten sonra zıplayışınız üzerine bir de trambolinin elastik potansiyel enerjisi eklenir ve fazlaca havaya fırlarsınız. Basketbol topu sıçrarken, üzerindeki küçük top, işte bu iki potansiyel enerjiden yararlanıyor. Ama bir transfer daha söz konusu: momentum transferi. Momentum dediğimiz bir cismin kütle ile hızının çarpımı. Basketbolun koca momentumunun (kütlesi çok olduğu için) küçücük topun üzerindeki etkisi fazlaca oluyor ve küçük top aşırı ivme kazanıyor. Bu deneyi üç topla yapmayı becerebilirseniz epik bir sıçramaya tanık olabilirsiniz.

Deney 3: Biyolojiyi atlamayalım. Kış uykusuna yatan hayvanlar nasıl üşümez sorusuna vıcık vıcık bir yanıtımız var. Tereyağ, buzdolabı poşeti, su ve buzla dolu iki leğen ve bir gönüllü gerek. Gönüllünün bir elini poşetin içine koyup güzelce bağlıyoruz. İçinde hava kalmamalı. Öbür eline tereyağını bir tabaka şeklinde sürebilirsiniz. Sonra o eli de poşete geçiriyoruz. Poşetlerin su geçirmemesi önemli. Şimdi iki el de aynı anda leğenlere daldırıldığında yağlı elin daha dayanıklı çıkacağını tahmin edersiniz, çünkü yağ yalıtkandır. Bu bir düşünce deneyi olarak kalsa daha mı iyi olur acaba?

Pesah özel: Malzememiz matsa’dan sonra en çok tükettiğimiz şey; tabi ki de yumurta! Bir diz altı naylon çorap alın ve yumurtayı tam ortasına kadar itin. Yumurtanın başı ve sonunun denk geldiği yerleri iyice lastikle bağlayın. Şimdi iki elinizle, merkezinde yumurta bulunan bu elastik çorabı uçlardan tutarak bilek hareketiyle döndürün ve uzatıp çekin. On kez tekrar ettikten sonra yumurta çılgınca dönmüş olacak. 12 dakika kaynadıktan sonra yumurtanın kabuklarını soyup “Ben yumurtanın sarısını sevmem” diyen çocuğa servis edin. Hafif sararmış bu yumurtanın ortasından kesin ve yumurtanın sarısının olmadığını gören yavrucağın şokunu keyifle izleyin.

Final deneyi: Bayram kutlamaları havai fişeksiz olmaz. Bir tabak, süt, bulaşık deterjanı, kulak çubuğu ve birkaç renk gıda boyasına (söz veriyorum markete kadar gitmeye değer) ihtiyacınız var. Sütü tabağa koyduktan sonra gıda boyalarını tabağın merkezine yakın damlatalım, her bir çeyreği dört ayrı renkten oluşan bir yuvarlak olsun. Kulak çubuğunun ucunu deterjana iyice buladıktan sonra kutlamalarının başlaması için tek yapmanız gereken karıştırmadan, çubuğu tabağın tam ortasına daldırmak. Reklamlarda “inatçı yağ lekelerine son” derler ya, bulaşık deterjanı sütün içindeki yağ moleküllerini bulup kesiyor. Kulak çubuğunun farklı noktalara daldırınca deterjan molekülleri sütün içindeki tüm yağ molekülleriyle birleşiyor. Yağ molekülleri şekilden şekle giriyor ve gıda boyası yolunda olduğu için biz bu görünmez reaksiyona bir renk cümbüşü olarak tanık oluyoruz.

Bu bayram bu deneyleri çocuklarınızla, torunlarınızla yaparak gelecekte STEM’e yönelmelerine vesile olmanız dileği ile. Hag Sameah ve iyi bayramlar.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın