En kötü 10 futbol kulübü başkanı

Futbol kulüp başkanlarımızı sürekli eleştiririz. Bazılarını kulübü diktatörlükle yönetiyor diye, bazılarını rakiplere karşı çok kibar diye, bazılarını mali işlerde yetersiz kalıyor diye yerden yere vurmaktan çekinmeyiz. Fakat bu yazıyı okuduktan sonra sahip olduklarımıza şükredeceğinize bahse gireriz. İşte futbol tarihinin en çılgın kulüp başkanları…





10.  Ken Richardson, Doncaster Rovers:  1995’te Donchaster’ın ‘kurtarıcısı’ Richardson, biri eski SAS komandosu olan iki yerel suçluyu gizli şekilde işe aldı. Maaşlarını kulübün kasasından ödediği bu suçluların görevi Rovers’ın tarihi Belle Vue Stadyumunu yakmaktı. Yanlış okumadınız. Stadı gerçekten yaktıracaktı. Zira Richardson kulüp gelirlerini arttırmak istiyordu ve bu küçük stat karşısındaki en büyük engeldi. Fakat tüm çabalarına karşın ilçe belediyesinden bir türlü yıkım izni çıkmıyordu. O da stadı yaktırarak sigortadan stadın bedelini alacak, daha sonra temizlenen araziyi de ihaleye çıkartıp yap-işlet-devret modeli ile karlı bir satış yapacaktı. Her şey plana göre gidiyordu. Stat yakılmıştı. Fakat tek bir pürüz vardı. Eski SAS komandosu, olay yerinde cep telefonunu düşürmüştü. Güney Yorkshire polisi olay yerinde bulunan telefondan yola çıkarak düğümleri tek tek çözdü ve akıl almaz planı ortaya çıkardı. Richardson dört yıl hapse mahkûm oldu. 

9.  George Reynolds, Darlington: İstikrar ve büyüme ihtiyacı duyan Darlington yönetimi, kritik bir karar alarak kulübün başına George Reynolds’u getirme kararı almıştı. Tek sıkıntı Reynolds’un enteresan CV’siydi. Zira kendisi eski bir kaçakçı, hırsız ve kasa faresiydi. Hırsızlıktan 1960 ve 1970’lerde iki defa hapis yatmıştı. Reynolds’un ilk icraatı ikinci kümede olan Darlington’a kendi adını taşıyan 25 bin koltuklu bir stadyum yapmak oldu. Bu kadar küçük bir kulüp tabi ki bu kadar büyük bir stadı ekonomik olarak taşıyamadı ve kısa süre içinde iflas etti. Reynolds ise 2005 yılında üçüncü kez, bu defa vergi kaçırma ve yolsuzluktan hapse girdi.

8.  Aldo Spinelli, Livorno: Her yıl taraftarlarını ‘kulübü satmakla’ tehdit eden bir başkan ile tanışın: Aldo Spinelli. Yönettiği kulüpten ve taraftarlarından her defasında nefret ettiğini ve zorla bu görevde bulunduğunu söyleyen Spinelli Livorno’da 14. yılını doldurmuş bulunuyor. Bir röportajında şöyle dediği bilinir : “Livorno’nun komünist halkı kulübün 420 yıllık pislik çukurunda oynadığı maçlara gelmemeye devam ederlerse kulübü satmak zorunda kalacağım. Ona göre ayaklarını denk alsınlar, maçlara gelsinler!”

7.  Maurizio Zamparini, Palermo: Zamaparini, İtalyan futbolunun en sinirli başkanı olarak bilinir. Normal dışı sabırsızdır ve agresiftir. Dolayısıyla bu karakterden ilk ve en önce işe aldığı teknik direktörler etkilenmektedir. Kulüp, 2002 yılından bugüne tam 23 hoca değiştirdi. Tabi ki bu haliyle basının da en yakın ilgi gösterdiği figürlerden biridir. Röportajlarında hakemlerin hapse girmeleri gerektiğini, ruhsuz oynayan futbolcularının cinsel organlarını keseceğini, İngiltere’nin korsanlar memleketi olduğunu ve teknik direktör Delio Rossi’yi kulübün başında kendi karısından daha fazla görmek istediğini söylemişti. Ayrıca Adrian Mutu’ya “şerefsiz çingene” demişti. Yalnız bu son dediğinin bir kompliman olarak söylendiğini ısrarla savunur. 

 

6.  Ratko Butorovic, FK Vojvodinas (sağdaki): Sadece resme bakmanız yeterli değil mi?

5.  Ken Bates, Chelsea/Leeds: Göz önünde olmasından ötürü Ken Amca’nın gariplikleri bilinir. Fakat bu listeye girmesinin esas sebebi holiganları dışarıda tutmak için Stamford Bridge’in etrafında elektrikli tel çekme planıydı. Basın tarafından sorulan ısrarlı sorulara verdiği cevap ise daha şaşırtıcıydı: “Ama elektrikli tel benim çiftliğimde işe yarıyor. İsterseniz gelin kendi gözünüzle görün!” Pek tabi ki Londra Belediyesi bu planı kesinlikle onaylamadı.

4.  Luciano Gaucci, Perugia:  Kaddafi’nin oğlunu Saadi Kaddafi’yi transfer eden adama bakıyorsunuz. Saadi Kaddafi, çok kötü bir futbolcuydu. Perugia’da hiç forma giyemedi. Yedek soyunduğu ilk maçından sonra yapılan testte kanında doping tespit edildi ve üç yıl futboldan men edildi. Dedikodulara göre Kaddafi Gaucci’ye oğlunu transfer etmesi için para ödemişti. Yönetimi sırasında Gaucci’nin incileri çoktur. Bazılarını sayalım; İsveç Kadın Futbol Takımı’nın kaptanını transfer etmeye çalıştı, UEFA’ya takıldı. Her şeyi bitirilmiş bir transferi (futbolcunun eşcinsel olduğu dedikoduları üzerine) iptal etti ve bir hakeme rüşvet olarak yarış atı teklif etti, hakem kabul etmedi ve onu Federasyon’a şikayet etti. Fakat esas bombası 2002 yılında geldi. Güney Koreli futbolcu Ahn Jung Hwan’ın kontratını durup dururken tek taraflı olarak fes etti. Hwan, 2002 Dünya Kupası’nda attığı Altın Gol ile yarı finalde İtalya’yı kupanın dışında bırakmıştı. Gaucci konu üzerine şöyle bir açıklama yaptı: “İtalyan futbolunu yıkan bir adama maaş ödemeyi düşünmüyorum.”   

Perugia 2005 yılında iflas etti. ‘Big Luke’ ise üç yıl vergi kaçakçılığından hüküm giydi. Fakat cezası kesinleşmeden Dominik Cumhuriyetine kaçtı ve İtalyan polisinden dört yıl boyunca saklanmayı başardı.

3.  Sam Hammam, Wimbledon/Cardiff: Hammam, ününü ‘çılgın çeteler şehri’ olarak da bilinen 90’ların Wimbledon’unda yaptı. Futbol yöneticiliğindeki yaklaşımı ‘normal-dışı’ olarak bilinirdi. Mesela Dean Holdsworth’e 20 gol bariyerini geçerse bir deve hediye etme sözü vermişti. Port Vale’in futbolcusu Robbie Earle’ü soyunma odasına kilitlemişti ve Wimbledon’a imza atacağına söz verene kadar kapıyı açmayacağını söylemişti. Wimbledon’un Selhurst Stadında filler gezdirmişti. Daha sonra Cardiff City’nin başkanı oldu. 

2. Aurelio De Laurentiis, Napoli: Batchy De Laurentiis’in gerçek mesleği film yönetmenliğidir. Nitekim bu dramatik eğilimini Napoli’nin kulüp başkanlığını yaptığı dönemde de sıkça sergilemekten çekinmemiştir. Yeni transferlerine aslan maskesi takarak basın toplantıları yapmıştı. Ayrıca yalandan basın toplantılarıyla meşhurdur. Bir defasında bir basın toplantısı tertiplemiş ve bütün İtalyan spor basınını “Edinson Cavani, Manchester’a transfer oldu” diye kandırmıştı. 

1. Zdravko Mamic, Dinamo Zagreb: Dinamo taraftarları için Mamic ve skandal kelimesi neredeyse eşanlamlıdır. Sabırsız, sinirli (gözlere bakın) ve itici bir adam olan Mamic, 2003 yılında görevi almasına rağmen görev süresi boyunca 15 teknik direktör kovdu.

---Yıllar içinde Mamic birçok defa ceza aldı. Bu cezaların sebeplerini şöyle sayabiliriz:

--- Dansözleri taciz etmek

--- Hırvatistan Futbol Federasyonu’nun bir görevlisini yumruklamak

--- Dinamo Zagreb’in eski bir teknik direktörüne saldırmak ve onu dikenli tellere kadar kovalamak

---Zagreb’de yapmayı planladığı gökdelenin yapımına izin vermeyen şehir planlama ofisi görevlisinin elini kırmak

 ---Dinamo Zagreb galibiyetini Nazi selamı vererek kutlamak

Aynı zamanda gazetecilerin de nefretini kazanmıştır. Birçok olayda gazetecilere yönelik saldırgan davranışları olmuştur. Fakat canlı yayında Youtube’a yönelik olarak ettiği hakaretler hiddetli davranışlarının doruk noktasıdır.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın